15 Kasım 2020, Pazar - 10:26

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

AYM kararına rağmen düzeltilmedi: “Yıpranma payı” sadece sarı basın kartı sahiplerine

Tarih: 15 Kasım 2020

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 1

Son olarak “basın kartı taşıma” koşuluna bağlanan hak, Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen tekrar aynı şekilde kabul edildi. TGS Başkanı Durmuş ve DİSK Basın İş Genel Sekreteri Yurttaş, gazetemize değerlendirdi.

Zor koşullar altında çalışan gazetecilerin hakları olan yıpranma payları yıllar geçtikçe ellerinden alınıyor. Yıllardır değiştirilip dönüştürülen yıpranma payı hakkından sadece bazı gazeteciler yararlanabiliyor.

Gazetecileri ve bütün matbaa çalışanlarını kapsayan yıpranma payı hakkı son olarak sadece “basın kartı sahibi” olan gazetecileri kapsayacak şekilde daraltılmıştı. Maddenin, basın kartı taşıma koşuluyla düzenlenmesini Anayasa Mahkemesi (AYM) eşitsizlik yarattığı gerekçesiyle iptal etmiş, gazetecilik yapmak için basın kartı taşımanın zorunluluk olmadığını belirtmişti. Basın kartı sahibi olmayan binlerce gazetecinin hak gaspı olan kanunun düzeltilmesi için AYM’nin tanıdığı süre bitmek üzereyken aynı düzenleme torba yasayla tekrar getirildi. Gelen yeni kanunda da AYM’nin iptal ettiği hükümler korunuyor. Yıpranma payı hakkından sadece basın kartı sahibi gazeteciler yararlanabiliyor.

Çalışma koşullarının yıpratıcılığı nedeniyle gazetecilere erken emeklilik sağlayan yıpranma payı hakkı ilk kez 1977 yılında tanınmıştı. Her yıla 90 gün ekleyen yıpranma payı sayesinde gazeteciler 5 yıl erken emekli olabiliyordu. Yıpranma payı hakkı, 2008 yılında AKP hükümeti tarafından kaldırıldı. Gelen tepkiler üzerine düzenleme değiştirilerek 2013 yılında tekrar getirildi. İlk halinden farklı olan yıpranma payında erken emeklilik 5 yıldan 3 yıla düşürülmüş ve sadece basın kartı sahibi olan gazetecileri kapsar hale gelmişti. Bu düzenlemeyle kimyasallara maruz kalan matbaa çalışanları da bu haktan men edilmişti. Meslek örgütlerinin ve gazetecilerin tepkisi üzerine Anayasa Mahkemesi yeni düzenlemeyi eşitsizlik yarattığı gerekçesiyle iptal etmiş ve bir kez daha düzenlenmesi için 9 ay süre tanımıştı. Tanının sürenin bitmesine sayılı günler kala torba yasayla eşitsizlik yaratan aynı koşul tekrar getirildi ve kabul edildi.

Yıpranma payı hakkının basın kartı koşuluyla tekrardan getirilmesini Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş ve DİSK Basın İş Sendikası Genel Sekreteri Özge Yurttaş gazetemize değerlendirdi.

Durmuş: “Vekiller ve Grup Başkanvekilleri gazetecilere yönelik uygulanan politikaların tam idrakında değiller”

TGS Başkanı Gökhan Durmuş, kabul edilen kanunun iptal edilen kanundan tek farkının yönetmelik yerine Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi olduğunu söyledi. AYM’nin iptal ettiği hükmün aynı haliyle geri geldiğini belirten Durmuş, mahkemeden bir iptal beklentilerinin daha olduğunu kaydetti. Yasanın genişletilmesini talep ettiklerini ve temaslarda bulunduklarını ifade eden Durmuş, olumlu bir havada geçen konuşmalara rağmen yasanın aynı haliyle geçtiğini dile getirdi. Bunun sebebini Durmuş, “Aslında ılımlı bir hava vardı, ‘tamam bakalım, düzeltelim’ ifadeleri kullanıldı. Açıkçası bizim görüştüğümüz vekiller ya da grup başkan vekilleri gazetecilere yönelik uygulanan politikaların tam idrakında değiller” diyerek açıkladı. Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de basın kartını meslek örgütlerinin vermesi gerektiğini söyleyen Durmuş, “Gazetecilerin kartlarını vermeyen bir İletişim Başkanlığı var. Kendine yakın gazetecileri gazeteci olarak tanımlayan ve dolayısıyla da yıpranmadan sadece kendine yakın gazetecilerin yararlanmasını isteyen bir İletişim Başkanlığı var” dedi. Bu yüzden yıpranma payı hakkının genişletilmediğini kaydeden Durmuş, “Kimin gazeteci olacağına o mesleğin örgütünün karar vermesi gerekiyor. İletişim Başkanlığı diye kurulmuş bir kurumun ve iletişim başkanının atadığı bir komisyonun değil” diye konuştu. Başkan Durmuş, sözlerine şöyle devam etti:

“Türkiye de basın kartı taşıyan gazeteci sayısı toplan çalışan gazetecilerin yarısından daha az. Şöyle de bir şey anlaşılmasın, bu muhaliflere vermiyorlar gibi bir durum değil. Türkiye’de basın kartı taşımayan 20 bine yakın gazeteci var. Bu gazetecilerin içinde iktidara yakın kuruluşlarda çalışanlar da var. Memlekette 20 bine yakın muhalif bir gazeteci yok. Basın kartı konusunda tamamen keyfe keder bir uygulama var. Bunun bir yansıması da yıpranmada yararlanma biçiminde oldu. Taşıyanların yararlandığı bir kanun çıkarttılar.”

