7 Eylül 2021, Salı - 10:59

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Ankara Ortaoyuncuları: “Gelmeyen seyirci için her gün kapıyı açıyoruz”

Tarih: 03 Mayıs 2021

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 149

Çok sayıda bağımsız tiyatro ve sinemanın kapandığın pandemi döneminde Ankara Ortaoyuncular Tiyatrosu her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışıyor. Genel Sanat Yönetmeni Ünal Çeken, “Altı milyonluk Ankara bir avuç tiyatro sanatçısını aç mı bırakacak?” diye soruyor.

Pandemi dönemi pek çok alanı olumsuz etkilemeye devam ediyor. Bağımsız tiyatrolar da bu süreci online oyunlar, yardım kampanyaları ve açık bilet satışı gibi çözümlerle atlatmaya ve seyirciyle internet üzerinden buluşmaya çalışıyor. Ankara’da 26 yıldır ortaoyunculuk geleneğini devam ettiren Ankara Ortaoyuncular Tiyatrosu da pandemide ayakta kalmaya çalışan tiyatrolar arasında. Süreç hakkında tiyatronun Genel Sanat Yönetmeni Ünal Çeken ile konuştuk. Yasak olmayan bütün günlerde sahneyi açtıklarını belirten Çeken Ankara’da kapanan tiyatrolar olduğuna değinerek, “Gelmeyen seyirci için her gün kapıyı açıyoruz, çalışılıyor, prova alınıyor. Bazen aç bazen tok ama mutlaka sahne açılıyor her gün. Altı milyonluk Ankara bir avuç tiyatro sanatçısını aç mı bırakacak? Hepimizi toplasan 400 kişiyiz ve bakamıyorlar, kapanıyor tiyatrolar” ifadelerini kullandı.

“Bizimkisi yaşam kaygısı”

Londra’daki meslektaşlarının da açık bilet satarak seyirciyle buluşma dertleri olduğunu belirten Çeken, “Meslektaşlarım da aynı dertteler fakat onlarınki ekonomik değil onlarınki sahneye çıkma arzusu, seyirciyi sahneden kesmeme kaygısı çünkü tiyatro bir alışkanlıktır ve alışkanlıklar tekrar edilmezlerse vazgeçilirler. Bizimki öyle değil bizimkisi yaşam kaygısı, bizimkisi peynir ekmek alabilme ve kirayı ödeyebilme gerçekliği. Bu işin sonu nereye varır, hiçbir fikrim yok” dedi. Pandemi başladığı tarihten itibaren 300 sanatçının intihar ettiğine değinen Ünal Çeken, bu ölümlerin açlığa karşı ve onurlu yaşayabilmek adına atılmış büyük bir çığlık olduğunu söyledi.

“Ne belediyeden ne de devletten tam destek var”

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB)’nin ABB TV’de yayınlamak üzere bir oyunlarını satın aldığını belirten Çeken, pandemi öncesi günde üç oyun oynamalarına ve yılın yarısını turnede geçirmelerine rağmen zar zor ayakta kaldıklarını söyledi. Çeken ayrıca, devletin de maddi destekte bulunmak için kendilerinden “Borcu yoktur” kağıdı istendiğini ancak yapılan yardımın yeterli olmadığına dikkat çekti. ABB’nin Ankara Tiyatro Yapımcıları Derneği (ANTİYAP) ile birlikte tiyatrolara destek amaçlı çalışmalar yürüttüğünü ifade eden Ünal Çeken, devlet ve belediyeden gelecek yardımlarla ilgili şunları söyledi:

“ANTİYAP Başkanı sevgili Ali Nihat Yavşan ABB ile böyle bir programlarının olduğundan ve bunu yazın hayata geçireceklerinden bahsetti fakat bu destek kucaklayıcı bir destek olmalı, tüm tiyatroları kapsamalı. Bağımsız tiyatrolardan da insanlar alınması, aidiyet duygumuzun diri tutulması lazım. Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü bir defa yardım yaptı bize. Bize dediler ki, ‘sana yardım etmemizi mi istiyorsun, önce bize olan borçlarını ödeyeceksin, bizden borcu yoktur kağıdı alacaksın’, öyle geleceksin. Bazı arkadaşlarımızın devlete olan yapılandırma borçları alacakları paradan daha fazlaydı.”

Devlet ve ABB yardımları dışında yıllardır seyircileri olan insanların da pandemi döneminde yardım ettiğini ifade eden Çeken, bazı seyircilerinin ev kirasını, birikimlerini hatta emekli maaşlarını tiyatroya yardım amaçlı getirdiğini aktardı.

“Çözüm devletten gelmeli”

Çözüm yolunun devletten geçtiğini belirten Çeken, sigortalı çalışanların ücretlerinin ve sigortalarının devlet tarafından karşılanması gerektiğini ifade etti. Ünal Çeken, verilecek bu destekle tiyatro emekçilerinin ekonomik durumlarının ve sağlıklarının güvence altına gerektiğini belirterek şunları söyledi:

“Biz bu dönemde sigortalı çalışanlarımızın parasını da ödeyemiyoruz, onlar sigortasız oldular şu anda. Örnek olarak, devlet bize belli sayıda sigortalı oyuncu alma fırsatı verecek, her tiyatronun o kadar kişiyi kurtarma şansı olacak. Bu müthiş bir şey olur, mesela devlet, bu kişilerin sigortasını ödeyebilir ve bu kişilere sahneye çıksalar da çıkmasalar da aylık asgari ücret verebilir. Bu iş bittiği zamanda da bu parayı bizden kesecek. Mesela on kişi alma imkanı verse ben iki tane müzisyen dostumuza da yardımcı olabilirim, işe gidemeyen üç tane müzisyen arkadaşımı alırım. Böyle bir şey olursa devlet bizi ele güne muhtaç etmedi diyebiliriz.”

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/30419
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Ankara Ortaoyuncuları: “Gelmeyen seyirci için her gün kapıyı açıyoruz”

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLEF’ten lisansüstü iletişim çalışmaları sempozyumu: İletişim ve Ötesi

İLEF, lisansüstü iletişim çalışmaları sempozyumuna ev sahipliği yapacak. "İletişim ve Ötesi" başlıklı sempozyum, Ekim ayında çevrimiçi olarak düzenlenecek.

Kapat