17 Mayıs 2019, Cuma - 22:10

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Dijital kültürde yaşlanma Antalya’da konuşuldu

Tarih: 05 Mart 2019

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 91

Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü ile Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Ankara Üniversitesi çatısı altında kurulan NetLab, Antalya’da “Dijital Kültürde Yaşlanma ve Sonrası” çalıştayı düzenledi.

Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü ile Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesinin ortak organize ettiği “Dijital Kültürde Yaşlanma Ve Sonrası” çalıştayı, NetLab desteğiyle hayata geçirildi. Çalıştay, 1 Mart’ta Akdeniz Üniversitesi Akdeniz Uygarlıkları Araştırma Enstitüsünde, 2 Mart’ta ise 2014 yılından beri yaşlılık araştırmalarının yürütüldüğü Gökbük Köyü’nde gerçekleşti. Öğrencilerin geçten dönem boyunca dijital kültür ve yaşlılık teması altındaki çalışmalarını paylaştığı etkinliğe, 4 üniversiteden 19 yüksek lisans ve doktora öğrencisi katıldı.

Çalıştayda Doç. Dr. Özgür Arun ve Prof. Dr. Mutlu Binark’ın danışmanlığında sunum yapan lisansüstü öğrencileri, Arun ve Binark’ın saha deneyimlerini dinlediler. Çalışma konuları yaşlanma bağlamında yeni iletişim teknolojileri üzerinde ortaklaştı.

Doç. Dr. Arun: Türkiye için büyük sorun zenginleşmeden yaşlanmak

Etkinliğin ilk gününde çalışmalarına ilişkin deneyimlerini paylaşan Doç. Dr. Arun, yaşlılık çalışmalarında yaşam boyu perspektifin önemi üzerinde durdu. Yaşlıların karşı karşıya kaldığı eşitsizliğin, aslında 65 yaşın ardından görünürlüğü artan bir deneyim olduğunu aktaran Arun, Türkiye’nin yaşlanma gündemine dair çalışmasından şu satır başlarını paylaştı:

“80 yaş üstü kesim Türkiye’de 2050 yılında 10 katına çıkacak. Bu tüm dünyadaki trend ama Türkiye’de bu daha fazla olacak. Erkekler daha erken ölecek, ama sebebi net değil. Yaşlı erkekler arasındaki intihar oranı çok daha fazla. Politikacıların nüfusa dair söylemleri Avrupa’da değişikliğe sebep olmuyor. Ancak Türkiye’de son 4-5 yılda nüfus artış hızı azalmayıp sabitlendiğine dair gözlemler var. Suriye’den gelen göçmenlerin nüfus projeksiyonların da dahil edilmesine dair çalışmalar ise yeni tamamlanıyor. Nüfusun yaşlanması değil, hızla yaşlanması sorun. Yaşlı nüfusun 2 katına çıkması için gereken süre Türkiye için 15 yıl, Fransa için 115 yıl. Japonya için 20 yıl. Türkiye için zenginleşmeden yaşlanmak büyük sorun, çünkü yaşlanan toplumlar teknolojiyi daha rafine kullanana refah toplumları. Eşitsiz yaşlanma. Yaşlı kesimin geliri Türkiye’de artış göstermiyor. Bu trend, 2006’dan beri var, BRICS ülkelerinde bile artarken Türkiye’de yaşlıların hane halkı gelirleri sabit kalıyor, ya da azalıyor. Türkiye’de yaşlı yoksulluğu yüzde 16-17, çocuk yoksulluğu ise yüzde 25 dolaylarında. ABD ve İsrail’den sonra üçüncü. Yoksulluğu ise yaşa bağlamadan önce düşünmeli. Ölüm, hastalık ve engellilik yaşlılar arasında değil, yoksullar arasında daha yaygın.”

Prof. Dr. Binark: Öğrenciler dijital eşitsizlik ve yaşlanan kuşaklar meselesi üzerine kafa yordular

Prof. Dr. Binark ise çalıştayın yapılma hikayesini ve öğrencilerin sunumlar için seçtikleri konuları anlatarak başladığı konuşmasında, öğrencilerin çalışma alanlarındaki çeşitliliğe dikkat çekti. Arun’dan gelen teklifle çalıştay hazırlıklarını yaptıklarını belirten Binark, şunları kaydetti:

“Özgür Arun, konuyu SENEX Dergisi’nin tema editörlüğüne teklif etti. Bu sene Hacettepe Üniversitesi’nde verilen Yeni Medya Çalışmaları dersini alanlarla birlikte bu çağrıyı değerlendirebilir miyiz diye düşündük. Öğrencileri, dönem ödevlerinin konusunun sadece yeni medya çalışmaları değil, yaşlılık ekseninde olması şekilde odaklandırdık. Dersi alan öğrenciler dijital eşitsizlik ve yaşlanan kuşaklar meselesi üzerine kafa yordular, farklı konularda çalıştı. Görme engelli yaşlılardan, Ankara Büyükşehir Belediyesinin bilgi edinme merkezi üzerine, Facebook’ta örgütlenen bir grup yaşlının boş zaman pratiğinden, kolektif bellek üzerinden bir araya gelen yaşlıları kadar çalışanlar oldu. Yaşlılara yönelik akıllı telefon teknolojileri çalışıldı. Ama çalışmaların ortak noktası yeni iletişim teknolojilerinin sürekliliği içerisinde yaş, etnisite ve toplumsal cinsiyet gibi konuların kesişimi oldu.”