Durmuş: “Gazetecilik bir ekip işi, bu kanunun matbaacıları da kapsaması gerektiğini düşünüyoruz”

Durmuş, Anayasa Mahkemisi’nin yeni düzenleme için tanıdığı sürenin 14 Kasım olduğunu ve sürenin bitmesine sayılı günler kala torba yasaya yıpranma payının konulmasının olumlu olduğunu söyledi. Bu konuda teşekkür de ettiklerini ifade eden Durmuş, “Ancak talebimiz bu düzenlemenin bütün gazetecileri, matbaa çalışanlarını kapsayacak şekilde çıkartılmasıydı” dedi. 2008 yılına kadar matbaa çalışanlarının da bu haktan yararlanabildiğini hatırlatan Başkan Durmuş, matbaa çalışanların tehlikeli kimyasallarla çalıştıklarını ve bu haktan yararlanması gerektiklerini düşündüklerini söyledi. Bunun birinci nedeninin sağlık olduğunu ifade eden Durmuş ikincisini şöyle açıkladı:

“Gazetecilik bir ekip işi. Haber kanallarında nasıl ki sunucu haberi sunarken arkasındaki editörün o haberi düzenlemesi muhabirin o haberi ortaya çıkarması gerekiyorsa gazeteler açısından da öyle. Muhabirin haberi yapması editörün düzenlemesi sayfa sekreterinin sayfayı düzenlemesi son olarak da matbaa işçisinin bunu basması gerekiyor. Ekip içinden bir parçayı bundan dışarı çıkartarak onları cezalandıramazsınız. Bu yüzden yıpranma hakkının matbaa işçilerini de kapsaması gerektiğini düşünüyoruz. Hala da bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

Yurttaş, “Sektörde ayrımsız şartsız tüm emekçilerin yıpranma hakkına sahip olmasını savunuyoruz”

DİSK Basın İş Sendikası Genel Sekreteri Özge Yurttaş, yıpranma payına dair torba yasada yer alan son düzenlemenin çok katmanlı bir sorun olduğunu söyledi. Yıpranma hakkının 15 yıl önce uygulamaya geçen Genel Sağlık Sigortası adlı sosyal güvenlik sisteminin emekçilerden gasp ettiği temel bir hak olduğunu kaydeden Yurttaş, “Bu tarihten beri yıpranma payı sürekli aşındırıldı” dedi. Yurttaş, yıpranma payı hakkının basın yayın alanındaki tüm emekçilerin hakkıyken torba yasayla bu hakkın sadece gazetecilerle sınırlandırıldığını belirtti. Riskli işkollarında çalışan matbaa emekçilerin haklarının gasp edildiğini ifade eden Yurttaş, “Bizim açımızdan basın yayın işkolu bir bütün. Sendikamız DİSK Basın İş ilk günden beri basın kartının meslek örgütleri tarafından verilmesini ve sektörde ayrımsız şartsız tüm emekçilerin yıpranma hakkına sahip olmasını savunmaktadır” dedi. Yurttaş, sözlerine şöyle devam etti:

“Bizim bir diğer itiraz noktamızı ise basın kartı uygulaması oluşturuyor. Biz basın kartının devlete / iktidara bağlı bir mekanizma tarafından dağıtılmasına en başından beri karşıydık. Çünkü bu kart basın üzerinde bir denetim mekanizmasına dönüşüyor. Nitekim keyfi kart iptalleri ve kart verilmesi, sonrasında kart sahibi olmayan gazetecilerin mesleğini yapamaz hale getirilmesi gibi çok sayıda örneği mahkeme kapısında, haber takibi sırasında yaşadık, yaşayacağız da. Şimdi de veriliş kriteri tamamen iktidara bırakılan bu karta sahip olanlara mahsus bir hakkın tanınması gündemde ki bu da hem ayrımcı bir uygulama hem de kabul edilemez bir durumdur.”

 

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/29663
Yol: Ana sayfa » Yazılar » AYM kararına rağmen düzeltilmedi: “Yıpranma payı” sadece sarı basın kartı sahiplerine

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yavuz Önen’i konu alan karikatür sergisi bugün sona eriyor

İnsan hakları savunucusu ve eski TMMOB Başkanlarından Yavuz Önen'i anlatan karikatürleri görmek için bugün son gün.

Kapat