13 Kasım 2019, Çarşamba - 00:15

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Gazetecileri ağırlayan Cumhuriyet Konferansları sona erdi

Tarih: 28 Ekim 2019

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 28

Çankaya Belediyesi’nin Cumhuriyet Bayramı için hazırladığı “Cumhuriyet Konferansları”nın sonuncusu dün yapıldı. Gazeteciler Fikret Bila, Deniz Zeyrek ve İsmail Saymaz’ın konuk olduğu panelde, Türkiye Cumhuriyeti’nin güncel durumu ve sorunları tartışıldı.

Cumhuriyet Bayramı’nın 96’ncı yılı vesilesiyle Çankaya Belediyesi tarafından düzenlenen “Cumhuriyet Konferansları”nın son oturumu, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde dün 17.00’de başladı. Gazeteciler Fikret Bila, Deniz Zeyrek ve İsmail Saymaz’ı bir araya getiren panelde, Türkiye Cumhuriyeti’nin güncel durumu ve sorunları masaya yatırıldı. Yoğun katılımın olduğu etkinliği, kimi katılımcılar konferans salonunun dışına kurulan ekrandan takip etti. Deniz Zeyrek’in moderatörlüğü üstlendiği panelde Saymaz, devlet içine girmiş tarikat ve cemaatlere dikkat çekti. Bila ise Atatürk Cumhuriyeti’nden uzaklaşıldığını kaydetti.

Deniz Zeyrek

Deniz Zeyrek: “Liyakat geride kaldı, akrabalık önde”

İlk sözü alan gazeteci Deniz Zeyrek, Cumhurbaşkanlığı sisteminin yargı, yasama ve yürütme organlarını tek kişinin elinde toplaması sebebiyle sistemi kilitlediğini dile getirdi. Zeyrek, Cumhurbaşkanının yargı denetiminde söz sahibi olmasını aktararak Anayasa Mahkemesi atamalarının Cumhurbaşkanı tarafından yapıldığını hatırlatarak şöyle konuştu: “Cumhurbaşkanının birçok şeyi de kararnameyle halletme durumu söz konusu. Onun ötesinde Anayasa Mahkemesi çok önemli bir denetim organı iken bugün itibariyle Anayasa Mahkemesi’ndeki atama sistemi de önemli ölçüde yürütme tarafından belirlenmekte. Anayasa Mahkemesi bir denetim organı olarak bu özelliğini ne yazık ki kaybetmiş vaziyette.”

Hukuk devleti olmanın cumhuriyetin olmazsa olmaz bir özelliği olduğunu kaydeden gazeteci Zeyrek, devlet kurumlarında liyakat yerini akraba ilişkilerinin almasını şu sözlerle eleştirdi: “Hukuk devleti içinde kurumlar Anayasa’ya göre şekillenir. Hukuktaki denetimsizlik durumu kurumlara da yansımış durumda. Kurumlarda ne yazık ki liyakat meselesi geri planda kalmış akrabalık ilişkileri ve siyasi ilişkiler ön plana çıkmış vaziyette.”

Fikret Bila

Fikret Bila: “Atatürk’ün emanetleri ortadan kaldırılıyor”

Gazeteci Fikret Bila, Cumhuriyet’in 100’üncü yılına dört yıl kalmış olmasına rağmen, geçtiğimiz son 15 yılda Atatürk’ün ilkelerden uzaklaşıldığını belirtti. Bila, Cumhuriyet’in en önemli özelliğinin laik bir devlet yapısı ve demokratik rejime sahip olması olduğunu söyleyerek son yıllarda laikliğe karşı bir politika mevcut olduğunu kaydetti. “Ak Parti iktidarının asıl meselesinin laiklik olduğunu düşünüyorum. 2023 hedefleri dedikleri şey ise laik Türkiye yerine din ve dince kutsal sayılan referanslara dayalı bir devlet sistemi kurma amacı” ifadelerini kullanan Bila, devlet kurumlarına girmek veya yükselmek için bir sınav veya yeteneğe bakılmadığını aktardı ve şu eleştiride bulundu: “Bir imamdan tavsiye getireceksiniz ya da bir tarikat mensubu olacaksınız. Ya da yine çok bağlı olduğunuzu şekli olsa dahi göstereceksiniz. Ya sakalınız olacak ya başınız örtülü olacak. bu kurumlarda giriş ve yükselme bu tür referanslara bağlı. Bu, hem devletin laik niteliğini örseliyor hem de çağdaş toplumsal yaşamı dince kutsal sayılan referanslara göre yaşamayı teşvik ediyor, özendiriyor hatta zaman zaman baskılıyor. Atatürk devrimlerinin bize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin nitelikleri yavaş yavaş ortadan kaldırıyor.”

