4 Ekim 2019, Cuma - 19:28

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Yeni Medya Çalışmaları 4. Kongre’de ilk gün

Tarih: 04 Ekim 2019

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 2

Bu yıl “yeni eşitsizlikler” temasıyla düzenlenen Ulusal Medya Çalışmaları Kongresi başladı.

Alternatif Bilişim Derneği tarafından düzenlenen 4. Ulusal Medya Çalışmaları Kongresi bugün ilk oturumunu yaptı. İzmir Barosu’nda iki gün sürecek kongrenin bu yılki teması “yeni eşitsizlikler” olurken, kongrede ilk kez uluslararası bir konuk ağırlandı. Kongreye bu yıl 77 yazar ve 60 bildiri kabul edildi.

 Çayır: “Bilgiye erişmek özgürlüktür”

Açılış konuşmasını yapan Alternatif Bilişim Derneği Başkanı Av. Faruk Çayır şunları söyledi:

Alternatif Bilişim Derneği Başkanı Av. Faruk Çayır

“Dijital eşitsizlik; dijital gözetim, veri eşleştirmesi, veri gözetimi ile yaşa, cinsiyete ve sınıfsal aidiyete göre bilgiye, internete ve temel hak ve özgürlüklere ilişkin araçlara ulaşmadaki eşitsizliğin yanı sıra, toplumsal ve sınıfsal eşitsizliğin sonucu olarak ortaya çıkmaktadır. Bu sebeple de internet ve diğer tüm bilimsel, teknolojik gelişmeler ve bilginin; birbiri üzerine yığılarak ilerlediğini, bir önceki olmaksızın sonrakinin ortaya çıkamayacağını ve insanlığın ortak birikimi olduğunu düşünüyorum. Bilgi paylaştıkça çoğalır ve bilgiye erişmek özgürlüktür.”

Çayır, Barış İçin Akademisyenler Bildirisi’ne imza attıkları gerekçesiyle, KHK ile ihraç edilen akademisyenlerin kongrelerde yaşadıkları sorunların ardından üniversitelerde kongre yapmama kararı aldıklarını hatırlattı.  Üniversite dışında kongre düzenlemenin güçlüklerine değinen Çayır, “Bir önceki 3. Yeni Medya Kongremizde Mersin Üniversitesi ile yaşamış olduğumuz sorunlar bizi üniversite dışında kongrenin yapılması arayışlarına götürdü. Geçen dönem olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarının destekleri ile bu yıl da üniversite dışında, bağımsız ve özgür bir şekilde kongre düzenlemeye yönlendirdi. Bu durum baskı ve denetimden uzak bir kongre için maddi ve manevi anlamda her ne kadar bir çok soruna yol açsa da, bize ayrı bir motivasyon sağlıyor” dedi.

YMK 2019 Düzenleme Kurulu Üyesi Doç. Dr. Tezcan Durna

Durna: “Özgür akademik tartışma ortamı yaratmaya çalışıyoruz”

İLEF’ten 2017 yılında KHK ile ihraç edilen YMK Düzenleme Kurulu Üyesi Tezcan Durna,  akademik çalışma alanlarından da uzaklaştırılmaya çalışılmalarına ilişkin konuştu. Durna, “KHK’lileri sadece akademiden kovmakla kalmadılar, aynı zamanda yıllarca emek verdiğimiz dergilerden , dergilerin yayın kurullarından ve editörlüklerinden de uzaklaştırdılar. Ancak bu süreç içerisinde Alternatif Blişim Derneği, Yeni Medya Kongresi buna inat bir şekilde bizlere kapısını açtı. Bu kongrenin bilim kurulunda KHK’lilerin olması nedeniyle Mersin Üniversitesi kongreden çekildi. Daha sonra özgür olması adına Ankara’da bir kongre düzenledik.  Bizim gibi akademik özgürlüğü savunan akademisyenler kendi imkanları ve sivil toplum kuruluşlarının destekleriyle ayakta durmaya, özgür  bir akademik tartışma ortamı yaratmaya  çalışıyor” dedi.

