20 Eylül 2019, Cuma - 06:24

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Seçime giderken yalan haberler konuşuldu

Tarih: 18 Mart 2019

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 107

Türkiye yerel seçimlere giderken Alternatif Bilişim Derneği ve Ankara Barosu, “Sahte-yalan haberler nasıl doğrulanır?” sorusunun cevabını aradı. Bu haberlerin seçimler ve hukuki süreçler üzerindeki etkisi değerlendirildi.

Ankara Barosu’nun Alternatif Bilişim Derneği ortaklığıyla sahte-yalan haberlerin nasıl doğrulanacağı ve bunların seçimler ile hukuki süreç üzerindeki etkilerini incelemek için düzenlediği toplantı Ali Osman Arabacı, Verda Uyar ve Av. Faruk Çayır’ın katılımıyla yapıldı. Etkinlikte, teyit.org’dan Arabacı’nın ve dogrulukpayi.com’dan Uyar’ın kendi çalışmaları üzerinden örneklendirdiği, sahte-yalan haberlerin doğrulama çalışmalarını anlatırken Çayır ise bu doğrulama işlemlerinin, yasal düzlemdeki kullanımlarını açıkladı.

Arabacı: Yoğun bir enformasyona karşı küçük bir ekiple çalışıyoruz

İlk olarak sözü alan Arabacı, teyit.org’un çalışma koşullarından bahsederek başladığı konuşmasında yalan haberleri nasıl ve hangi yollarla tespit ettiklerini aktardı. Ekim 2016’da kurulmalarıyla 16 Nisan Referandumu’nda ve 24 Haziran’da çalıştıklarını belirten Arabacı, 31 Mart seçimleri için de çalışmalarına hız verdiklerini dile getirdi. Sadece seçimlerde değil, doğal afet gibi durumlarda da çıkan kriz anlarında haber doğrulama çalışmalarının çok önemli olduğunu kaydeden Arabacı, 5 kişilik küçük bir ekiple işlerini yürüttüklerini söyledi. Yaklaşan seçim günleri gibi sosyal medyada bilgi dolaşımının arttığı günlerde yüzlerce ihbar aldıklarını söyleyen Arabacı, son seçimde 91 farklı iddia sahibinden 367 sahte-yalan haber ihbarı geldiğini belirtti. “Yoğun bir enformasyona karşı küçük bir ekiple çalışıyoruz” diyen Arabacı, yanlış bilgiyi kategorize ettikleri 7 başlığı güncel haberlerle örneklendirerek anlattı. Arabacı, araştırmaları sırasında kullandıkları yöntemlerin de üzerinde durdu. Bu başlıkları taklit, manipülasyon, bağlamdan koparma, çarpıtma, uydurma, hatalı ilişkilendirme ve asimetrik propaganda olarak sıralayan Arabacı, bu durumlar için “Hiç olmamış bir şeyi bulmak zor oluyor, felsefede de var olmayan bir şeyi kanıtlamanın zorluğu. ‘Fotoğraflar yalan söylemez ama yalancılar fotoğraf çekebilir’ lafı çok doğru” ifadelerini kullandı. Arabacı ayrıca bazı doğrulamaların haftalarca sürdüğünü örnekler üzerinden anlatırken artık internet ortamında hiç varolmamış insanların yüzlerinin bile yaratılıp, görsellere yerleştirilebildiğini kaydetti ve “Böyle bir dünyada bilgi doğrulamak çok uzun zamanlar alabiliyor” dedi.

Uyar: Partiler değil, parti liderleri politika üretiyor

Türkiye’nin kurulduğu dönem ilk ve tek fact-checking platformu olan dogrulukpayi.com’un editörlerinden olan Uyar ise Arabacı gibi çalışma sistemlerini açıklayarak başladığı konuşmasında siyasilerin sorumluluklarına değindi. Uyar, doğru bilginin dolaşıma girmesi noktasında halkın talep etme sorumluluğu kadar medyanın ve en çok da siyasilerin gerçekleri konuşma yükümlülüğü olduğunu belirttiği sunumunda kendi çalışmalarının yıllar içinde kat ettiği yolu ve “doğruluk payı” isminin çıkış noktasını da anlattı. “Temel ölçütümüz bunların doğru ya da yanlış olması, bu yüzden yalan demiyoruz. Bunu yaparak da iktidara yakın kaynaklara erişebildiğimizi düşünüyoruz. Yalan dersek tarafsızlığımızı kaybedebiliriz. Tarafsızlığımız en önemli şey demek istiyorum” diye konuşan Uyar, yaptıkları analizlerin içeriğine dair ise şunları söyledi:

“2016-2017 döneminde 64 siyasetçi için 143 analiz yaptık. Doğruluk payı ortalaması 5,41/10’du. Artık daha az siyasi aktör inceliyoruz, daha az bilgi paylaşıyorlar. Önceleri milletvekillerini ağırlıklı olarak incelerdik. Şimdi ise parti liderlerini inceliyoruz. Partilerin değil, parti liderlerinin politika ürettiği bir gündem var. Bizim çalışmalarımızı da etkiledi bu durum. Hakikatlerin öneminin azaldığı, hakikat ötesi bir dönemde yaşıyoruz.”

Uyar son olarak Reuters Enstitüsü tarafından açıklanan verileri paylaştı. Geçtiğimiz yıla ait bu verilere göre uydurma haberlere en çok maruz kalan ülke Türkiye. Türkiye’yi listede Yunanistan ve Malezya takip ediyor. Haberlerin doğruluğundan şüphe edenlerin orası Türkiye’de yüzde 60 olarak tespit edilirken, halkın yüzde 68’inin bu konuda devleti suçladığı, aynı raporun verileri arasında yer alıyor.

Çayır: İnternet temel bir haktır

Son olarak sözü alan Çayır ise haberleri ve verileri doğrulama yöntemlerinin hukuktaki yerini ve reel sonuçlarını örneklerle değerlendirdi. Yalan haberleri doğrulamaya çalışırken ifade özgürlüğünün engellenmesi gibi handikaplarla karşı karşıya kalınabileceğine değinen Çayır ardından hukuk sisteminin sanal dünyaya karşı aldığı pozisyonu özetledi. Uluslararası sözleşmeleri işaret ederek “İnternet temel bir haktır” diye konuşan Çayır, sosyal medyadaki örnekleriyle gündemden düşmeyen kişilik hakları ihlali davaları için “Yasada tanımlanmış kişilik hakları yok. Yargıtay kararları ile açıklık getiriliyor. Hukuki ve cezai boyutu ayrı ayrı düşünülmeli. Zarar gören kişinin zarar vereni şikayet ederken doğrulama kanıtlama zorunluluğu var. Arkadaşların bahsettiği doğrulama yöntemlerini kullanırsak müvekkilerimizin kişilik haklarını savunabiliriz” dedi.

Çayır, “Türkiye’de kişinini rızası olmadan elde edilmiş görüntüler delil niteliği taşımıyor. İddia ve savunma doğru yöntemlerle elde ettiği takdirde görseller delil haline dönüşebiliyor. Bugün daha çok polis kullanıyor, fotoğraf, video, ses kaydı gibi kayıtları. Son 10 yılda da delil olarak fotoğraf ve video kullanımının arttığını söyleyebilirim” ifadelerini kullandı ve Gezi sonrası süreçte Çağdaş Hukukçular Derneği ve Baro’nun da bu tip verileri kullanmayı arttırdığını ekledi. Çayır sunumunu, BBC’nin Bir öldürmenin anatomisi adlı belgeselinden bir kesiti ve Diyarbakır Barosu’nun öldürülen eski başkanı Tahir Elçi’nin süren davası için hazırladıkları savunmayı anlatan bir videoyu izleterek tamamladı.

Soru-cevap bölümündeyse veri-haber doğrulama sitelerinin finansmanlarını nasıl sağladığı konuşuldu. Arabacı, Facebook’la ortaklıkları olduğunu, fonlar ve Patreon hesaplarıyla gelir elde ettiklerini söylerken Uyar, az kişiden oluşan kadrolarının gönüllülerle genişlediğini ve kitsel bağış kampanyalarıyla çalışmalarını yürüttüklerini kaydetti. İki isim de ekonomik şeffaflığın “fact-checking” üzerine çalışanlar için zorunluluk olduğunu ifade ederek gelir-gider tablolarının detaylı bilgisi için sitelerine bakılabileceğini belirtti.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/22163
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Seçime giderken yalan haberler konuşuldu

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ankara “edebi muhit” olarak raflarda

Necati Tonga, modern Türk Edebiyatında yenileşme hareketlerini hazırlayan Ankara’nın kültürel atmosferini anlamak için yazdı.

Kapat