Bila: “Osmanlı özentiliği hakim”

Kullanılan siyaset dilinin ve devlet kurumlarına verilen isimlerin de bir politikanın ürünü olduğunu ifade eden Bila, “Toplumu, Osmanlı toplumu gibi yaşayın diye zorluyorlar. Devlet kurumlarını da saltanat dönemlerindeki kurumlar gibi organize ediyorlar.” dedi. Yerleşke yerine külliye kelimesinin tercih edilmesini bu politikanın ürünü olarak gören Bila, “Devlet dairelerinin bulunduğu yerleşkelerin isimlendirilmesi bile bir Osmanlı özentisi. Külliye deniliyor halbuki yerleşke denilebilir. Külliyenin tercih edilmesi yine bir mesaj. O dilin kullanılması dahi laik Türkiye’yi değil de Osmanlı Dönemini hatırlatan ve özendiren gelişmeler.” yorumunda bulundu.

Deniz Zeyrek, İsmail Saymaz, Fikret Bila

İsmail Saymaz: “Özal Dönemi, tarikatların altın çağıdır”

Türkiye’deki tarikatlaşma ve devlet kurumlarında yer bulmasının tarihi anlatan gazeteci İsmail Saymaz, tarikatların altın dönemini Turgut Özal’ın başbakan olduğunu dönemde yaşadığını söyledi. Saymaz, “Bütün örgütlerin yasaklandığı, yalnızca bir tarikatların devlet tarafından teşvik edildiği bir dönemdir. Bu dönemde örgüt kelimesi bile yasaklanmış, örgütün yerine teşkilat kelimesi kullanılmaya başlanmıştır. Bütün örgütlerin lağvedildiği bu dönemde bir tek tarikatların ve cemaatlerin kapısı açılmıştır” dedi.

Günümüzdeki mevcut tarikat ve cemaatlerin hepsinin bir medya şirketi, yardım kuruluşu ve eğitim veya sağlık gibi sektörlerde şirketleri olduğunu söyleyen Saymaz, bunun bir FETÖ örgütlenme modeli olduğunu belirtti. Tarikatların şeyhleri değil CEO’ları olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Yüzünü dünya malından ahirete döndüğünü iddia edenler yani şeyhler artık geçmişin şeyhleri değil bugünün CEO’larıdır. Tarikatların şeyhi yok, aslında holdinglerin CEO’su vardır. Saçına, sakalına, cübbesine bakmayın bunların her biri patrondur.” Tarikatların denetlenmesi gerektiğini söyleyen gazeteci Saymaz, tekke ve zaviyeler kanunun etkili bir şekilde kullanılması gerektiğini sözlerine ekledi. Saymaz, “En az 2 buçuk en çok 8 milyona nüfusa ulaşmış olan tarikatlar kontrolsüz bırakılamaz. Tekke ve zaviyeler kanunu uygulanır hale getirilmelidir. Türkiye Cumhuriyeti, bir mürid yani bir köle ulus olmakla baş başa bırakılamaz” dedi.

Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, teşekkür konuşması yapıyor

Alper Taşdelen: “Gücünü Mustafa Kemal’den alanlar umutsuz olmaz”

Panel sonunda sahneye davet edilerek teşekkür konuşması gerçekleştiren Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen, “Cumhuriyet Konferansları”nın ilerleyen yıllarda da devam edeceğini söyledi. Taşdelen, Atatürk’ün “Benim hatıralarımın yaşayacağı yer Çankaya olacaktır” sözünü hatırlatarak bunun için çalışmaya devam edeceklerini belirtti. Umutsuz olunmaması gerektiğini ifade eden Taşdelen, gençlere şu tavsiyede bulundu: “Gücünü Nazım Hikmet’ten, Uğur Mumcu’dan, Mustafa Kemal’den alanlar asla umutsuz olamaz. Hayatta aldatılmak istemiyorsanız rehberiniz bilim ve akıl önderiniz Mustafa Kemal Atatürk olsun.”

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/25504
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Gazetecileri ağırlayan Cumhuriyet Konferansları sona erdi

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇSM’de “Acil Demokrasi Paneli”

Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenen “Acil Demokrasi Paneli”nde demokrasinin önemi konuşuldu.

Kapat