14 Aralık 2017, Perşembe - 03:52

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

“Öğretmenlerin öğretmeni” Ali Bozkurt anıldı

Tarih: 20 Kasım 2017

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 81

Ağustos ayında hayatını kaybeden, demokratik öğretmen hareketinin önderlerinden Ali Bozkurt, Ankara’da düzenlenen bir etkinlikle anıldı. Bozkurt için, “Öğretmen mücadelesinin en önemli isimlerinden Fakir Baykurt gibi Bozkurt da öğretmenlerin öğretmenidir” dendi.

TÖS yöneticisi, TÖB-DER eski Genel Başkanı ve EĞİT-DER Kurucu Genel Başkanı Ali Bozkurt, ölümünün ikinci ayında düzenlenen etkinlikle anıldı. Eğitim Sen ile Eğit-Der tarafından düzenlenen ve Tüm Bel Sen Toplantı Salonunda, 18 Kasım Cumartesi günü yapılan etkinlikte Bozkurt’un mücadele yaşamı ve fikirleri anlatıldı.

Ali  Bozkurt’un çeşitli belgesellerindeki görüntülerden derlenmiş sinevizyon gösterisiyle başlayan etkinlikte TÖB-Der Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yalçınkaya, Bozkurt’un oğlu ve mücadele arkadaşı Oğuz Bozkurt ve EĞİT-DER Genel Başkanı Mustafa Demir, birer konuşma yaptı.


“Tas üstüne taş koyanlardan biriydi”

TÖB-DER Genel Başkan Yardımcısı İsmet Yalçınkaya konuşmasına “Sevgili gençler hoş geldiniz” diyerek başladı. Yalçınkaya, “Öyle insanlar vardır ki, adını sanını bilmeyiz ama insanlık tarihinde taş üstüne taş koymuştur ve insanlık tarihinde bir gelişme varsa onların payı çok büyüktür” diyerek Bozkurt’un da bu mücadelenin en önemli isimlerinden biri olduğunu belirtti.

Feray Aydoğdu, İsmet Yalçınkaya

Bozkurt’un bugün anılabiliyor olmasının onun mücadelesinin eseri olduğunu söyleyen Yalçınkaya, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nün yaklaştığını hatırlatarak, bugünle ilgili bir sorunlarının olmadığını, tüm sorunlarının o günü Öğretmenler Günü olarak belirleyen 12 Eylül cuntasıyla olduğunu belirtti. Yalçınkaya, “Onlar örgütlü öğretmeni sevmezler. Kendilerine biat eden, kendilerini alkışlayan öğretmenleri severler” dedi. Yalçınkaya konuşmasını, şair ve öğretmen Ömer Öneren’in “Ben Ağlarım Her Bahar” şiirini Ali Bozkurt için okuyarak bitirdi.

 

Oğuz Bozkurt

“Babamdan bize kalan en büyük miras örgütlülük”

Yalçınkaya’nın konuşmasının ardından sözü Bozkurt’un oğlu ve mücadele arkadaşı, öğretmen Oğuz Bozkurt aldı. “Henüz üç ay bile olmadı babamı yitireli ama hala inanamıyorum” diyen oğul Bozkurt, babasının iyileşip eve gelecekmiş gibi hissettiğini söyledi. “Çok yiğit adamdı babam. Onurlu, dürüst ve mertti” diyerek Ali Bozkurt’un aile ve mücadele yaşamından bahseden Oğuz Bozkurt, kendisine mandolin ve bağlama çalmayı babasının öğrettiğini belirterek yemekli aile toplantılarında babasının kendisinden Anadolu türkülerini ve devrimci marşları söylemesini istediğini, dinlerken de Deniz Gezmiş’i, Yusuf Arslan’ı ve Hüseyin İnan’ı hatırlayarak duygulandığını anlattı.

“Babamdan bize kalan en büyük miras örgütlülük” diyerek 1995 yılında Antalya’ya taşınmasından sonra bile babasının siyasetle ve öğretmen hareketiyle yakından ilgili olduğunu kaydeden Oğuz Bozkurt, babasının son ana kadar diyalektik materyalist anlayıştan ve ilkelerinden taviz vermeden yaşadığını dile getirdi. Oğul Bozkurt, konuşmasını “Babam olsaydı şunları söylerdi” diyerek Nazım Hikmet’in Hürriyet Marşının son kıtasını okudu.

 

Feray Aydoğdu

“Ayakta duran bir örgüt varsa sizlerin sayesinde”

Bozkurt’un konuşmasının ardından sözü Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan aldı. Aydoğan konuşmasına, “Burada olmak heyecan ve onur verici” diyerek başladı. Aydoğan, Ali Bozkurt’un hayatını mücadeleye adadığını belirterek, “Çektikleri acılar boşa gitmeyecek” dedi. Aydoğan, şunları söyledi:

“Bugün ben varsam, bugün ayakta duran bir örgüt varsa, Eğitim Sen varsa, biliyorum ki sizler sayesinde, sizlerin bıraktığı miras sayesinde var. Emin olun bizlere bıraktıklarınız boşa gitmeyecek ve mücadele birikimine sahip çıkmaya devam edeceğiz.”

