8 Aralık 2019, Pazar - 11:39

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Moment Dergi Sohbetleri’nde “Popülizm ve Medya” ele alındı

Tarih: 07 Aralık 2019

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 34

Son yıllarda sıkça gündeme gelen popülizmin medya üzerindeki etkisi üzerine söyleşi düzenlendi.

Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından 2014 yılından beri yayınlanan Moment Dergi’nin Aralık sayısında yer alan “Popülizm ve Medya” başlığı üzerine Route’da bir söyleşi düzenlendi. Söyleşiye Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesinden Doç. Dr. Tuğba Taş, İstanbul Gelişim Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Yüksekokulundan Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Derya Birincioğlu ve Dr. Öğretim Üyesi Uğur Baloğlu katıldı. Söyleşiyi İLEF‘ten ihraç edilen Doç. Dr. Tezcan Durna yönetti. Etkinliğin açılış konuşmasını Doç. Dr. Durna yaptı. Derginin Aralık sayısını Burak Özçetin’le çıkardıklarını ancak kendisinin söyleşiye katılamadığını söyleyen Durna, dergide yer alan makalelerin kısa bir değerlendirmesini yaptıktan sonra sözü Doç. Dr. Tuğba Taş’a bıraktı.

Taş: “Amerika’da otoriteryan popülizm Trump’ın siyasetinde vücut bulmuş durumda”

Moment Dergi’de makalesi bulunan Doç. Dr. Tuğba Taş, otoriteryan popülizmde Amerika’yı incelemesinin sebebini Donald Trump’ın ABD’nin başına geçmesi olduğunu söyledi. Frankfurt Okulu düşünürlerinin 20. yüzyılın ilk yarısından itibaren Avrupa’da yükselen faşizmden endişe duyduklarını söyleyen Taş, düşünürlerin bu konuda Amerika’da araştırmalar yaptıklarını dile getirdi. ABD’de Donald Trump tarafından milliyetçi bir siyaset yürütüldüğünden bahseden Doç Dr. Tuğba Taş, “Amerika’da otoritaryan popülizm Donald Trump’ın siyasetinde vücut bulmuş durumda” dedi. Ülkenin başına geçtikten sonra “Yeniden Amerika’yı güçlü kılmak” düşüncesi altında Trump yönetiminin ülkedeki uluslararası anlaşmaları yeniden ele aldığını belirten Taş “Öyle ki yasadışı göçleri engellemek, Müslümanların ülkeye girişini engellemek gibi bir takım önlemler alındı. Meksika sınırına duvar örmeye kadar gitti bu durum” dedi.

Birincioğlu: “Öğrencilerimizi yerli filme yönlendirmeye çalışıyoruz”

Doç. Dr. Tuğba Taş’ın ardından söz alan Dr. Öğretim Üyesi Yıldız Derya Birincioğlu, dijitalleşmenin Türk sinemasının gelişmesinde etkili olduğunu belirtti. Daha önceki verilere bakıldığında küçük salonlarda çok daha az Türk filmi olduğunu dile getiren Birincioğlu, “2018 verilerine baktığımızda 2 bin 789 tane sinema salonu olduğunu görüyoruz. Ciddi bir büyümeden bahsedebiliriz ancak bu ciddi büyüme bağımsız sinema tarafına etki etmiyor” dedi. Söyleşiden önce verileri tekrar kontrol ettiğini söyleyen Birincioğlu, 2016 yılında 2 bin 300 salonda oynatılan  bin 700 filmin sadece Düğün Dernek ile Ali Baba ve Kırk Haramiler filmleri olduğunu söyledi. Sinemada niteliğin arttığını ancak nicelik olarak hep birilerinin kaymağı yediğinin altını çizen Birincioğlu, “ Öğrencilerimizi yerli filmlere yönlendirmeye çalışıyoruz” diyerek bağımsız sinemanın desteksiz kaldığını ifade etti. Bağımsız filmlerin büyük bir fon eksikliği yaşadığını dile getiren Birincioğlu dağıtımın bağımsız filmler için büyük bir külfet olduğunu ve fonsuz kalanların Kültür Bakanlığından destek için başvurularda bulunduğunun altını çizdi.

Baloğlu: “Amerikan ekonomisinin azımsanamayacak kadarı Çin’in elinde”

Dr. Öğretim Üyesi Birincioğlu’nun konuşmasından sonra söz alan Dr. Öğretim Üyesi Uğur Baloğlu, Türkiye’de mevcut yönetimin halkın oylarıyla popülizmi beslediğini söyledi. İktidarın sürekli referandumlarla halkı yanılttığını dile getiren Baloğlu konuşmasına şöyle devam etti: “Halkı bir yanılsama içerisine sokuyorlar, bakın siz seçiyorsunuz siz yapıyorsunuz gibi. Biz sizin temsilcileriniz diyerek iktidar ile halkı yekvücut hale getiriyorlar. Burada da siyasal iktidar, yaptığı her şeyi halkın hakkını gözeterek yaptığını söylüyor.”

Konuşmasının devamında günümüz popülizminin en büyük olma siyaseti içerisinde belirlendiğini dile getiren Baloğlu, 3. Havalimanı projesinin bunun bir örneği olduğunu söyledi. Kapitalist ekonominin doğaya zararına da değinen Baloğlu, kitaptan bir kesit okuyarak “Amerikan ekonomisinin azımsanamayacak kadarı Çin’in elinde” dedi ve tüm ülkelerin birbirine bağımlı olduğunu hatırlattı. Kapitalist ekonomik sermayenin günümüze kadar kabul edilebilir olmadığından bahseden Baloğlu, sera gazı salınımının düşmesinin herhangi bir etki yaratmayacağını söyledi ve “Küresel ısınma sebebiyle deniz seviyesinin yükselecek ve güneyden kuzeye kitlesel göçler olacak. Biz de bunlara iklim mültecileri diyeceğiz” dedi.

 

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/26362
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Moment Dergi Sohbetleri’nde “Popülizm ve Medya” ele alındı

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Toker: “Gazetecilik daraltıldıkça şeffaf olmayan ihaleler artıyor”

Gazeteci Çiğdem Toker’in yeni kitabı “Kamu İhalelerinde Olağan İşler” için dün lansman ve imza günü düzenlendi.

Kapat