Gazeteci-yazar Rahmi Yıldırım, son yolculuğuna uğurlandı
Geçen salı günü 69 yaşında hayatını kaybeden gazeteci-yazar Rahmi Yıldırım, bugün toprağa verildi.
Tedavi gördüğü Hacettepe Hastanesi’nde hayatını kaybeden Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) eski genel başkanlarından, Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (ADAM Der) kurucu genel başkanı, İLEF mezunu gazeteci-yazar Rahmi Yıldırım, bugün ikindi namazının ardından Gölbaşı Mezarlığı’nda defnedildi.
Yıldırım’ın cenaze törenine CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP milletvekilleri Utku Çakırözer, Okan Konuralp, Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, RTÜK üyeleri İlhan Taşçı ve Tuncay Keser, ÇGD Genel Başkanı Kıvanç El, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Gökhan Durmuş, Parlamento Muhabirleri Derneği Başkanı Kemal Aktaş ve çok sayıda gazeteci katıldı. Son olarak Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı (um:ag) Eğitim Kurumu Müdürlüğü görevini yürüten Yıldırım’ı son yolculuğuna uğurlayanlar arasında um:ag Yönetim Kurulu Başkanı Güldal Mumcu ve Yönetim Kurulu Üyesi Özge Mumcu Aybars ve um:ag çalışanları da vardı.Her dönemden tanıdıkları oradaydı.

Her dönemden tanıdıkları oradaydı
Yaşamı boyunca yolunun geçtiği tüm uğraklardan arkadaşları ve sevenleri , Yıldırım’ı son yolculuğunda yalnız bırakmadı. 1978 yılında mezun olduğu Harp Okulu’ndan, çalıştığı basın yayın kuruluşlarından, 2004 yılında mezun olduğu İLEF’ten, ÇGD ve ADAM Der’den sınıf, mesai ve mücadele arkadaşları ile um:ag’tan öğrencileri, Yıldırım için camii avlusunu doldurdu.

İkindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası toprağa verilen Rahmi Yıldırım’ın mezarı başında şiirler, marşlar, türküler okundu ve çok sayıda arkadaşı, Yıldırım’ın gazeteciliğini, mücadeleciliğini ve insani yönlerini anlatan konuşmalar yaptı.
Son konuşmasını ÇGD ödül töreninde yapmıştı

Rahmi Yıldırım, son olarak 6 Nisan günü ÇGD 2025 Yılın Başarılı Gazetecileri Ödül Töreni’ne katılmış ve Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Ödülü’nü takdim etmişti. Bu sırada yaptığı Türkiye’de gazeteciliğin koşullarına değindiği konuşması, büyük beğeni toplamış ve salondan yoğun alkış almıştı. Bu törenden birkaç gün sonra Hacettepe Hastanesi’ne kaldırılan Yıldırım, ilerleyen rahatsızlığı nedeniyle kısa sürede yoğun bakıma alınmış ve geçen Salı günü tüm uğraşlara rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmişti.
Meslek örgütü başkanları ve meslektaşları, Görünüm’e anlattı

Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Kıvanç El:
Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı öğrencisi olarak mesleğe yeni adım atan bir gazeteci olduğunu söyleyen El, Rahmi Yıldırım’ın kendisi için hem hoca hem de bir yol gösterici olduğunu belirtti. El, “Yıldırım’ın gazetecilikteki etik ilkelere bağlılığı, mücadeleci kimliği ve örgütlenmeye olan inancı, meslek hayatı boyunca büyük bir etki yaratmıştı. Onun meslek ahlakı, gazetecilere her zaman örnek oldu. Gazeteciliği ve devrimci mücadelesi, bugünün gazetecilerine hala büyük bir miras.” dedi.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş:
Yıldırım’ın hem askerlik hem de gazetecilik hayatı boyunca örgütlü mücadeleyi savunduğuna ve gençlere yol gösterdiğine dikkat çekti. Durmuş, “Gençlerin sendikada görevlere gelmeleri için teşvik eden, onları destekleyen, zorlandıklarında fikirleriyle önlerini açan Yıldırım’ı kaybetmek sadece gazetecileri değil insan hakları savunucularını, okurlarını, Ankara’yı çok üzdü.” dedi.

DİSK Basın-İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu:
Yıldırım’ın, 12 Eylül döneminde adaletsizliğe karşı taviz vermediğini, basın alanında önemli katkılar yaptığını belirten Dedeoğlu, “Yıldırım’ın mücadelesinde hiçbir zaman eğilip bükülmeden kalemini kimseye teslim etmeden düzgün bir gazetecilik yaptı.” dedi.

CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer:
Yıldırım’ın hukuk ve adaleti hayatının merkezine yerleştirdiğini ve onun demokrasi ve özgürlük mücadelesinin en kararlı neferlerinden biri oluğunu belirtti. Çakırözer “Yıldırım’ın miras bıraktığı onurlu mücadele ile kalemi ve duruşu bizlere yol göstermeye devam edecek.” dedi

Eski ÇGD genel başkanlarından, Prof. Dr. L. Doğan Tılıç:
Bugün Türkiye’de yönü belli olan, ilkeleri olan, duruşu olan insan çok az. Özellikle gazetecilikte bunun maalesef gün geçtikçe daha fazla özlemini duyduğunu dile getirdi. Tılıç, “Rahmi için söylenebilecek bence en önemli şey hayatı boyunca ben onu tanıdığımdan beri hep ilkeleri olan, yönü istikameti belli, hiçbir zaman yönünden, yolundan, ilkelerinden sapmamış bir iyi gazetecilik örneğiydi.” dedi.

Eski ÇGD genel sekreterlerinden, gazeteci Attila Aşut:
Rahmi Yıldırım’ın cenazesinde Görünüm’e konuştu. Aşut, “Çağdaş Gazeteciler Derneği Genel Başkanlığı sırasında basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü için büyük mücadeleler verdi. Her zaman dürüst, ilkeli ve yürekli tutumuyla meslektaşlarımıza örnek olacak bir arkadaşımızdı.” dedi.

