Meslekte 50 Yıl Onur Ödülleri, ustalarla çırakları bir araya getirdi
Bu yıl 23’ncüsü düzenlenen “Meslekte 50 Yıl Onur Günü” ve “Öğrenci Emek Ödülleri” töreni, iletişim alanının duayenleri ile ve geleceğin iletişimcilerini bir kez daha buluşturdu.
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Mezunları Vakfı (İLEV) tarafından düzenlenen “Meslekte 50 Yıl Onur Ödülleri” ve “Öğrenci Emek Ödülleri” töreni, iletişimin duayen isimleri ile geleceğin iletişimcilerini bir araya getirdi.
Saat 14.00’te başlayan törenin sunuculuğunu üstlenen İLEF 1995 mezunu ve TRT Ankara Radyosu spikeri Özden Kahraman Bakırcıgil, İLEF’in ve “Cebeci Ruhu”nun Türkiye’deki basın yayıncılık tarihindeki önemine dikkat çekti. Bakırcıgil, “Bugün bu kürsüde sadece bir sunucu olarak değil, koridorlarında büyüdüğüm, ilk mesleki heyecanlarını tattığım Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin bir mezunu olarak durmanın derin bir gururu ve heyecanı içerisindeyim.” diyerek yarım asır boyunca meslek etiğinden ödün vermeyen ustalara şükranlarını sundu.

TRT Spikeri Özden Kahraman Bakırcıgil
Ayça Olcaytu İşçen: “Geleceğin iletişimcisi gerçekliğin koruyucusu olacak”
Törenin açış konuşmasını İLEV Başkanı Ayça Olcaytu İşçen yaptı. İşçen, yapay zeka çağında gerçek iletişimci olmanın önemine değindiği konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
”Bundan binlerce yıl önce karanlık bir mağaranın duvarına bir meşalenin cılız ışığında elinin izini bırakan o ilk insanı düşünün. Henüz kelimeleri, algoritmaları, akıllı telefonları veya yapay zeka asistanları yoktu. Ama içinde yaşamla paylaşmak istediği önemli bir duygu vardı: ‘Ben buradayım. Yaşadım. Beni gör ve anla.’ İşte iletişim, o mağara duvarındaki el iziyle başladı. Zira insan, var olduğu günden beri tek bir şeyin peşinde: Diğer canlılarla bağ kurmak… Kendi duygularını, düşüncelerini, bir diğerinin kalbine, aklına sağ salim ulaştırmak.”
İşçen, bugün o mağara duvarlarının yerini ekranların, meşalenin yerini ise yapay zekanın parlak ışığının aldığını belirterek konuşmasına devam etti:
“Bilgi kirliliğinin kabus gibi üzerimize çöktüğü zorlu bir çağdan geçiyoruz. Birçoğumuzun içinde haklı bir korku var: ‘Mesleğimiz elimizden gidiyor mu? Yerimizi robotlar mı alacak?’ Bu soruya yanıtım çok net: Geleceğin dünyasının bize, yani gerçek iletişimcilere her zamankinden daha çok ihtiyacı var. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insan ruhunun değişmez bir gerçeği var: Bizler mantık arayan robotlar değil, anlam arayan canlılarız. Yapay zeka, insanlığın ürettiği tüm metinleri saniyeler içinde tarayıp kusursuz bir basın bülteni yazabilir. Ancak o yapay zeka, birbirini seven insanların arasındaki bağı, sevdiklerini kaybedenlerin acısını, evinden, işinden olanların içindeki çaresizliği hissedemez.”
Geleceğin iletişimcisinin, bu sentetik dünyada ‘gerçekliğin koruyucusu’ ve siber dalgaların arasında güvenli limanlar inşa edebilen birer ‘güven mühendisi’ olmaları gerektiğini vurgulayan İşçen, “Geleceğin başarılı iletişimcileri, teknolojiyi en iyi kullananlar değil, teknolojiye rağmen ‘en insan kalmayı başaranlar’ olacak.” ifadelerini kulandı.

