20 Kasım 2017, Pazartesi - 10:39

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Bir depo benzin neredeyse bir altın bilezik fiyatına

Tarih: 19 Ekim 2011

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 51

Dünyada akaryakıt pahalılığında, ilk sırayı kimselere kaptırmayan Türkiye’de akaryakıta gelen zamların ardı arkası kesilmiyor.

Irak’ta savaş halinin giderek sona ermesi, dünyada petrol varil fiyatlarının düşmesine sebep olurken, kullandığı akaryakıtın yüzde 10’unu kendi üreten Türkiye’de fiyatlar gitgide yükseliyor. Akaryakıtın, devletin en büyük ve istikrarlı vergi kaynaklarından biri olması da, bu durumun etkenleri arasında.

Zorunlu çevrecilerdeniz

Bir litre benzinin dört lirayı bulduğu Türkiye’de, insanlar tasarruf edebilmek için her yola başvuruyor. Likit petrol gazı (LPG) kullanımı, tasarruf adına yapılan en bilindik ve en yaygın yöntemlerden birisi. LPG firmalarının, televizyon programlarına sponsor olacak kadar büyümeleri, bu durumun en açık göstergesi. Ancak bu durum hükümetin gözünden kaçmadığı için, oran olarak en fazla vergi LPG’den alınıyor. Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği (TMMOB) içinde, sızdırmazlık raporu verilen şubede görev alan mühendis Aydın Yıldırım, sırf kendi şubelerinde, günde 80 ile 100 adet yeni LPG projesi onayladıklarını söyledi. Bir diğer tasarruf yöntemi olan ve araçların yazılımlarında değişiklik yaparak yakıt tasarrufu sağlayan çipler de git gide yaygınlaşıyor. LPG’nin diğer yakıtlara göre daha az karbon monoksit içermesi, Türkiye’yi çevreci akaryakıt kullanımında dünyada İtalya ve İspanya’nın ardından üçüncü sıraya yerleştirdi. İşin komik tarafı İtalya ve İspanya bu unvanı çevrecilik amacıyla, Türkiye ise tasarruf edelim derken kazandı.

Ferrari’sine tüp taktıran bilge

Akaryakıt fiyatlarının bu denli yüksek olması, en pahalı, en lüks otomobil firmalarını bile, görece az yakıt tüketen motorlar üretmeye itiyor. Bu durumun taleple doğru orantılı gittiği yadsınılamaz bir gerçek. Çünkü aracın kendisi ne kadar pahalı olursa olsun, insanlar en az yakıt tüketen modeli tercih ediyor. Mercedes firmasının Türkiye distribütörlüğünü yapan Mengerler Otomotiv satış sorumlusu Oğuzhan Ardıç, yüz bin liralık araçlar da dahil, motor hacmi iki litrenin üzerindeki araçları satmakta zorlandıklarını söyledi. Bir dönem Türkiye’de Ferrari marka aracına LPG sistemi taktırdıktan sonra, firma tarafından aracı elinden alınan kişinin dramı, bu durumun en trajikomik örneklerinden birisidir.

Çevreci olmak külfetli iş

LPG sistemiyle aynı dönemde sunulan, ancak dolum istasyonu olmadığı için yaygınlaşmayan CNG (oto doğalgaz) sistemi, belediye otobüslerine kısmet oldu. CNG’nin Ankara’da sadece bir adet özel dolum tesisi Gülveren semtinde bulunmakta, diğer dolum tesisi ise Maltepe’de, Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne ait. Dünyada yarım asırı aşkın bir süredir, konsept olarak üretilen ve geliştirilen, ama bir türlü seri üretime geçilemeyen elektrikli otomobilde ise, sona yaklaşıldı. Son dönemde haberlerde sıkça yer alan elektrikli otomobiller, sağladığı yakıt tasarrufu ve çevreci nitelikleriyle, dikkat çeken bir teknoloji. Hükümet ise bu teknolojinin yaygınlaşmasında bu araçların yıllık bandrol bedellerini en lüks jiplerin bandrol bedelleriyle bir tuttu.

Kaçak mazot gerçeği

Benzinli araçlara göre daha fazla yakıt tasarrufu sağlayan dizel araçlar, fiyatları benzinlilere göre daha pahalı olsa da daha çok tercih ediliyor. Buna rağmen motorin fiyatının benzinden pek de farkının kalmayışı, bu tercihi gün geçtikçe anlamsız kılıyor. Kaçak mazot kullanımı yıllardır önüne geçilemeyen sorunlardan biri. Kaçak mazot konusunda denetimlerin artırılacağının açıklanması sonrası bu konuda Türk Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) yönetim kurulu üyesi İsmet Salihoğlu, kaçak mazot kullanımının hırsızlıktan farkının olmadığını, kullananların ve kullanımına izin verenlerin en ağır cezalarla cezalandırılması gerektiğini söyledi. Buna nazaran bazı kamyon şoförlerinin, mazotla beraber en ucuz yağ ile tineri karıştırıp depolarını doldurmaları, kısa vadede kârlı, uzun vadede zararlı olsa da, tasarruf adına yapılan en tuhaf uygulama olarak göze çarpıyor.

Sınır tanımayanlardanız

Burgaristan sınırında yaşayan çifte vatandaşlarımız, depolarını, petrol kaynağı olmayan Bulgaristan’dan, litresi 2.20 TL’ye dolduruyor. Suriye’ye de vize olmadığından, bu bölgede yaşayan vatandaşlarımız, çözümü, benzinin litresi 1.50 TL olan Suriye’de buluyor.

Hepimiz cennetliğiz

Akaryakıt fiyatları konusunda adım atan hükümet, vergi konusuna değinmektense, toplam maliyetin sadece yüzde 10’unu oluşturan dağıtımcı firma payında indirime gidilmesini öneriyor. yüzde 30 ÖTV’li fiyata eklenen yüzde 18 KDV ile millete verginin de vergisini ödeten devletin, akaryakıttan aldığı toplam vergi yüzde 65’lere ulaşıyor. Ankara Cebeci’de taksi şoförlüğü yapan Bülent Yıldırım, Atatürk’ün ‘Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır.’ sözüne gönderme yaparak, vergi vermek gerçekten kutsalsa, litresi 4 TL olan benzinin 2.90 TL’sini vergi olarak ödeyen bizler, çok kutsal insanlarız ve hepimiz bu durumda cennete gitmeyi çoktan garantilemiş oluyoruz.” dedi.

Toplu itiraz havası yok

Bireysel olarak sorulduğunda, bu duruma herkes tepkili, ancak bu konuda toplu bir eylem henüz söz konusu değil. Son günlerde, sosyal ağ niteliği taşıyan internet sitelerinde, cılız da olsa protesto girişimleri söz konusu. Ancak bu protestolar ciddi boyutlara ulaşmadığı sürece, alkol ve sigarayla birlikte akaryakıt, devletin en iyi gelir kapılarından biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/1904
Yol: Anasayfa > Yazılar > Güncel > Bir depo benzin neredeyse bir altın bilezik fiyatına

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık çalışanlarına dönük şiddet bitmiyor

Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet hem hastalar hem de sağlık çalışanları açısından önemli bir sorun teşkil ediyor. Doğrudan ya da dolaylı yoldan şiddete maruz kalan sağlık çalışanları huzursuz oldukları bir ortamda mesleklerini yapmaya çalışıyor.

Kapat