Göçmenlerin sosyal medya alışkanlıkları farklı

Durna’nın ardından kürsüye Groningen Üniversitesinde Medya ve Gazetecilik Bölümünde Doktor Öğretim Üyesi Elisabetta Costa çıktı. Kongrenin ilk uluslararası konuğu Costa, Mardin’deki Kürt ve Arap gençler ile Kuzey İtalya’daki Kürt göçmenlerin sosyal medya kullanımına dair yaptığı araştırmayı sundu. Costa araştırmasında, Kürtler’in akrabalık ilişkilerini sosyal medyada da sürdürdüğünü, yüz yüze görüşme imkanı olmayan akrabalarıyla sosyal medya üzerinden iletişim kurduklarını aktardı. Araştırmada, göçmenlerin kullanım alışkanlıklarının ise farklılık gösterdiği saptandı. Buna göre İtalya’da yaşayan Kürt göçmenler kendi ülkelerindeki akrabalarıyla sağlıklı iletişim kuramıyor, sosyal medyada akrabalarıyla iletişim kurmaktan vazgeçiyor ve günlük hayatlarında yeni insanlarla sosyalleşmeyi tercih etme eğilimi gösteriyor.

Dr. Elisabetta Costa

Ankara Üniversitesi’nden yoğun katılım

 Kongreye bu yıl 29 üniversiteden araştırmacılar katılırken, Ankara Üniversitesi 9 yazarla en çok katılım gösteren üniversite oldu. Kongrenin ilk gününde AÜ’den Dr. Yeliz Dede Özdemir, Arş. Gör. Esra İnce Özer, Doktora Öğrencisi Songül Özdemir, Dr. Zafer Kıyan ve Prof. Dr. Nurcan Törenli’nin bildirileri yer aldı. İLEF akademisyenleri ve öğrencilerinin bugün sunulan araştırmaları şu şekilde:

Dr. Yeliz Dede Özdemir: Kongrenin ilk oturumunda “Akıllı Telefonlar Dolayımıyla Toplumsal Cinsiyet Rollerinin Yeniden İnşası” başlıklı doktora tezini sundu. Özdemir, özellikle 90’lı yıllarda dijital teknolojilerde yaşanan gelişmelerin feminist tartışmalar içerisinde de önemli bir kırılma noktası oluşturduğuna değindi. Özdemir, 90’lardan sonra siber feminist yaklaşımların, teknolojilerin kadınları özgürleştirdiğini, mevcut toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin yıkılmasının ve dönüşmesinin önünde olanak sunduğunu söylediğini ifade etti. Özdemir, günümüzde gelinen noktada, teknolojinin cinsiyet eşitsizliklerini de sürdürme potansiyeli olduğu düşüncesiyle yola çıktığını anlattı.

Özdemir’in araştırmasına göre, nüfusunun yüzde 50,2’sini kadınların oluşturduğu Türkiye’de, okuma yazma bilmeyen kadınların oranı erkeklerden 5 kat daha fazla ancak akıllı telefon kullanımları aynı oranda. Bu eşitliğe rağmen kadın ve erkeklerin akıllı telefon kullanım pratikleri arasında toplumsal cinsiyete bağlı önemli farklılıklar var. Erkek egemen toplum, kadınların cihaz edinme sürecini de etkiliyor. Kadınlara telefonlarını erkekler alıyor, kadınlar cihazlarıyla doğrudan “sahiplik” bağı kuramıyor. Kadınlar teknoloji kullanımında ikincil planda ve yetersiz görülürken aslında teknolojik ürünleri satın almayı erkeklere kendileri bırakıyor. Ebeveynlik durumu da teknolojiyle kurulan bağda bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Buna göre, anneler telefonlarını annelik performansının aracı olarak kullanıyor. Kadınlar çocuklarının bakımı ile ya da yemek yapmak gibi ev içi işler ile ilgili araştırmaları telefondan yapıyor. Bu anlamda ev içi alanda dış dünya ile ilişki kuruluyor ve telefon, kadınlar tarafından özgürleştirici bir alan olarak görülüyor.

Arş. Gör. Esra İnce Özer: Batıkent’te yaşanan köpek katliamının ardından sosyal medyanın hak arama alanına dönüşmesini ele aldı. Sosyal medya paylaşımlarının kartopu gibi büyümesiyle birlikte paylaşımların politik bir güç ürettiğini söyleyen İnce, katliamın sosyal medya sayesinde duyulduğunu ve sosyal medyanın mücadele alanı haline geldiğini aktardı.İnce, daha önce de benzer bir katliam yaşandığını ama kimsenin haberdar olmadığına değinerek, insanların Batıkent köpek katliamındaki sosyal medya pratiğini örnek almaya başladığını söyledi. İnce, siyasi partilerin de bu sayede hayvan hakları alanında çalışma ve propaganda yürütmeye başladıklarını aktardı.

