20 Ekim 2017, Cuma - 22:56

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Gazeteci Küçükşahin’den “Adalet Yürüyüşü” kitabı

Tarih: 05 Ekim 2017

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 67

Deneyimli gazeteci Şükrü Küçükşahin, Adalet Yürüyüşü’nü kitaplaştırdı. Mesleğe GÖRÜNÜM’de başlayan Küçükşahin, “Adalet İçin Yürümek” kitabı ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Gazeteci Şükrü Küçükşahin, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 15 Haziran günü başlattığı ve toplam 23 gün süren Adalet Yürüyüşü’nü kitaplaştırdı.

Yürüyüşü baştan sona takip eden Şükrü Küçükşahin, iki ayı aşan bir çalışmanın ardından, “Adalet İçin Yürümek” başlığıyla bir kitap çıkardı. Alt başlığı “Magna Carta’dan 802 Yıl Sonra” olan kitap, okuyucusuyla geçen hafta buluştu.

Mesleğe GÖRÜNÜM’de başlayan İLEF mezunu deneyimli gazeteci Şükrü Küçükşahin, “Adalet İçin Yürümek” ile ilgili sorularımızı yanıtladı.

Kitap yazma fikri ilk ne zaman ve nasıl oluştu?

İtiraf edeyim yürüyüşe katılırken, “kitabını da yazayım” diye hiç düşünmedim. Ben daha çok Periscope yayınlarımla ve video kayıtlarıyla bu yürüyüşü kalıcı görsel bir materyele dönüştürürüm, diye düşünmüştüm. Ancak orada CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’a “Yürüyüşün filmi, belgeseli yapılıyor mu?” diye sordum. O da yapıldığını söyledi ama “yürüyüşün bir de kitabının yazılması lazım. Bu iş için de en uygun isim sensin” dedi. O an aklıma geldi ama yolun yarısı da geçilmişti. Bir gazeteci olarak bu benim eksikliğimdir. Keşke başından beri planlayarak gitseydim yürüyüşe. Ancak hem Periscope yayınlarım hem kendi video kayıtlarım vardı. Onlar bana çok yardımcı oldu, hepsini deşifre ettim. Onlarca yürüyüşçüyle konuştum. Sonra da kitap ortaya çıktı.

Elinizdeki malzemeyi nasıl değerlendirdiniz, yardıma ihtiyaç duydunuz mu?

Kitabımı hazırlarken sevgili öğrencim Uğur Kocager bana çok yardım etti, sağ olsun. Hataları gözden geçirmesi ve düzeltmesi için her yazdığım bölümü ona atıyordum. Sonradan arkadaşlarından öğreniyorum ki merakla bekliyormuş sonraki yirmi sayfada ne olacağını. Sonra da itiraf etti zaten bazı bölümlerde çok duygulandığını. Bunu kitabın yayınevindeki editörü Elif Çongur’dan da duyduk. Evet duygusal şeyler var çünkü ülkede gerçekten çok büyük bir adalet sıkıntısı var. Bu kitapla yurdun dört bir yanından gelen insanların adaletsizlik hikayelerini ve hak arayışlarını aktarmaya çalıştım.

1

Sizce Adalet Yürüyüşü gazetecilik açısından ne ifade ediyordu?

Geçtiğimiz yaz Cumhuriyet tarihinin en önemli siyasi eylemlerinden birini yaşadık. Siyasi anlamda dünyadaki en uzun süreli ve en uzun yürüyüş gerçekleşti. Gazetecilik açısından, bu eylemin yapılışını veya ideolojik durumunu benimseyelim ya da benimsemeyelim, kesinlikle önemli bir deneyimdi. Böylesi önemli bir olayı gazeteciyim diyen herkesin yakından takip etmesi gerekirdi. Ben de bir gazeteci olarak bu yürüyüşü izledim ve gazeteci etiği çerçevesinde de deneyimlerimi aktarmaya çalıştım. Oradan yaptığım Periscope yayınlarıyla yürüyüşü halka duyurmaya çalıştım. Güzergâh zaman zaman internete el vermiyordu. Bu durumlar dışında günde dört beş kez yayın yaptım ve çok da takip edildi. Hala zaman zaman karşıma çıkan insanlar “o yürüyüşü sizinle birlikte izledik, sizinle birlikte değerlendirdik” diyorlar. Bu durum beni sevindiriyor.

Yürüyüş sırasında pek çok gazeteci “aktivist” olmakla suçlandı. Yürüyüşü baştan sona takip eden ve ardından kitap yazan bir gazeteci olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yürüyüşün felsefesini gazeteci olarak destekledim ve yayınlarımda bunu da belirttim. Ancak bunu bir siyasi parti eylemi olarak görüp, içselleştirmedim. Yüz altmıştan fazla gazetecinin tutuklandığı, suç unsuru olarak sadece haberlerin gösterildiği bir ülkede gazetecilik de, galiba, aktivistlikle iç içe geçti. Bakın bugün hapishanede yatan gazeteci sayısında dünyada birinciyiz. Türkiye maalesef gazetecileri aktivist olmaya zorluyor. Haberler suç unsuru olarak gösteriliyor. Bu yürüyüş bağlamında adalet, kuşkusuz en çok gazetecilere lazım. Unutmayalım ki yargının bağımsız olmadığı bir ülkede gazetecilik yapılamaz. Bu dönemde gazetecilikle aktivistliğin iç içe geçtiğini gözlemliyorum. Ancak şartlar ne gerektirirse gerektirsin yine de biz orada gazetecilik için vardık.

Peki sizce gazeteciler, meslekleri açısından başarılı bir sınav verdi mi?

Bence yetersizdi ama yine de çok sayıda gazeteci vardı. Daha da önemlisi dünyanın hemen hemen bütün televizyon kanalları ve gazetelerinin basın mensupları bu yürüyüşü izledi. Hatta çok önemli kısmıyla da görüştüm. Güzel haberler çıkardılar yürüyüşten.

Adalet Yürüyüşü nedir?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından Ankara’dan İstanbul’a yürüyüş çağrısı yaptı. “Adalet Yürüyüşü” adı verilen yürüyüş, 15 Haziran 2017 günü Ankara Güvenpark’tan başladı. 9 Temmuz 2017 günü İstanbul Maltepe meydanında yapılan mitingle son buldu.

 

 

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/15450
Yol: Anasayfa > Yazılar > Güncel > Gazeteci Küçükşahin’den “Adalet Yürüyüşü” kitabı

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLEF’liler ‘Rıza Abi’nin notlarına kavuştu

Kulis’in taşınmasıyla kapanan İLEF Fotokopi Merkezi, Kulis Simit Kafe’nin içinde bugün hizmet vermeye başladı.

Kapat