19 Mayıs 2019, Pazar - 00:59

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

(CHP lideri gençlerle buluştu -2) “Kriz ciddileşerek devam edecek”

Tarih: 16 Nisan 2019

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 83

Kemal Kılıçdaroğlu, yerel seçimlerle ilgili “Sizce CHP’ye seçimi ekonomik unsurlar mı kazandırdı? Yani ekonomik kriz olmasaydı CHP büyükşehirleri kazanabilir miydi?” sorusuna ekonomik kriz başlamadan da büyükşehirleri alacaklarını söylediklerini ve bu illere özel olarak yoğunlaştıklarını belirterek “Kazanırdı” diye cevap verdi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM CHP Grup Yönetim Kurulu Toplantı Salonunda, genç gazeteci adaylarıyla bir araya geldi. Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı öğrencileri ile İLEF öğrencilerinden oluşan bir grubu kabul eden Kılıçdaroğlu, İstanbul başta olmak üzere tartışmaların halen sürdüğü yerel seçimlerden, üniversitelerin durumuna kadar pek çok konuda soruları yanıtladı.

Ekonomik krizin mutfağa tam olarak yansımadığını ve hükümetin ekonomik krizin aşılması konusunda çözüm üretemediğini belirten CHP Genel Başkanı, “Ekonomiyi çevirebilmesi için 100-120 milyar dolarlık bir sıcak paraya ihtiyacı var. Parayı bulmakta zorlanıyor. Biz seçimler sırasında da öncesinde de, ‘Eğer böyle giderse bunlar IMF’ye gidecekler’ dedik. Bu görüşmelerin kapı arkasında devam ettiği söyleniyor ama ne kadar gerçek bilmiyoruz. Ama ekonomide ciddi bir kriz var, kriz ciddileşerek devam edecek” diye konuştu.

Ekonomik krizin faturasının geniş halk kitlelerine yansımaması için geçtiğimiz ağustos ayında 13 maddelik “Krizden Nasıl Çıkılır?” başlıklı bir çalışma yaptıklarını ama iktidarın bu çalışmayı dikkate almadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Hiç 13 maddeye takılmadılar. ‘Vay efendim nasıl konuşursunuz siz’ dediler. Niye konuşmayalım? Türkiye’nin krizden çıkması lazım, çünkü faturayı geniş halk kitlelerine yüklüyorlar. Faturayı kim ödeyecek? Sarayda oturan kişi bu faturayı ödeyecek mi?” diye sorarak şunları dile getirdi:

“Hayır, onun keyfi yerinde, mutfağı yerinde, parası pulu tamam, bindiği uçak bedava, oturduğu konut, saray bedava. Dolayısıyla o ekonomik krizin getirdiği yükü çekmiyor yani farkında bile değil. Ben saray çevresinin de bunun farkında olduğu kanısında değilim. Saray çevresinde de oradan beslenen bir grup daha var. Dolayısıyla yani ekonomik krizin topluma yansıması bundan sonra çok daha fazla olacak. Bu gerçeği hepimiz önümüzdeki süreçte göreceğiz.”

Yandaş medya yorumu: “Protesto etmeye kalkarsak onlara yarar”

CHP lideri Kılıdçdaroğlu, medyanın özellikle seçim sürecinde kendilerine yönelik tutumunun hatırlatıldığı bir soruya verdiği yanıtta, yandaş medyanın halk üzerinde bir etkisinin olmadığını dile getirdi. Kılıçdaroğlu’nun soruya yanıtı şöyle oldu:

“Onları protesto etmek gibi bir hakkımız olduğunu düşünmüyorum. Ne olabilir, televizyona çağırsalar gidiyoruz zaten ama çağırmıyorlar, gazeteleri zaten bizi haber yapmıyorlar, ancak bir eleştiri olursa haber yapıyorlar. Etkinliği olan, gücü olan attığı manşetlerle ses getiren gazeteler değil, dolayısıyla herhangi bir etkileri yok. Protesto etmeye kalkarsak onlara yarar. Herkes de bize ‘niye protesto ettin’ der hatta. Bildiğimiz şu ki kamu ihalelerinden besleniyorlar, onlarla ayakta duruyorlar, bunun dışında kamu kurumlarının ilanları var. En son yurt dışı gezisinde de gördüm ki uçakta bu tür gazeteler hiç alan olmuyor, okunmuyorlar.”