Songül Özdemir:  İLEF’te doktora öğrencisi olan Özdemir, “Bir Re-Regülasyon Örneği Olarak RTÜK Kanunu’nda Yapılan Değişiklik ve Ekşi Sözlük Yazarlarının Değişikliğe İlişkin Görüşleri” başlıklı bildirisini sundu. Özdemir, “Yeni medyada eşitlikçi,özgürlükçü anlayışların dışında, iktidarlar da denetim kurmaya başladı.Türkiye’de bu,yasaların yeniden düzenlenmesi şeklinde işliyor” dedi. Songül’ün araştırmasına göre Ekşi Sözlük’e kanun değişikliğine dair 151 entry girildi. Bunların 134 tanesi değişikliği sansür olarak değerlendirirken, 7’si değişikliği destekledi, 6’sı interneti özgürlük alanı olarak değerlendirip yapılan değişiklikle internetin sınırlandırılamayacağını belirtti, 4 tanesi ise konu ile alakası olmayan entry’ler girdi.

Dr. Zafer Kıyan ve Prof. Dr. Nurcan Törenli: “Yeni Medyada Araştırma ve Araştırmacı” başlıklı oturumda sosyal medya verisinin ticarileşmesi üzerine bildirilerini sundular. Sosyal medya verilerinin ticarileşmesinin olanaklarını ve sınırlılıklarını araştırmacılar açısından irdeleyen çalışmalarına dair ilk sözü Zaferi Kıyan aldı. Kıyan,  “Sosyal ağlar çok büyük verilerin üretildiği ağlar. Örneğin 10 günde 6 milyar Tweet atılıyor. 2011’den sonra Twitter veri sınırlandırma yoluna gitti. Dolayısıyla önümüzde veriyi toplamada zorluk var. Verileri toplamanın kolay bir yolu var, o da veri satın almak fakat çok maliyetli” dedi. Kıyan, sosyal medyanın araştırmacıların inceleyebileceği çok fazla materyal üretmekle beraber onlara ulaşmayı zor hale getirdiğine değinerek durumun araştırmacılar için eşitsizlik yarattığını söyledi.

Törenli de, bilginin çok hızlı çoğaldığını aktararak, “Veriler önceden araştırmacının elinde varmışçasına, 15 Temmuz yaşandıktan 15 gün sonra olayı anlatan kitaplar çıkmaya başladı. Birbirini kolaj şeklinde tamamlayan çalışmalar yapılmaya başlandı. Herkes aslında sosyal medya verisini çekerek araştırma yapmaya çalışıyor. Biz kendi derlemlerimizi oluşturduğumuz sürece bu bağlılıktan bence kurtulacağız” dedi.

Dr. Zafer Kıyan, Prof. Dr. Nurcan Törenli

 

Atölyeler düzenlendi

Kongre’de bugün ayrıca 3 farklı atölye düzenlendi. Doç. Dr. Erkan Saka, Kenan Dursun ve Arda Çetin’in yürüttüğü “Gazeteciler için Yeni Medya” atölyesinde yeni medya yöntemleri konuşuldu. İkinci atölye de Av. Faruk Çayır’ın yürüttüğü “Kişisel Verilerin Korunması ve Dijital Güvenlik Atölyesi” idi. Kongrenin ilk günü, “Veri Okuryazarlığı’nın (VO) Veriye Ulaşmada, Okumada ve Yorumlamada Rolü ve Bir ‘Veri Eşitsizliği’ Örneği olarak ‘Gastenotes 2019 Raporu’nun Anlattıkları” atölyesi ile sonlandı.

Yarın 09.00’da İzmir Barosu’nda devam edecek kongre “Sonuç Bildirgesi”nin okunmasıyla sona erecek.

 

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/24925
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Yeni Medya Çalışmaları 4. Kongre’de ilk gün

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

17. Uluslararası Ankara Öykü Günleri devam ediyor

17. Uluslararası Ankara Öykü Günleri kapsamında konu bu kez 2000 sonrası Türkiye öykücülüğü oldu.

Kapat