5 Nisan 2022, Salı - 20:17

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Sağlık çalışanları Tıp Bayramı’nda g(ö)revdeydi: Sistem emeğimizi de toplum sağlığını da umursamıyor

Tarih: 14 Mart 2022

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 49

Hekimler, 14 Mart Tıp Bayramı’nda iki gün sürecek iş bırakma g(ö)revine başladı.

Türk Tabipleri Birliği (TTB)’nin çağrısıyla iki gün sürecek olan iş bırakma eylemi, bugün başladı. 14 Mart Tıp Bayramı, bugüne kadar yapılmış en büyük iş bırakma eylemine sahne oldu. Sağlık çalışanları, meslek örgütleriyle birlikte hastane önlerinde g(ö)rev başındaydı.

TTB’nin 1 Mart’ta duyurduğu “10 acil talep” karşılanmadı ve hekimler tüm Türkiye’de iki gün sürecek iş bırakma eylemini bugün başlattı.

Hekimler, Ankara’da Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi önündeydi. Çok sayıda meslek örgütünün ortak imzasıyla yapılan açıklamada, “Toplum sağlığını öncelemeyen, sağlıksızlığa neden olan sağlık politikaları uygulayan sistem ne bizim emeğimizi ne de toplumun sağlığını umursamaktadır” denildi.

Asistan hekimler: Halkın karşısında hedef tahtasına oturtuluyoruz

Hacettepe Tıp önünde ilk açıklamayı Hacettepe Üniversitesi Asistan Hekimleri yaptı. Açıklamada, asistan hekimlerin 36 saati dahi aşan sürelerle çalıştırıldığı vurgulanarak ağır iş yüklerine rağmen akademik çalışma yürüttükleri de belirtildi. Çalışırken kimi zaman yalnız bırakıldıklarını ve bekledikleri desteği göremediklerini belirten asistan hekimler, taleplerinin dikkate alınmadığını ve halkın karşısında hedef tahtasına oturtulduklarını kaydetti. “İnsanlık dışı çalışma şartlarından dolayı” trafik kazasında hayatını kaybeden asistan hekim Rümeysa Berin Şen ile şiddete uğradıktan sonra istifa eden Ertan İskender de hatırlatıldı.

Açıklamada ayrıca, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 8 Mart’ta kadın muhtarlarla buluştuğu programda hekimleri kastederek sarf ettiği “Varsın gidiyorlarsa gitsenler” şeklindeki sözlere atıfla şunlar belirtildi:

“Pandemi döneminde en ön saflarda yer alan asistan hekimleri olarak iki yıl önce bu günlerde her gün alkışlanırken bugün geldiğimiz noktada ülkenin dışına doğru kapının gösterildiği meslek grubu olmamız bizi karamsarlığa sürüklemekte ve büyük bir inançla insan sağlığı için yaptığımız çalışmalara gölge düşürmektedir.”

Açıklamada, Atatürk’ün “Beni Türk hekimlerine emanet edin” sözü de hatırlatılarak “Bizler Hacettepe Asistan Hekimleri olarak her zaman bu sözün arkasında duracağımıza ve tüm toplumun sağlığı adına üzerimize düşen görevi yapacağımıza söz veriyoruz” ifadelerine yer verildi.

Ortak basın açıklamasını Ali Karakoç okudu

Asistan hekimlerinin açıklamasının ardından Ankara Diş Hekimleri Odası, Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Sendikası (SES), Devrimci Sağlık İş, Birlik ve Dayanışma Sendikası, Ankara Aile Hekimleri Derneği’nin ortak basın açıklaması yapıldı. Açıklamayı Ankara Tabip Odası (ATO) Başkanı Ali Karakoç okudu. Tıp Bayramını bayram tadında geçirmek yerine hakları için mücadele ettiklerini belirten Karakoç, “Toplum sağlığını öncelemeyen, sağlıksızlığa neden olan sağlık politikaları uygulayan sistem ne bizim emeğimizi ne de toplumun sağlığını umursamaktadır” dedi.

