31 Ocak 2023, Salı - 23:43

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Adalet Komisyonu’nda bugün görüşülüyor: Meslek örgütü temsilcileri “dezenformasyon yasasını” değerlendirdi

Tarih: 09 Haziran 2022

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 99

AKP ve MHP’nin ortak imzasıyla hazırlanan “Basın Kanunu ve Bazı Konularda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” bugün Adalet Komisyonu’nda görüşülecek. Meslek örgütü temsilcileri teklifi değerlendirdi.

Kamuoyunda dezenformasyon yasası olarak adlandırılan Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, tali komisyon olan Dijital Mecralar Komisyonu’nda geçen Cuma günü kabul edildi. AKP ve MHP’nin komisyona getirdiği torba yasada internet üzerinden yapılan haber paylaşımlarına ilişkin cezai yaptırımların yanı sıra basın kartı, gerçek dışı haber ve Basın İlan Kurumu’nun (BİK) yetkileri hakkında maddeler bulunuyor.

Geçen hafta Perşembe öğleden 14.00’te başlayan ve yaklaşık 14 saat süren AKP Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman başkanlığında toplanan komisyonda CHP ve HDP milletvekilleri, kanun teklifinin Anayasa’ya aykırılık içerdiğini ifade ederek ayrı ayrı önerge verdi. Muhalefet kanadından 59 adet önerge sunuldu. Ayrıca muhalefet teklifin Anayasaya uygunluğu konusunda bir alt komisyon kurulmasını istedi ancak bu teklif kabul edilmedi. Komisyonda gazetecilik meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bulundu. Komisyondan önceki günlerde partilerle görüşme yapan örgütler, görüşmeler sırasında da itirazlarını dile getirerek kanun teklifinde değişiklikler yapılmasını istedi.

Teklif, bugün TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülecek.

Geçen haftaki Dijital Mecralar Komisyonu’na katılan bugün yapılacak Adalet Komisyonu görüşmelerinde de gazetecileri temsil edecek olan Gazeteciler Cemiyeti (GC) Genel Sekreteri Kenan Şener, Çağdaş Gazeteciler Derneği İkinci Başkanı Şeyma Paşayiğit ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş’a kanun teklifini ve komisyon görüşmeleriyle ilgili fikirlerini sorduk.

Kenan Şener: “Biz son ana kadar mümkün olduğunca çok pozitif değişikliğin yapılması için Meclisle temaslarımızı sürdüreceğiz”

Kenan Şener, komisyon sonrasında yasa ile ilgili süreçten ve görüşlerinden bahsetti. Şener, komisyon görüşmelerinde AKP ve MHP yasaya olumsuz düzenlemeler katacak olan maddeler konusunda ısrarcı bir tavır gösterdiklerini söyledi. Komisyona katılmadan önce umutlu olduğunu söyleyen Kenan Şener, sebebini şöyle ifade etti:

“Bir süredir Mecliste siyasi parti gruplarını dolaşıp bu yasaya karşı olan tepkimizi dile getirmiştik. Muhalefet partilerinden destek aldık. İktidar partisinden de aslında çok olumsuz bir karşılık almadık. Onlar da bizi kabul ettiler, dinlediler, eleştirilerimizi not aldılar ve hatta bazı eleştirilerimizde haklılık payı olduğunu ifade ettiler. Bu durum bizi biraz umutlandırdı. Bu yüzden komisyon toplantısında belki bazı maddeleri revize edilmesini sağlayabiliriz diye düşündük.”

“Gazeteciler, haber kaynaklarını açıklamazlar”

Basın meslek örgütleri olarak katıldıkları komisyonda konuşmalar yaptıklarını belirten Şener, konuşmalarda yasada gördükleri yanlışlıkları, hak gasplarını, eksiklikleri ve sansür uygulamalarını eleştirdiklerini dile getirdi. Kenan Şener, yasa metninde bulunan “dezenformasyon” kısmında yer alan hapis cezası ile ilgili maddenin düzenlenmesi gerektiğini ve komisyonda belirttiklerini söyledi. Bu konuyla ilgili şu detaylardan bahsetti:

