19 Eylül 2019, Perşembe - 19:10

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Ayrımcılığa Karşı Dersler’de “Kadın” ve “LGBTİ” olmak konuşuldu

Tarih: 23 Nisan 2016

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 162

Ayrımcılığa Karşı Dersler bu hafta “Türkiye’de Kadın Olmak” ve “Türkiye’de LGBTİ Olmak” başlıklarında yapıldı. Etkinliğin konuşmacıları Yakın Doğu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Eser Köker ve Pembe Hayat Derneğinden Buse Kılıçkaya’ydı.

Prof. Dr. Ülkü Doğanay tarafından verilen Ayrımcılığa Karşı Dersler, bu hafta Türkiye’de kadın olmak ve LGBTİ olmak konularında tartışıldı. İLEF eski dekanı, Yakın Doğu Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Eser Köker’in “Türkiye’de Kadın Olmak” ve Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği aktivisti Buse Kılıçkaya’nın “Türkiye’de LGBTİ Olmak” başlığında konuştuğu açık ders, 22 Nisan Cuma günü 13.30’da ATK Sanatevi’nde yapıldı.

“Kadın olmak karşı çıkmaktır”

Fotoğraf: Uğur Kocager

Fotoğraf: Uğur Kocager

Prof. Dr. Eser Köker önce kadın olmanın ne demek olduğunu anlamak gerektiğini söyledi. Simone de Beauvoir’in “Kadın olarak doğulmuyor, olunuyor” sözüne atıf yapan Köker, kadın veya erkek olmanın biyolojik referanslarla tanımlanamayacağını belirtti.

Kadınlığın özünün, olmak ve yapmak olduğunu söyleyen Köker, kadınların iktidara direnmesinin nedenlerinin direniş pratiklerine bakılarak anlaşılabileceğini ifade etti. “Kadın olmak karşı çıkmaktır” diyen Köker, direniş pratiklerinden bağımsız bir kadınlığın olmadığını belirterek kadınlığın eril iktidara karşı çıkmak olduğunu söyledi.

“Türkiye’de kadın olmak saklamak, biriktirmek, el vermektir”

Kadınların uzun yıllardır yaşam hakkı için direndiğini ifade eden Köker, Türkiye’de kadınların hak mücadelesinin Cumhuriyet öncesinde de olduğunu hatırlattı.

Sözlerini, “Türkiye’de kadın olmak saklamak, biriktirmek, el vermektir. Siz de öğreneceksiniz. Öğrenmezseniz bizim başımıza gelen sizin de başınıza gelir, geçmişinizi bilmezsiniz” diyerek devam eden Köker,  “Özellikle kadınlığı muhalif bir kimlik olarak kuran her kadına; kaydet, sakla, el ver diyorum” dedi

Fotoğraf: Merve Güleç

Fotoğraf: Merve Güleç

“Tektipleştirilmeye çalışılan bir sistemin içerisindeyiz”

İkinci açık derste ise, “Türkiye’de LGBTİ olmak” konusu, Buse Kılıçkaya tarafından işlendi. Trans bireylerin geçmişte yaşadığı zorlukları anlatan  Kılıçkaya, sorunların herkesin ortak sorunu olduğunu söyledi. Birbirimize benzemediğimizi vurgulayan Kılıçkaya, “Tektipleştirilmeye çalışılan bir sistemin içerisindeyiz, benzerliklerimizi aramak için bir kaos yaratılmış ve biz bu kaosun içerisinde yok ediliyoruz” dedi. Farklılıkların insanların işine gelmediğini söyleyen Kılıçkaya, bir transın kendisini var etmesinin hiçbir sisteme entegre edilemeyecek bir şey olduğunu açıkladı.

“Korkularımızı etkileşimden uzak durmadığımız müddetçe yeniyoruz”

Kendini nasıl var edeceği, dışarıya nasıl çıkacağı konusunda çok uzun süre düşündüğünü anlatan Kılıçkaya, “Ne zaman cesaret edip korkularımla yüzleşmeye başladım, o zaman korkulacak hiçbir şey olmadığını gördüm” dedi.

Her sene düzenlenen Onur Yürüyüşü’nden bahseden Kılıçkaya, insanların kendilerini ifade ettikleri şekilde orada bulunduklarını anlattı. Birbirimizi anlamaktan, konuşmaktan, temas etmekten korkmamız gerektiğini söyleyen Kılıçkaya, “Korkularımızı etkileşimden uzak durmadığımız müddetçe yeniyoruz” dedi.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/10954
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Ayrımcılığa Karşı Dersler’de “Kadın” ve “LGBTİ” olmak konuşuldu

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara “edebi muhit” olarak raflarda

Necati Tonga, modern Türk Edebiyatında yenileşme hareketlerini hazırlayan Ankara’nın kültürel atmosferini anlamak için yazdı.

Kapat