19 Kasım 2017, Pazar - 00:46

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Çarşamba Söyleşisinde Televizyon Konuşuldu

Tarih: 17 Şubat 2014

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 112

“Kamp Ateşi Sönüyor Mu? Televizyonu Yeniden Düşünmek” başlıklı Çarşamba Söyleşisi’nde konuşmacı olan Sevilay Çelenk, televizyonda bir evrenin kapandığını, televizyonun radyonun ayak izlerini takip ettiğini söyledi.

celenk1a“Kamp Ateşi Sönüyor Mu? Televizyonu Yeniden Düşünmek” başlıklı Çarşamba Söyleşisi’nde konuşmacı olan Sevilay Çelenk, televizyonda bir evrenin kapandığını, televizyonun radyonun ayak izlerini takip ettiğini söyledi. Eskiden ailece izlenen televizyonun günümüzde internet kullanımının ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla birlikte itibarsızlaştığını vurguladı. 2006’da Türk dizilerinin dünyaya açılmasıyla televizyonun altın çağını yaşadığını ifade etti. Çelenk, televizyonu “ötekiyle karşılaştığımız tek mecra” şeklinde tanımladı ve “Hakikat TV dizilerini inşa ediyor” dedi. Türk dizi tarihinde üç kırılma noktası olarak Avrupa Yakası, Kara Melek ve Asmalı Konak dizilerini örnek gösterdi. Avrupa Yakası’nın bir durum komedisi olduğunu, Kara Melek’te idealize edilemeyen kadın anti kahramanın başrolde oluşunu, Asmalı Konak’ta ise güçlü yan öykülerle aile, ulus, muhafazakarlık hattının TV aracılığıyla kurulduğunu söyledi.

İletişim ve medya çalışmalarında televizyon araştırmasına pek rağbet edilmediğini vurgulayan Çelenk, özellikle Türkiye’de eleştirel bir perspektifle televizyon araştırması yapılmadığını söyleyerek sınırlı sayıda olan araştırmaların çoğunda televizyonun kendine özgü anlatım dilinin dikkate alınmadığını belirtti. Çelenk’in sunumunun ardından dinleyiciler soru ve görüşlerini dile getirdi.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/3193
Yol: Anasayfa > Yazılar > Güncel > Çarşamba Söyleşisinde Televizyon Konuşuldu

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sağlık çalışanlarına dönük şiddet bitmiyor

Sağlık çalışanlarına yönelik artan şiddet hem hastalar hem de sağlık çalışanları açısından önemli bir sorun teşkil ediyor. Doğrudan ya da dolaylı yoldan şiddete maruz kalan sağlık çalışanları huzursuz oldukları bir ortamda mesleklerini yapmaya çalışıyor.

Kapat