14 Ocak 2021, Perşembe - 01:23

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği “Anadolu’da gazeteci olmak” etkinliği iki gazetecinin katılımıyla yapıldı

Tarih: 16 Ekim 2020

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 42

Gazeteciler Cemiyeti’nin online düzenlediği söyleşide Konya Gazeteciler Cemiyeti Sorumlu Müdürü Ali Sait Öge ve Marmara yüksek lisans öğrencisi Yusuf Özgür Bülbül yerel basında gazeteci olmayı konuştu.

Gazeteciler Cemiyeti tarafından yürütülen Demokrasi için Medya/Medya için Demokrasi projesi kapsamında düzenlenen “Anadolu’da gazeteci olmak” başlıklı söyleşinin konukları, Konya Gazeteciler Cemiyeti Sorumlu Müdürü Ali Sait Öge ve Gazeteci Yusuf Özgür Bülbül oldu.

Ali Sait Öge’nin yazdığı “Önce İnsan Olmak Sonrası mı? Gazetecilik” ve Yusuf Özgür Bülbül’ün yazdığı “Doğu Anadolu’da Gazeteci Olmak” kitaplarından yola çıkılarak yerel basının konuşulduğu etkinliğin moderatörlüğünü Prof. Dr. Korkmaz Alemdar yaptı.

“Belediye otobüsünde yaptığın haberi duymak çok güzel bir histi”

Öge, 30 yaşında gazeteci olmaya heves ettiğini anlatarak sarı basın kartı alma tutkusuyla işini bıraktığını ve muhabirlik yapmaya başladığını şu sözlerle anlattı:

“30 yaşımda işimi bıraktım. Yeni Konya’da matbaadan başladım. Sonra gazetenin kendi bünyesine geçtim. Tek derdim daktilonun olduğu odaya girmekti. Ufak tefek haberlerle başladım. Daktilonun tuşlarına basmayı bilmiyordum.”

Öge, yerel bir gazetede çalışmayı, “Yerelde çalışmak, ertesi gün belediye otobüsünde yaptığın haberi duymak çok güzel bir histi. Gazeteciliğin önemini anladıkça mesleğime bağlandım. Kamuoyunu bilgilendiriyorsun. Doğru şeyleri yazmazsan bu ne sen de ne gazetende ne de kamuoyunda iyi bir iz bırakır” diye anlattı.

İlkokul mezunu olduğunu ve üniversite okuyanlarla arasında fark olduğunu kaydeden Öge, mesleğe başladığında alaylı ve mektepli ayrımı olduğunu söyledi. Öge, sözlerine şöyle devam etti:

“Onlar teorik olarak çok iyi dersler alıyorlardı ama bu arkadaşların pratikte eksikleri vardı. Bizim de tam tersiydi. Ben o arkadaşlarımı hep örnek aldım. Bilgisi ve eğitimine imrenirdim ama ben de sonra o seviyelere çıktım.”

“Mesleğin yıpranma zorluklarına bakıldığında ilginin azaldığını görüyoruz”

Öge’nin ardından Yusuf Özgür Bülbül söz aldı. Bülbül, “Doğu Anadolu’da Gazeteci Olmak” kitabını, Marmara Üniversitesinde tamamladığı yüksek lisans tezinden oluşturan Bülbül, “İletişim fakültelerinin hangi sıralamalardan öğrenciler tarafından tercih edildiğine göre ilginin azaldığını gösteren bir sayısal veri var. Mesleğin yıpranma zorluklarına bakıldığına ilginin zayıfladığını görüyoruz. Öge’nin yaşadığı heyecan tabiki yok. Bugün dijitalde haber hemen yayınlanıyor. Eskiden takibi yapılan haber bir iki gün sonra görülüyormuş. O atmosfer tabi ki yok” diye konuştu.

Türkiye’nin batıdaki illerinden doğuya okumaya gelen arkadaşlarının iklimden dolayı ilk yıllarda memleketlerine dönme isteği olduğunu söyleyen Bülbül, bu öğrencilerin zamanla şartlara ve yaşam koşullarına alıştığını söyledi Bülbül, “Gelen öğrencinin bölgeyi gezme ve tanıma şansı oluyor. Başlarda geçiş yaparım, dönerim diye Erzurum’a gelen arkadaşlarım vardı. Ama şimdi bakıyorum ki bazıları Erzurum basınında çalışıyor” dedi.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/29311
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği “Anadolu’da gazeteci olmak” etkinliği iki gazetecinin katılımıyla yapıldı

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gazeteciler “dönüşümden” endişeli

Farklı medya kuruluşlarında ve mecralarında çalışmalarına rağmen hepsi gazeteciliğin pandemi sürecinde yaşadığı dönüşümden endişeli. Asıl endişe kaynağı olan ise bu dönüşümün kalıcı olması. Gazetecilikte yaşanan dönüşümü gazetecilerle konuştuk.

Kapat