İLEV başkanı Ayça Olcaytu İşçen
Prof. Dr. Aslı Yağmurlu Dara: “Biz iletişimi sadece teknik bir alan olarak görmüyoruz”
İşçen’in ardından konuşan İLEF Dekan Yardımcısı ve Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aslı Yağmurlu Dara da İLEF‘in bir ekol olduğunun altını çizdi.
Basın Yayın Yüksekokulu’nun son mezunlarından biri olduğunu gururla ifade eden Yağmurlu Dara, “Bizim çok önemli bir farkımız var: Biz iletişime bir uygulama pratiği olarak değil, bütüncül olarak; içinde yaşadığımız toplumu kapsayacak bütün dinamikleri değerlendirerek yaklaşıyoruz. Bu okulun itibarı, bundan sonraki gençlerin itibarı aslında sizlerin bıraktığı izle oluştu.” diye konuştu.

İLEF Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Aslı Yağmurlu Dara
Teori pratiğe dönüştü: Öğrenci Emek Ödülleri sahiplerini buldu
Bu sene 23’üncüsü düzenlenen Meslekte 50 Yıl Onur Ödülleri töreninde yapılan açılışın ardından fakülte bünyesinde çalışmalarını sürdüren Fotoğraf Atölyesi, Radyo Atölyesi, Reklam Atölyesi, Halkla İlişkiler Atölyesi ve Görünüm öğrencileri, Öğrenci Emek Ödülü’lerini aldı.
Film Atölyesi: Atölye sorumlusu Öğr. Gör. Enver Özüstün ve atölye öğrencileri Aleyna Baki, Amine Nur Uslu Kılıç, Eray Aydın Yemişen, Sara Aman Zabet Yarlu ve Tevfik Ozan Kalkan ödüllerine kavuştu.

Film Atölyesi
Fotoğraf Atölyesi: Atölye sorumlusu Öğr. Gör. Oğuzhan Burak ve öğrencileri Arda Korkmaz, Mert Kaplan, Nesli Rahile Aydın, Özlem Sola, Sena Namazoğlu, Tahacan Armağan ve Yusuf Küçük’e ödüllerini takdim etti.

Fotoğraf Atölyesi
Görünüm Haber Atölyesi: Atölye sorumlusu Dr. Gökhan Bulut katılamadığı için ödülleri, öğrenciliği sırasında Görünüm’de görev almış ve İLEV yedek yönetim kurulu üyesi Alkan Uçarsu ile birlikte Görünüm’ün kurucu hocası Yazgülü Aldoğan ve geçmiş dönem hocalarından Süleyman Coşkun verdi. Ödül alan öğrenciler: Berfin Özcan, Berrin Uçak, Fatma Sude Çevikoğlu, İrem Hamutoğulları, Özlem Sinan ve Ramazan Oralı.

Görünüm Haber Atölyesi
Halkla İlişkiler ve Tanıtım Atölyesi: Dr. Emrah Solak’ın şehir dışında olması sebebiyle ödülleri Reklam Atölyesi sorumlusu Öğr. Gör. Mehmet Kürşat Değer verdi. Ödül alan öğrenciler Deniz Alp, Mustafa Erdem Kızgın (Esvanur Gültekin adına), Gizem Sultan Usal ve Hazal Yüce oldu.

Halkla İlişkiler ve Tanıtım Atölyesi
Radyo Atölyesi (Radyo İLEF): Önder Çağlar ve İbrahim Önder’in görevleri nedeniyle katılamadığı törende, ödülleri editör Dr. Sinem Akyön Çelik verdi. Ödüller Ahmet Berke Aslandoğan, Barış Kurt, Burak Efe Erdinç, Cansur Asan, Ebru Beste Çalık ve Miray Horoz’a verildi.

Radyo Atölyesi
Reklam Atölyesi: Öğr. Gör. Mehmet Kürşat Değer, Elif Ecen Kocabaş, Feyza Nur Terlemez, Gökçe Şahin, Hatice Ravzanur Yaşar, Hazal Yüce, Mehmet Efendioğulları ve Mina Geçer’e ödüllerini sundu.