Karakoç, pandemi sürecinde salgının gereklerini yerine getirmeyenlerin, “salgını değil algıyı yönetenlerin” binlerce insanın, yüzlerce sağlık çalışanının yaşamını yitirmesini umursamadan şehir hastaneleri düzenlemeleri yaptıklarını kaydetti.

Karakoç’un okuduğu açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:

Pandemi sürecinde salgının gereklerini yerine getirmeyen, salgını değil algıyı yönetenler, binlerce insanımızın yüzlerce hekimin ve sağlık çalışanlarının yaşamını yitirmesini umursamadan tekrar tekrar şehir hastaneleri düzenlemeleri yaptılar. Bu süreçte sağlık emekçileri yoğun ve özverili çalışmalarına rağmen değersizleştirildiler, ötekileştirildiler. Emeğimizi görmezden gelenlere hep birlikte haykırdık. “Sağlıklı bir gelecek elimizde” dedik. Yüzyıllardır bu topraklarda sağlık hizmeti sunuyoruz. Demokratik bir ülke için, sağlıklı bir toplum için, emeğimizin hakkı ve geleceğimiz için mücadele ediyoruz. Bir yere gitmiyoruz. Buradaydık, buradayız ve burada kalacağız. Beyaz yürüyüş, beyaz forum, beyaz yeleklerle acil taleplerimizin karşılanması için, sesimize kulak verilmesi için defalarca siyasi iktidara haykırdık. Bilmenizi isteriz ki siz emeğimizi bizlere görmezden gelmeye devam ettikçe bizler de tüm haklarımızla sizin karşınızda durmaya emeğimize, geleceğimze sahip çıkmaya devam edeceğiz. 8 Şubat’ta beyaz grevlerde olduğu gibi bugün de üniversite hastanelerinde, ikinci basamakta aile sağlığı merkezinde, Türkiye’nin dört bir yanında, tüm sağlık kuruluşlarında emeğimize sahip çıkıyoruz. Bizleri ve hastaları mağdur eden, sağlığı ticarete, hastaları müşteriye, hastaneleri ticarethanelere dönüştüren ve özel sağlık kuruluşunda çalışan sağlık emekçilerinin güvencesiz çalışma koşulları altına mahkûm eden bu sağlık politikaları artık iflas etmiştir. Bizleri sağlık hizmeti veremez hale getiren bu çalışma koşullarının artık sürdürülemez olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz. Emeğimizin karşılığını almadan geçen her gün umutsuzluğa sürüklenirken tüm bu yaşadıklarımızın kader olmadığını biliyoruz. Başka bir dünya, başka bir sağlık sistemi mümkün. Emeğimizin karşılığını alamadığımız bu çalışma koşullarına, sağlık alanlarında yaşanan şiddete tek bir tahammülümüz kalmadı. Oyalama istemiyoruz, yalnızca hakkımız olanı istiyoruz ve hakkımız olanı alacağız. Şiddetin olmadığı güvenli çalışma alanları istiyoruz, bilimsel bilgi üreten özerk üniversiteler istiyoruz. Temel göreve eğitim almak olan asistan arkadaşlarımızın uzun çalışma koşulları altında ezilmediği, nitelikli eğitim alabilecekleri akademik ortamlar istiyoruz.”

CHP Ankara Milletvekili Dr. Servet Ünsal: “Bizim isteğimiz para değil saygınlığımız”

CHP Ankara Milletvekili, hekim Servet Ünsal da açıklamaya destek vermek üzere alandaydı. Görünüm’e konuşan Ünsal, bu bayramların çok daha güzel günler umuduyla yapıldığını ancak 20 yıllık süreçte doktorların da sıkıntılardan paylarına düşeni aldığını ifade etti. CHP Milletvekili, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hekimlere hakaret ettiğini ve hekimlere “bu ülkeyi terk ediniz” dediğini dile getirerek şunları söyledi: “İki yıllık pandemi sürecinde ülkenin sıkıntısı daha da arttı. 550’nin üzerinde sağlık çalışanı Covid-19 salgını nedeniyle öldü. Buna rağmen saray ve Recep Tayyip Erdoğan hükümeti bizi akşamları kuru kuru alkışladılar. Bizim isteğimiz para değil bizim isteğimiz saygınlığımız, halkımızla birlikte olmak, Malpraktis yasası, 550’nin üzerinde sağlık çalışanın öldüğü bu süreçte özellikle ölen sağlık çalışanlarının meslek hastalığı sayılması.”