Gökbük Yaşlılık Araştırması yerinde incelendi

Çalıştayın ikinci ayağı, 5 yıldır yaşlılık araştırmalarının saha çalışmalarının yapıldığı Finike’nin Gökbük Köyü’nde gerçekleşti. Paydaşların Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölümü, Finike Belediyesi, Finike Kaymakamlığı, Göktürk Mahallesi Muhtarlığı ile Gökbüklülerin olduğu Gökbük Yaşlılık Araştırmasını yerinde incelemek için köye düzenlenen gezide, Türkiye’nin yaşlanma çalışmaları üzerine kullanılacak ilk bilim merkezi de tanıtıldı.

Doç. Dr. Arun: Sonraki kuşaklar da deneyimi burada sürdürsünler

Gezide 50 yaşından küçük kimsenin ikamet etmediği köydeki yaşam pratiklerine dair anekdotlar paylaşılırken Arun ve Gökbük Köyü Muhtarı İsmail Aydıntaş değerlendirmelerde bulundu.

Arun şu ifadeleri kullandı:

“Üniversite bir köye bir bilim merkezi kurmuş olacak. İnanıyorum ki, hem Finike Belediyesi hem de Finikeli hayırseverlerin katkılarıyla 2019 yılında bu bilim merkezimizin ilk sınıflarını yapmış olacağız. İstiyoruz ki bizden sonraki kuşaklar da edindikleri deneyimi burada yaygınlaştırarak sürdürsünler. Bunu yaparken de katılımcı bir şekilde, Gökbük köyü sakinleri, Finike’deki kamunun önemli yetkilileri ve özel sektörden hayırsever iş insanlarıyla birlikte ortak yapacağımız bu çalışmanın kuşaklar boyu devam etmesini istiyoruz. Burada ürettiğimiz bilgiyle yeni araştırmacılar yetiştirmeye çalışacağız ve ürettiğimiz bilgiyi de kamu yararına kullanmaya çalışacağız.”

Arun bunun yanında Türkiye’de 17 bin tane terk edilmiş okul binası olduğunu ve diğer bölgelerdeki okul binalarının yereldeki ihtiyaçlara göre dönüştürülerek Türkiye’nin yaşlanma dinamikleri düşünülerek okul binaları tasarımlarının yeniden ele alınabileceğini söyledi. Girişimlere 2014 yılında başladıklarını aktaran Arun,

“Ana fikir şuydu: Bu okulun yapımında yer alan ve bu okulda okuyan son kuşak şu an Gökbük’te yaşlı kuşakları oluşturuyor ve onlar hayatlarını kaybetmeye başlıyorlar. Biz burayı da bilim merkezine dönüştürerek bu yaşlı kuşağı bu okula yeniden sokmak istiyoruz. Burada üreteceğimiz çalışmalarla buradaki yaşlı insanlara hizmet katmak istiyoruz” diye konuştu.

Muhtar Aydıntaş: Buradaki en genç 50 yaşında

Gökbük Köyü Muhtarı İsmail Aydıntaş ise çalıştayda Arun’un ardından konuştu. Gökbük Köyü’nün 1980 yılına kadar nüfusu bine dayanan genciyle yaşlısıyla cıvıl cıvıl bir köy olduğundan bahseden Muhtar Aydıntaş “1980’li yıllardan itibaren buradaki genç nüfus Antalya’ya turizme kaçtı. Gidenler çocuklarını da götürdü. Bu sefer köyde bizler yaşlı kesim olarak hayatımızı idame ettirmeye başladık. 2014 yılında ise Özgür Hoca köye geldi, kurduğu ikili ilişkilerle çalışmalarını köye kabul ettirdi. Köylü de yardımcı olmaya başladı. Yerel yöneticiler de bu işlere sıcak baktı. Neler olabilir? Buradaki en genç 50 yaşında. Bu insanların yaşamlarını kolaylaştıracak projelerin ortaya çıkacağını umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/22131
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Dijital kültürde yaşlanma Antalya’da konuşuldu

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Güngör: Kişiye özel beslenme programı hazırlanmalı

İLEF'te "Yazdan Önce Son Çıkış” başlıklı etkinlikte konuşan Beslenme ve Diyet Uzmanı Sibel Güngör, herkesin günlük rutinini farklı olmasından kaynaklı kişiye özel beslenme programı hazırlanması gerektiğini belirtti.

Kapat