“Örneğin haber kaynağımızı biz açıklamak zorunda değiliz. Gazeteciler, haber kaynaklarını açıklamazlar. Dolayısıyla herhangi bir mahkeme süreciyle karşı karşıya kaldığımızda, yargıç bize sorduğunda “Böyle bir haber yapmışsın, bu haberin doğru olmadığı söyleniyor. Bize haber kaynağın kim, bize haber kaynağını açıkla” derse bizler açıklayamayız. Açıklayamayacağımız için hapisle karşı karşıya kalabiliriz dedik. Onlar da buna karşılık bize, “Bu madde öyle bir madde değil. Kimse size haber kaynağınızı soramaz. Hiç merak etmeyin, gazeteciliğin ilkelerini biliyoruz. Biz böyle bir düzenleme yapmak istemiyoruz” dediler. Biz de “Madem istemiyorsunuz böyle bir düzenleme yapmayı o zaman bu maddenin gazetecilerin haberlerini, haber faaliyetlerini kapsamadığını biraz daha net ifade edin” diye ricacı olduk. Onlar da bunu sözlü olarak yapabileceklerini ifade ettiler. Dolayısıyla gazeteciler açısından bu durum ümit verici bir gelişme olarak yorumlandı.”

“Komisyon toplantısı, basın meslek örgütlerinin etkisiyle beklediğimiz kadar olumsuz sonuçlanmadı”

Komisyon toplantısının 14 buçuk saat sürdüğünü bu sebeple “tarihi bir komisyon” olduğunu söyleyen Kenan Şener, yasa metninin anti-demokratik hükümler barındırdığını ama basın meslek örgütlerinin görüşlerinin dikkate alındığını söyledi. Süreç ile ilgili şunları ifade etti:

“Komisyon toplantısı, basın meslek örgütlerinin etkisiyle beklediğimiz kadar olumsuz sonuçlanmadı. Bu yasa teklifinin asıl önemli kısmı ise Adalet Komisyonundaki görüşmeler olacak. Onun da önümüzdeki hafta içi toplanmasını bekliyoruz. Asıl Adalet Komisyonun içerisinde yasadaki olumsuz maddelerin önergeler yoluyla değiştirilmesini ümit ediyoruz. Yasa teklifini, Adalet Komisyonunda ve sonrasında Meclis Genel Kurulunda görebileceğiz. Meclis Genel Kuruluna getirecekleri yasa teklifi metni de son hali olmayabilir. Meclis Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında da yasada değişiklikler yapılabilir. Biz son ana kadar mümkün olduğunca çok pozitif değişikliğin yapılması için Meclisle temaslarımızı sürdüreceğiz.”

“Basın kartlarının, basın meslek örgütleri tarafından verilmesi gerekir”

Kenan Şener, yasanın hazırlanma sürecine iktidarın ve bürokratların basın meslek örgütlerinin hiçbirini davet etmediklerini dile getirdi. Örgütlerin görüşlerinin yasaya yansımadığını aktaran Şener, komisyonda sadece eleştirilerini dile getirebildiklerini söyledi. Kenan Şener, yasa teklifini hazırlayanların basın meslek örgütleri olsaydı nasıl bir taslak ortaya çıkacağından şu şekilde söz etti:

“Dezenformasyon, bütün dünyanın önemli bir sorunu. Dezenformasyonun ve “kim gazetecidir” bunun tanımlanması gerekir. Basın kartlarının, basın meslek örgütleri tarafından verilmesi ve basın kartlarını verirken gazetecinin de tanımlanması gerekir. Dolayısıyla “gazeteci” tanımına giren kişilere belirli koşullarla biz basın kartlarını vermeliyiz. Yani basın meslek örgütlerinin ve gazetecilerin sürecin içerisinde olacağı, haber üretim süreci içerisinde yer alan herkesin “gazeteci” sayılacağı ve gazetecilerin görev yaparken kart, akreditasyon gibi engellerle karşılaşmayacağı bir yasa metni hazırlamaya çalışırdık. ”

Dezenformasyonun önemli bir problem olduğunu vurgulayan Şener, bu sorunun çözülmesi için yasa teklifinde yer alan cezalandırma yönteminin doğru olmadığını söyledi. Çözüm yolunun telif hakkından geçtiğini dile getiren Kenan Şener, konuyla ilgili detayları şöyle anlattı:

“Dezenformasyon önemli bir problem, bunun çözülebilmesi için cezalandırma yolunu değil farklı yolları tercih ederdik. Örneğin internet medyasında merdiven altı haber siteleri, hiç habercilikle ilgisi olmayan insanların haber sitesi açıp üstüne bir de habercilik faaliyeti yapmaya çalışması gibi durumlar topluma zarar veriyor. Bunun çözüm yolu cezalandırma değil. Bunun çözüm yolu şu; gazetecilerin eserleri, ürettikleri ürünler telif hakları kapsamında değil. Yani gazetecilerin ürettiği eserler, fikri mülkiyet hakkı doğuracak bir sanat eseri gibi değerlendirilmiyor. Muhabirlerin ürünlerinin de, haberlerinin de telif hakkı kapsamına alınmasıyla bu sorunun ciddi şekilde azalacağını tahmin ediyoruz.”


Şeyma Paşayiğit: “Gazetecilik mesleği kıskaca giriyor”

ÇGD İkinci Başkanı Paşayiğit de teklifin basım meslek kuruluşlarının görüşü alınmadan hazırlandığını hatırlatarak şunları söyledi:

“Yaklaşık bir yıldır gündemde olan teklifi, tam anlamıyla ancak sunulduğunda görmüş olduk. Meslek örgütleri olarak öncelikle TBMM’de grubu bulunan beş partiyi ziyaret etmiştik. Sonra Komisyon Başkanı ile de görüştük. Bu görüşmeler sonucunda bizlere teklifin tali müzakerelerinde söz verildi. Yani aslında bir ısrar sonucu basın meslek kuruluşları da dinlendi. Bizim konuşmamız sonrası çeşitli sözler de verildi. Bunların ne kadar gerçekçi olduğunu Adalet Komisyonu’nda göreceğiz.

Teklifin gazetecilik mesleğine etkilerini de şu sözlerle değerlendirdi:

“Teklife baktığımızda ise hem İletişim Başkanlığı’na ve Basın İlan Kurumu’na verilen geniş yetkiler, hem gazetecilerin basın kartı sorununun daha da ağırlaşması hem muğlak ifadelerle daha da ağırlaşacak olan cezalarla gazetecilik mesleği tam anlamıyla kıskaca giriyor. Teklif ‘dezenformasyonu önleme’ gerekçesiyle getirildi. Ancak sorun basının dezenformasyonu değildir. Asıl sorun RTÜK, Basın İlan Kurumu ve mahkemelerin sadece iktidar kontrolündeki resmi verilerle değerlendirme zorunluluğudur.”

Gökhan Durmuş: “Muğlakta bırakılan ifadelerle gazeteciler susturulmaya çalışılacak”

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, Dijital Mecralar Komisyonu sürecini değerlendirdi. Gökhan Durmuş, komisyon öncesinde meslek örgütleriyle bütün grup başkan vekillerini gezdiklerini ve şikayetlerini ilettiklerini söyledi. Komisyon sırasındaki şikayetlerinden şu şekilde bahsetti:

“Komisyon günü komisyon başkanı söz verdi, komisyona katılan meslek örgütleri şikâyetlerini söyledi. Yasanın dezenformasyonla mücadele değil bir sansür olarak değerlendirileceğini söyledik. Tabii toplumda ‘dezenformasyonla mücadele yasası’ olarak bilinse de muğlak, altı doldurulmamış çok ifade var ve bunlar kanunun yasalaşması halinde suç kapsamında değerlendirilecek. Mesela ‘halkı yanıltıcı bilgiyle kışkırtma’ diye bir ifade var ancak yanıltıcı bilginin ne olduğunun, buna kimin karar vereceğinin açıkça yazılması gerekirken ortada bırakılan bir ifadeyle gazeteciler susturulmaya çalışılacak. En temelde buna ilişkin şikayetlerimizi dile getirdik.”