 

“Tarihin tekerleği geriye doğru dönmeyecektir”

Etkinliğin son konuşmacısı EĞİT-DER Genel Başkanı Mustafa Demir de Bozkurt’un EĞİT-DER ve abece Dergisinin kurucularından olduğunu hatırlattı.

Mustafa Demir

Bozkurt’un bugün birçok kişi tarafından anılmasının nedeninin toplumsal mücadeleye kattığı değerler olduğunu ifade eden Demir, 12 Eylül’ün ilk darbesinin öğretmen örgütlülüğüne olduğunu belirterek TÖB-DER’in bu mücadele 205’ten fazla kaybının olduğunu anımsattı. 12 Eylül’ün ardından örgütlenme girişimlerinin denendiğini belirten Demir, Bozkurt ve arkadaşlarının o dönemde “Eğitim-İş” adında bir şirket kurduklarını, abece Dergisinin de burada kurulduğunu anlattı. EĞİT-DER’in kuruluşunun bu sürecin ardından gerçekleştiğini ve insanların “nefes almaktan bile korktukları” bir dönemde İnsan Hakları Derneğinden (İHD) sonra kurulan ikinci dernek olduğunu ifade etti. Demir,”Tarihin tekerleği geriye doğru dönmeyecektir” diyerek Bozkurt’a, bu tekerleğin dönmesinde üstlerine düşen görevi yapacaklarının sözünü verdi.

 

“Bozkurt, öğretmenlerin öğretmenidir”

Konuşmaların ardından isteyen konuklara söz verildi. İlk sözü Bozkurt’un mücadele arkadaşlarından Galip Tuncer alarak Bozkurt’la olan mücadele anılarını anlattı.

Tuncer’in ardından İbrahim Gerede kürsüye geldi. Gerede, Bozkurt’un doğru sözlü, babacan, azimli, kendine güvenen ve güvenilen bir insan olduğunu söyledi. Eskişehir’de 12 Eylül sonrası yapılan ilk toplantının gerçekleşmesinde Bozkurt’un kararlı tutumunun payı olduğunu ifade eden Gerede, Ali Bozkurt için Eskişehir’de de bir anma toplantısı düzenlemek istediklerini belirtti. Gerede, 1989 yılında yapılan EĞİT-DER Genel Kurulunda birçok tartışma yaşansa da Ali Bozkurt’un Onursal Genel Başkan seçilmesi kararının oy birliğiyle anıldığını kaydetti ve bu unvanın hatırlanması ve kullanılması gerektiğini dile getirdi.

İbrahim Gerede, Galip Tuncer

Gerede’nin konuşmasının ardından sözü Avukat Sıhça Yavuz aldı. Yavuz, TÖB-DER örgütlülüğü süresince Bozkurt ile aynı Yönetim Kurulunda olduğunu hatırlattı ve 12 Eylül sonrası TÖB-DER Yürütme Kurulunun tamamının tutuklu olduğunu hatırlatarak cezaevi sürecinde Bozkurt’un en dik duranlardan biri olduğunu, kendilerinin de buna tanık olduğunu anlattı. Yavuz, Türkiye’de kamu personeli örgütlenmesi öncülüğünü öğretmenlerin yaptığını; Fakir Baykurt, Ali Bozkurt gibi isimlerin de “öğretmenlerin öğretmeni” olduğunu söyledi.

Ömer Öneren, Sıhça Yavuz

Son olarak sözü şair öğretmen Ömer Öneren aldı. Önveren: “Bir devrimci ölecekse Ali Bozkurt gibi ölmeli” diyerek “Bir Devrimcinin Gidişi” şiirini okudu.

 

Etkinliğin ardından Bozkurt’un mücadele arkadaşları ve ailesi, onun için düzenlenen bir yemekte bir araya geldi.

 

Eğit-Der’in çıkardığı abece dergisinin Eylül-Ekim 2017 sayısı, Derneğin kurucu genel başkanı ve derginin ilk sahibi olan Ali Bozkurt’a ayrıldı.

 

Ali Bozkurt kimdir? 

Ali Bozkurt, 1933 yılında Erzincan’da Üzümlü ilçesinin Çay Mahallesi’nde doğdu. 1951 yılında Sivas Yıldızeli Pamukpınar Köy Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra Erzincan’ın çeşitli köylerinde on beş yıl öğretmenlik yaptı. En büyük öğretmen örgütlerinden TÖS, TÖB-DER ve Eğit-Der’in kurucuları arısında bulundu. Sırasıyla, TÖS Ankara Şube Başkanlığı, TÖB-DER ve Eğit-Der Genel Başkanlığı görevlerini yürüttü.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/16234
Yol: Anasayfa > Yazılar > Eğitim > “Öğretmenlerin öğretmeni” Ali Bozkurt anıldı

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÖRÜNÜM muhabirine Altın Kalem Ödülü

GÖRÜNÜM Gazetesi muhabiri Merve Güleç, staj döneminde yaptığı haberlerle Uyuşturucu ile Mücadele ve Eğitim Derneği'nce (UMDER) Altın Kalem Ödülü'ne layık görülen isimler arasında yer aldı.

Kapat