Rahmi Yıldırım’ın ardından yapılan açıklamalar:
Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD)
Çağdaş Gazeteciler Derneği, Yıldırım’ın vefatının ardından yaptığı açıklamada, “Derneğimizin eski Genel Başkanlarından Gazeteci Rahmi Yıldırım’ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Meslektaşlarımıza, sevenlerine ve ailesine başsağlığı diliyoruz.” denildi.
Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği (ADAM-DER)
Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği’nin açıklamasında şu sözlere yer verildi:
“12 Eylül 1980 Darbeci generallerinin haksız ve hukuksuz bir biçimde TSK’dan attıkları devrimci Üsteğmen, Eylül Emeklileri Derneği Kurucusu, Çağdaş Gazeteciler Derneği Eski Genel Başkanı, Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği Kurucu Genel Başkanı ve üyesi, gazeteci, yazar, devrimci yoldaşımız Rahmi Yıldırım’ı tedavi gördüğü Hacettepe Hastanesi’nde yitirdik.
12 Eylül döneminde işkenceler ve mahpuslukla sınandı. Dirençli bir devrimciydi. Zulme ve zalime karşı başı hep dik durdu. Son nefesine kadar ezilen halklar için mücadele etti. Yeri doldurulamayacak bir arkadaş ve devrimciydi.
Acımız büyük, hüznümüz isyanda. Unutmayacağız, Unutturmayacağız.”
DİSK Basın-İş:
Sendika, yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer verdi: “Rahmi Yıldırım’ı kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz. “Askeri Darbelerin Asker Muhalifleri Derneği”ni kuracak kadar cesur, sosyalist kimliğini demokrat duruşuyla birleştirecek kadar ilkeliydi.
12 Eylül karanlığının ardından yargılandığı mahkeme salonunda, tek tip elbise dayatmasına karşı iç çamaşırlarıyla verdiği o unutulmaz protesto; onun ve ait olduğu kuşağın “boyun eğmeyen, direnen” karakterinin simgelerinden biri olarak hafızalara kazındı. O siyah beyaz fotoğrafta yalnızca bir itiraz değil, insan onurunun savunusu vardı. Ardından maruz kaldıkları işkence, baskı ve zulüm ise bu onurlu direnişi asla gölgeleyemedi.
Rahmi Yıldırım, yaşamı boyunca hakikatin, özgürlüğün ve eşitliğin yanında saf tuttu. Gazeteciliği yalnızca bir meslek olarak değil, bir sorumluluk ve mücadele alanı olarak gördü. Geride, susmayan bir vicdanın, eğilmeyen bir iradenin mirasını bıraktı.
Onu saygıyla, sevgiyle ve minnetle uğurluyoruz. Mücadelesi yolumuzu aydınlatmaya devam edecek. Başta ailesi olmak üzere tüm dostlarının, yoldaşlarının ve basın emekçilerinin başı sağ olsun.”
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS)
Türkiye Gazeteciler Sendikası yaptığı açıklama: “Bütün hayatı gazetecilerin sendikal mücadelesi içinde geçen, 1998’den bu yana Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın üyesi ve 21-22. Dönem Disiplin Kurulu Üyemiz Rahmi Yıldırım’ı kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Tüm basın camiasının başı sağ olsun.”
Rahmi Yıldırım kimdir?
20 Nisan 1957 tarihinde Çorum Alaca Çikhasan Köyü’nde doğan Rahmi Yıldırım, 1978’de Kara Harp Okulu’ndan teğmen rütbesiyle mezun oldu. 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında, 1982’de Kenan Evren’in imzaladığı kararnameyle “yasa dışı görüşler benimsediği” gerekçesiyle tutuklandı ve ordudan ihraç edilerek tutuklandı. Gökçük Gonca ve İstanbul Metris Askeri Cezaevinde yaklaşık 3 yıl tutuklu kaldı. Bu süreçte THKP/C Üçüncü Yol davasında yargılandı ve cezaevindeki tek tip kıyafet dayatmasına karşı direnenlerden biri oldu. 1985’te İstanbul 2 Nolu Sıkıyönetim Mahkemesi’nde beraat ederek cezaevinden tahliye edildi.
Gazeteciliğe ilk adımlar ve yıllar sonra biten fakülte
Tahliyesinin ardından gazeteciliğe1986 yılında ANKA Haber Ajansı’nda başladı. Bu yıllarda Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu’nda gazetecilik öğrenimine de başladı fakat çalışma hayatının yoğunluğu nedeniyle buradaki öğrenimini bırakmak zorunda kaldı. 1998’e kadar ANKA’da çalıştı. Sonrasında Almanya devlet radyosu WDR Köln, Hollanda devlet radyosu NPS, İsveç devlet radyosu SR ve Fransa devlet radyosu RFI gibi uluslararası kuruluşlar için Türkiye’den haberler ve yorumlar üretti. 2001 yılında çıkarılan öğrenci affıyla yeniden üniversiteye döndü ve 2004’te Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu.
Meslek örgütlenmesine katkıları büyüktü
Gazetecilikte yalnızca haber üretmekle kalmadı mesleğin örgütsel ve etik gelişimi için çaba harcadı. 1986 yılında üye olduğu Çağdaş Gazeteciler Derneği’nde (ÇGD) çeşitli tarihlerde genel sekreterlik, onur kurulu başkanlığı ve 1989’da Genel Başkan Rafet Genç’in vefatı üzerine 24 Ağustos 1989-17 Kasım 1990 tarihleri arasında genel başkanlık görevlerini yürüttü. ÇGD Tüzüğü’nde yer alan Üyelik İlkeleri’ni yazdı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Merkez Disiplin Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde araştırmacı gazetecilik dersleri verdi. Burada ve kuruluşundan beri içinde bulunduğu ve vefat ettiği sırada Eğitim Kurumu Genel Müdürü olarak görev yaptığı Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda (um:ag) genç gazetecilerin yetişmesine katkı sağladı.
Savunmalarıyla ve kitaplarıyla ifade özgürlüğü dersleri verdi
Rahmi Yıldırım’ın yazarlık faaliyetleri, özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kurumsal ve ekonomik yapısına yönelik eleştirel çalışmaları nedeniyle çeşitli hukuki süreçlere konu oldu. 2005 yılında sansursuz.com ve sol dergisinde yayımlanan “İş Bilenin Kılıç Kuşananın” başlıklı makalesi üzerine TCK 301. Maddeden yargılandığı. Genelkurmay Başkanlığı’nın suç duyurusu üzerine Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, makalesinde geçen “Paşalar sermaye düzeninin koruyucusu, sıradan neferleri, aktörleri ve figüranları” ifadeleri nedeniyle “askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif” suçlamasıyla yargılandı. Mahkeme, ifadelerin eleştiri sınırları içinde kaldığına hükmederek beraat kararı verdi. Karar, 2009 yılında Yargıtay tarafından onandı. Yıldırım, aynı yıl davanın tüm sürecini ve savunmasın “Sermayenin Paşaları” başlığıyla kitaplaştırdı.
Yıldırım’a, 3 Şubat 2017 tarihli “Genelkurmay Başkanı için çok üzülüyorum!” başlıklı yazısı nedeniyle Gölbaşı 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Mahkeme, yazının ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı sınırları içinde olduğuna kanaat getirerek beraat kararı verdi. Savunması ve konuyla ilgili kimi değerlendirmelerini “Su Uyur Hulusi Akar – Kumpastan 15 Temmuz’a” başlıklı kitapta topladı.
Yıldırım, bu çalışmalar dışında TSK’nın ekonomi-politik yapısı, medya etiği ve siyasi dönüşümleri konu alan Dördüncü Ordu Medya, Devşirmeler Dönekler, Darağacındaki Devrimci Teğmen Ömer Yazgan ve Harbiye’den Cephe’ye – Hainlik Bizde Kalsın başlıklı kitapları kaleme aldı.
Son olarak Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı Eğitim Kurumu Müdürlüğü görevini yürüten Rahmi Yıldırım, 28 Nisan 2026 tarihinde Ankara’da tedavi gördüğü hastanede 69 yaşında hayatını kaybetti ve 30 Nisan’da Ankara Gölbaşı Mezarlığı’nda toprağa verildi. Meslek yaşamı boyunca hem askeri hem de sivil alanlarda mücadele eden Yıldırım, özellikle gazetecilik eğitimine ve mesleki örgütlenmeye olan katkıları ile ifade özgürlüğü mücadelesiyle tanınıyordu.
-o-
Hazırlık: Fatma Sude Çelikoğlu, İrem Hamutoğulları, Nehir Yalçın, Ramazan Oralı
Haber takibi: Fatma Sude Çelikoğlu, Özlem Sinan
Haberi Duyur
Kısa Adres: http://gorunum.tk/41263
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Gazeteci-yazar Rahmi Yıldırım, son yolculuğuna uğurlandı





Bir cevap yazın