Yapılan greve sendikalar da destek verdi

DİSK’e bağlı Dev-Sağlık İş Sendikası Bölge Temsilcisi Özgür Bozkurt da Görünüm’e verdiği demeçte, “insanca yaşamaya yetecek” ücret talebinde bulunduklarını söyledi. Bozkurt, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sağlık çalışanlarına dün gönderdiği mektuba şu ifadelerle yanıt verdi:

“Sağlık Bakanı, gönderdiği mektupta sağlık emekçilerine ‘bu çalışma koşullarına biraz daha sabredin’ mesajı verdi. Biz de buradan Sağlık Bakanı’nın kendisine ‘sabretmiyoruz, mücadele ediyoruz, daha iyisini kendi ellerimizle kuracağız’ mesajını iletmiş olduk.”

Prof. Dr. Akova: “Sağlık ticarileştiriliyor, bugüne bayram demek zor”

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova da kâğıt üzerinde de olsa “bayram” olan Tıp Bayramında kutlamak yapmak yerine sağlık çalışanlarının sorunlarının dile getirildiği söyledi. “Sağlıkta dönüşüm” adı verilen yasanın sağlığın ticarileştirilmesine ve sağlık hizmetinin de hastane inşa etmeye dönüştürülerek hizmetlerin kalitesizleştirilmesine neden olduğunu belirten Akova, “bu koşullarda bugüne bayram demek zor” dedi.

Tıp öğrencileri: “Gitmiyoruz, ülkemiz için çalışacağız”

Tıp Bayramı ve hekimlerin sorunlarıyla ilgili görüşlerini almak istediğimiz tıp öğrencileri ise mesleğe değerlendirme yapmaktan çekindiklerini belirtti. Mesleğe başlarken yapılan güvenlik taramasında sorun teşkil edeceğini düşündükleri için görüş vermek istemediğini söyleyen bir tıp fakültesi öğrencisi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Varsın gidiyorlarsa gitsinler” ifadelerine “Elimizde imkân olmasına rağmen gitmeyeceğiz, ülkemiz için çalışacağız” sözleriyle karşılık verdi.

TTB’nin çağrısıyla iki günlük iş bırakma eylemi pek çok ilde uygulandı.

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yaptığınız hizmetler için şükranlarımı sunuyorum

 Doktorlara dönük varsın gidiyorlarsa gitsinler” sözleri tepki çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen Tıp Bayramı etkinliğinde konuştu. Erdoğan, “Sağlık sisteminde gözü ve gönlü kendi ülkesinde kalmak yerine dışarıya kayan kişiler olabilir. Bu anlayışla hareket edenlerin çok uzak olmayan gelecekte istikametlerini yeniden kendi ülkelerine çevireceklerinden şüphe duymuyorum” diye konuştu. Erdoğan ayrıca, “Bu ülkenin hekimlerine hem vefa borcu, hem ihtiyacı vardır. Bu milletin en kalburüstü evlatları tıp fakültelerinde, eğitim ve araştırma hastanelerinde yetişmekte, çoğunlukla da kamuda görev almaktadır” diyerek sağlık çalışanlarına yönelik saldırılar ve ücretlerle ilgili çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/31980
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Sağlık çalışanları Tıp Bayramı’nda g(ö)revdeydi: Sistem emeğimizi de toplum sağlığını da umursamıyor

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

K.Y.K. bursu kesilen öğrenciler: “Bize borç vermeyi bile çok görüyorlar”

Barınma ve geçim sorunlarını çeşitli şekillerde dile getiren öğrenciler zaman zaman gözaltına alınıyor. Ardından KYK bursları kesiliyor. Öğrenciler, “Zaten kredi aldığımızda faiziyle birlikte geri ödeyeceğiz. Borçlanıyoruz ancak bize borç vermeyi bile çok görüyorlar” diyor.

Kapat