“Gazeteci, siyasetçiyi en sert şekilde eleştirebilir”

Siyasetçi-gazeteci ilişkisine dair de konuşan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, medya mensuplarının görevinin siyasetçileri sorgulamak olduğunu belirtti. Gazetecilerin siyasileri sorgulamasının en doğal hakları olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin şunları söyledi:

“Bir bürokratı çok sert eleştiremezsiniz, tazminata mahkûm olursunuz ama bir siyasetçiyi en sert şekilde eleştirebilirsiniz. Çünkü o ülkeyi yönetmeye talip olmuştur. Ülkeyi yönetmeye talipsen bütün bu eleştirilere kulak kabartacaksın, dinleyeceksin. Çünkü o eleştiri gereksiz yere bir eleştiri değil. Genel başkan olarak benim bakış açım böyle. Bizi eleştirebilirler fakat bütün aradığım eleştirinin önce ön yargısız ve samimi olması. Gazeteci ön yargıyla bakıyorsa o zaman samimi değildir. Bizim de eksiğimiz, hatamız olabilir. Eksiklik ve hata kamuoyuna gazeteci, yorumcu tarafından aktarılabilir.”

“Türkiye, bir üniversiteler mezarlığı”

Türkiye’de sayısı son yıllarda artan üniversitelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

“Üniversite dediğiniz aslında bilim üreten bir kurum. Üniversitelerin öğrencileri, akademik kadrosu var. Bunun getirdiği hayatı sorgulama, dünyayı sorgulama, olayı sorgulama gibi bir görevi var. Bilimin üretildiği yerde düşünceye sınırlama getiremezsiniz, orada her türlü düşünce özgürce tartışılacak. Türkiye’de bu ortam yok. İkincisi şu: Ne dedik? Önce gerçekten hayatı bilen, bilimi bilen, bilimin önemini bilen, sorgulamayı bilen ve bunu öğrencilerine anlatan bir akademik kadroya ihtiyaç var. Böyle bir akademik kadro yoksa üniversite olmaz. Bina yapıyorsunuz gayet güzel, öğrenci var o da güzel ama akademik kadro yok. Adına üniversite yazmakla orası üniversite olmuyor. Türkiye, bir üniversiteler mezarlığı.”

“Sivil ölüme terkedildiler”

Barış İçin Akademisyenler Bildirisi’ne imza atıp tüm kamu görevlerinden men edilen akademisyenler için ise CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu örneğini gösteren Kılıçdaroğlu, 12 Eylül’de ihraç edilen ve 1402’likler olarak bilinen akademisyenlere de değinerek, “Özel üniversitelerde de yer bulamıyor, yurtdışına çıkamıyorlar. Şimdi düşünün üniversitede ders vermesi yasak ama TBMM’de yasa yapabiliyor ve şimdi belediye başkanı olamaz dendi. Niye belediye başkanı olamaz? Bu Türkiye’de demokratik standartların çok gerilediğini gösteriyor. Barış Akademisyenleri bir bildiri yazdı diye ya da bildiriye imza attı diye… Ben de o bildirinin bazı bölümlerini beğenmedim ama sonuçta bu insan oturmuş bir bildiri imzalamış. Üniversiteden atıldılar, üniversiteden atılmalarının dışında kamuda çalışmaları da yasaklandı. Yani sivil ölüme terkedildiler. Bunu yapan bir siyaset kurumu. 1402 numaralı yasayla üniversitede bir kıyıma gidildi çok sayıda akademisyen akademiden atıldı. Ama onlar hiç değilse bir yerde iş buldular. Bunlara kamuda iş kesinlikle vermiyorlar” diye konuştu.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/22806
Yol: Ana sayfa » Yazılar » (CHP lideri gençlerle buluştu -2) “Kriz ciddileşerek devam edecek”

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLEF, en engelsiz fakülte oldu

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen 2019 Yılı Engelsiz Üniversite Ödüllerinde İLEF, Mekanda Erişim ve Eğitimde Erişim alanlarında engelsiz fakülte ödülü aldı. Ankara Üniversitesinden iki fakülte ve iki yüksekokulu daha Mekanda Erişim ödülü alırken İLEF, Eğitimde Erişim ödülü alan tek fakülte oldu.

Kapat