Reklam Atölyesi


Gazeteci Attila Aşut: “Bizim dönemimizde güvenilirlik vardı”
Meslekte yarım asrı deviren duayenler adına kürsüye çıkan en yaşlı usta Attila Aşut, meslekte aslında 70 yılını tamamladığını belirterek Türk basın tarihine dair kapsamlı ve eleştirel bir konuşma yaptı. Aşut, 1831’deki Takvim-i Vekayi ve Hıfzı Topuz’un işaret ettiği 1828 tarihli Takvim-i Mısriye ile başlayan basın tarihinin hep iktidarların baskısıyla karşı karşıya kaldığını hatırlattı.
Mesleğe 1957 yılında Trabzon’da lise öğrencisiyken kurşun harflerle dizgi yapılan Hakimiyet gazetesinde başladığını anlatan Aşut, o dönemle günümüz arasındaki farkları şu sözlerle özetledi:
”O tarihte ne medya ne iletişim kavramı vardı. Şimdiki genç arkadaşlarımızın ne kadar şanslı olduğunu vurgulamak gerekir. Geçmişteki meslektaşlarımız çok ağır koşullarda, çok büyük özveri ile bu işi yürüttiler. O dönemin bir başka özelliği de halkın basına olan saygısıydı. Basının çok kesin bir güvenilirliği vardı. Halk arasında ‘Gazete yazmışsa doğrudur’ inancı yaygındı. Gazeteciler arasında farklı görüşler vardı ama bugünkü kadar koyu bir kamplaşma, düşmanlaşma yoktu; mesleki bir dayanışma kavramı vardı. Bugün ise adına gazeteci diyemediğim bazı insanlar haysiyet cellatlığı yapıyorlar, masum insanları karalıyorlar.”

Gazeteci Attila Aşut
Konuşmasında Türk Ceza Kanunu’na eklenen “yanıltıcı bilgiyi yaymak” başlıklı 217/A maddesinin keyfi uygulamalarına ve basın üzerindeki Demokrasi’nin Kılıcı gibi sallandığına değinen Aşut, dün tahliye olan muhabir İsmail Arı’yı hatırlatarak meslek örgütleri arasındaki dayanışmanın umut verici olduğunu beriltti.
Aşut’un ardından mesleğin çınarlarına ödülleri tek tek takdim edildi. Tören boyunca Ahmet Hagur, Attila Aşut, Behzat Erdem Akdoğan, Bekir Metin, Bekir Besim Güçten Korkmaz, Cengiz Yıldırım (yerine Alpaslan İpek), Emire Yukay, Ercan Akyol (yerine Fahrettin Fidan), Fahrettin Fidan, Fedai Öztürk, Gönül Doğanöz, Hamit Önder Sürenkök, Ali İnandım (rahatsızlığı nedeniyle katılamayan Hilmi Güver adına), Mehmet Ali Solak, Mihriban Sezen, Müşerref Seçkin, Orhan Selim Ertanhan, Elif Aytaş (rahatsız olan babası Osman Yüksel adına), Prof. Dr. Oya Tokgöz, Can Irmak Özinanır (Selma Özinanır adına), Suat Altunol, Yaşar Ahmet Hızarcı, Yazgülü Aldoğan ve Yusuf Ağar onur belgelerini İLEF öğrencilerinden aldı.
Ayrıca Ekrem Çatay, İnci Derviş İnanç, Nedret Çatay ve Serpil Çelikkan’ın ödüllerini daha önce düzenlenen “Çınarlarla Buluşma” etkinliğinde aldıkları belirtilirken, törene katılamayan usta Korkmaz Çakar ve Prof. Dr. Metin Kazancı’nın gönderdiği videolar gösterildi. Sevinç Raşit Bedevi Andız’ın ödülünün ise eylül ayında sınıf arkadaşı Süleyman Coşkun tarafından ulaştırılacağı açıklandı.
Yazgülü Aldoğan: “Öğrencilerimizi çok özlemişim”
Ödül töreninde “50. Yıl Onur Ödülleri” kapsamında sahneye davet edilen eski İLEF hocalarından ve Görünüm atölyesinin kurucu hocalarından Yazgülü Aldoğan, ödülünü öğrencisi Gökçe Şahin’den aldı.
Yazgülü Aldoğan, törende söz alarak şunları söyledi:
”Siz izin vermediniz ama korsan konuşma yapacağım. Çünkü ben İstanbul’dan geldim, size seslenmeden asla gitmem. Sarı zarfla ayrıldım ben bu okuldan. Bu okula okumak için İstanbul’dan kalkıp gelmiştim. 4 sene çok büyük keyifle okudum. Yüksek doktoramı Paris’te devam ettirdim. Döndükten sonra tekrar bu okula geldim ve öğrencilerimle çok keyifli anlar geçirdim. 1981 yılında ilk sarı zarf alan 8 akademisyenden biriydim. O günden bugüne bu okula ilk kez ayak basıyorum. O günden beri bir daha asla Ankara’ya da kolay kolay gelmedim ama bugün tekrar sizlerle birlikte olmak, tekrar bu okulda olmak beni çok mutlu etti. Öğrencilerimizi çok özlemişim.”