“Bir taraftan İletişim Başkanlığı, diğer taraftan BİK güçlendirilip tekel haline getiriliyor”

TGS Başkanı Durmuş, basın kartına değinerek Basın İlan Kurumu ve İletişim Başkanlığının yetkileri hakkında şunları söyledi:

“Yasada basın kartının keyfi bir şekilde verilmesine neden olacak düzenlemeler var. İletişim Başkanlığı bu konuda tam olarak yetkilendiriliyor. Teklif ‘internet gazetecileri de reklam alabilecekler, basın kartı alabilecekler’ diye tanıtılıyor. Ama orada da bütün yetki Basın İlan Kurumu’nda (BİK) toplanıyor. Basın İlan Kurumu’nun onaylamadığı, yayınına izin vermediği hiçbir internet haber sitesi ve çalışanlar basın kartı alamayacak. Hatta beyannameler düzgün verilmediyse bütün çalışanların kartı iptal edilebilecek. Bu gibi düzenlemelerle bir taraftan İletişim Başkanlığı, diğer taraftan BİK güçlendirilip tekel haline getiriliyor. Buna ilişkin itirazlarımızı da dile getirdik.”

Muhalefet partilerin de kanun teklifine ilişkin itirazlarından bahseden Gökhan Durmuş, muhalefetin meslek örgütlerine benzer itirazlarda bulunduklarına dikkat çekti. Kanunun gazetecilik haklarına aykırı olduğunu ve dezenformasyonla mücadele değil, tam tersi sansür getirdiğini ifade ettiklerini söyledi. Durmuş, maddelerde değişiklik yapılması konusunda şunları söyledi:

“Bazı maddelerde ‘değişikliğe gidebiliriz’  gibi özellikle kanunu hazırlayan partilerin telkinleri oldu. Ama Dijital Mecralar Komisyonu teknik bir komisyon, orada değişiklik yapılmıyor. Önümüzdeki hafta Adalet Komisyonuna gelecek bu düzenleme, değişikliklerin orada olmasını bekliyoruz. Tabii bu düzenlemeler bizi tatmin edecek değişiklikler olacak mı olmayacak mı, orayı da takip edeceğiz. Orada da söz verirlerse şikâyetlerimizi dile getireceğiz.”

Gökhan Durmuş: “Yasanın hazırlığı aşamasında bizlerin fikirlerinin alınmasını beklerdik”

Gökhan Durmuş, yasa hazırlığı ile ilgili görüşlerini ifade ederken şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye’de binlerce gazeteciyi, milyonlarca yurttaşı ilgilendiren bir yasa hazırlanıyor ve bu gazeteciler üzerinden hazırlanıyor. Dolayısıyla biz yasanın hazırlığı aşamasında bizlerin fikirlerinin alınmasını beklerdik ki bazı konularda ciddi anlamda ihtiyaç var. Örneğin internet sitelerinde çalışan meslektaşlarımız maalesef gazeteci olarak kabul edilmiyor. Bunlara ilişkin bir düzenleme yapılması gerekiyor ama bunun sansürü de beraberinde getirilmeyecek bir düzenleme olması gerekiyor. Bu yüzden bizim, bu alanda çalışan meslek örgütlerinin görüşlerinin alınması gerekiyordu ve kanunun böyle hazırlanması gerekiyor. İktidarın ve ortağının hazırladığı kanun teklifinde tam tersi uygulamalar var ve biz bunun düzeltilmesi için ‘sonradan’ dahil olmaya çalışıyoruz. Bu tabii ki ülkedeki demokrasi ile ilgili bir durum, öncesinde de sorabilirlerdi. Öncesinde sorsalardı daha düzgün bir teklif çıkabilirdi. Ama onların hazırladığı üzerinden biz ne keder değiştirebileceğiz, ona çaba sarf ediyoruz.”

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/32752
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Adalet Komisyonu’nda bugün görüşülüyor: Meslek örgütü temsilcileri “dezenformasyon yasasını” değerlendirdi

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

TOKİ’den “İlk Evim, İlk İş Yerim” projesi: 20 yıl vadeli projeye gençlerin vadesi yetmeyebilir

TOKİ’nin başlattığı "İlk Evim, İlk İş Yerim" projesinde gençlere 50 bin konut ayrıldı. Türkiye’nin yedi farklı bölgesinde yapılacak konutlara 20 yıl vadeli ödeme planıyla sahip olunabilecek. Taksitler yıllık enflasyon oranında artacak.

Kapat