Görünüm’ün kurucu hocalarından Yazgülü Aldoğan ödül alırken

Prof. Dr. Oya Tokgöz ödül alırken
Ankara Halkla İlişkiler Derneği ödülleri de sahiplerini buldu
Törenin kapanış bölümünde Ankara Halkla İlişkiler Derneği (AHİD) tarafından halkla ilişkiler alanına değer katan ustalara sürpriz iki ödül takdim edildi. İLEF öğrencileri Mustafa Erdem Kızgın ve Deniz Alp’in, takdim ettiği ödüller alanındaki başarılı çalışmalarıyla bilinen Emire Yükay ve Gönül Doğanöz’e ödülleri takdim edildi.

Emire Yükay ve Gönül Doğanöz ödül alırken
Yazgülü Aldoğan Görünüm’ü ziyaret etti
Usta ve çırakların ödüllerini almasıyla tamamlanan ödül töreni kapanışının ardından, İLEF Görünüm Atölyesi’nin kurucu hocası Yazgülü Aldoğan, Görünüm atölyesini ziyaret eti. Burada genç gazeteci adaylarıyla bir araya gelen Aldoğan, gazetenin kuruluş sürecini ve gazetecilik deneyimlerini öğrencilerle paylaştı.

Yazgülü Aldoğan, Görünüm atölyesini ziyaret ederken
Konuşmasında öğrencilere Görünüm’ün kıymetinin bilinmesini gerektiğini vurgulayan Aldoğan, akademiden atıldığı süreçte Görünüm Gazetesi sayesinde kendisine medyada nasıl yeni bir kapı açıldığını şu sözlerle aktardı:
”Ödül töreninde de bahsetmiştim, sarı zarfla ayrılan akademisyenlerden biriydim. Diğer arkadaşlarım hep mahkemeye müracaat ettiler, kazandılar, tekrar geri döndüler. Ben bir daha Ankara’ya dönmedim uzun yıllar. Her şerde bir hayır var. Atılmamız basında çok yer aldık ve ben bir hafta içinde iki yerden iş teklifi aldım gazeteci olarak. Onun için bu işin kıymetini de bilmek lazım. Sizin de kıymetinizi biliyorlar.”
Aldoğan, kendisinden sonra çıkarılan ilk Görünüm sayısında adını kullanamadıkları için ikinci sayfaya bir gül resmi çizildiğini ve “Bir azaldık…” yazdıklarını hatırlatarak öğrencilere her zaman haklarını aramaları gerektiğini söyledi.
Görünüm atölyesindeki sohbeti sırasında gazetecilikteki 50 yılını, anekdotlarını ve anılarını kitaplaştırdığını söyleyen Aldoğan, kitabın 2026 yılının sonbahar aylarında okurla buluşacağını belirtti.
Gazeteciler Cemiyeti’nde kokteyl
İLEF’teki törenin ardından ödül alan öğrenciler, mezunlar ve hocalar, geleneksel kokteyl için Gazeteciler Cemiyeti’ndeydi. İLEV Başkanı Ayça Olcaytu İşçen, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ile cemiyet yönetimine ev sahiplikleri dolayısıyla teşekkür etti.


Haberi Duyur
Kısa Adres: http://gorunum.tk/41545
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Meslekte 50 Yıl Onur Ödülleri, ustalarla çırakları bir araya getirdi





Bir cevap yazın