7 Aralık 2018, Cuma - 19:30

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

“Bilimsel ve estetik değerlendirme yapıyoruz”

Tarih: 27 Eylül 2018

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 20

Beşincisi bu yıl verilecek olan Ankara Üniversitesi Roman ve Öykü Ödülleri’ni, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adıgüzel’le konuştuk.

Yazınsal nitelikli yapıtları akademik anlayışla değerlendiren Ankara Üniversitesi Roman ve Öykü Ödülleri yarışması 2014’ten beri düzenleniyor. Yarışmanın seçici kurulunda yer alan Ankara Üniversitesi eski Kültür Sanat Koordinatörü ve Ankara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Adıgüzel GÖRÜNÜM’ün sorularını cevapladı.

Yarışma fikri nereden çıktı?

Yarışma fikri rektörümüz Prof. Dr. Erkan İbiş rektör olmadan önce üniversitenin kültür sanat politikalarından biriydi. Yaklaşık 6 yıl önce üniversitemizde ilk kez kültür sanat koordinatörlüğü kuruldu ve kültür sanat alanına dair çalışmalar yapmak için hedefler koyduk. Çıkış noktamız da hep şu oldu; Ankara Üniversitesi cumhuriyetin ilk üniversitesidir, pek çok şeyin ilkidir ancak kültür ve sanat konusunda çok ileri değildik. Mesela üniversitemiz bilim üniversitesidir, tekniğin üniversitesidir, sağlığın üniversitesidir. Gerçekten sosyal bilimlerin üniversitesidir ama sanat konusunda yapılan çalışmalar ve açılan bölümler açısından çok da yeterli değildi. Dolayısıyla “kültürün ve sanatın da üniversitesi” sloganıyla böyle bir çalışmaya başladık. Bu amaç doğrultusunda “Ankara Üniversitesi Edebiyat Ödülleri” üst başlığı altında yola çıktık. Amacımız her yıl yeni bir tür eklemek ya da ilgili türleri değiştirmek. Nihai amacımız büyük bir akademi ödülleri gibi olması.

Başvuran eserleri neye göre değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de ilk kez bir devlet üniversitesinde öykü ve roman ödülleri veriliyor ve kriterimiz profesyonel bir akademik değerlendirme. Ana ölçüt önceki yıldan yayımlanmış eser olması. Bu şekilde eserler ön elemeye tabi tutulmuş oluyor. Jürilerin tamamı gönüllülük esasına bağlı çalışıyor ve aşırı talep geldiği zaman onu kısa sürede değerlendirmek çok zor olabiliyor.

Edebi metinlerin akademik kurul tarafından değerlendirilmesi söz konusu. Üniversitenin böyle bir misyon yüklenmesinin sebebi nedir ve bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de böyle yarışmalar bir yönüyle çok az, bir yönüyle de çok fazla. Bizim amacımız yazar-eleştirmen odaklı gidiyor ve bu yarışmaların bir kısmında da dikkat ediyorum, mesela ünlü bir sanatçı veya eleştirmen yılda 5-6 tane yarışmanın jüri üyesi olabiliyor. Bir birey olarak düşündüğümde bu, yılda 100’ün üstünde kitap demektir. Bunun hepsini okuyabiliyor mu çok emin değilim, yapıyorsa da tebrik etmek lazım. Bizim amacımız akademik bir değerlendirme yapmak. Bunu hobi olarak değil dilbilim açısından irdelemek. Bizim hocalarımızın yüzde 95’i hem sanatın içinden hem de edebiyat bölümlerinin hocaları. İngiliz Dili Edebiyatı, İtalyan Dili Edebiyatı, İspanyol Dili Edebiyatı, Türk Dili ve Edebiyatı’ndan seçtiğimiz jüriler var. İletişim Fakültesi ve Güzel Sanatlar’dan olduğu gibi sanatın içinde olup diğer alanlarda uzmanlaşan ve değerlendirme yetkinliğine sahip jüri üyeleri var. Her yıl jürileri ortalama yüzde elli değiştiriyoruz.

Peki sizce üniversiteler böyle bir misyon yüklenmeli mi?

Üniversitenin misyonu bilim üretmektir. Bu sebeple sadece sanat üretmez, onun bilimini de yapar. Çağdaş bir insanda olması gereken sanat bilincinin kazandırılmasındaki nesnel koşulları belirler. Dolayısıyla üniversiteler nesnel olarak değerlendirme yapabilecek yegane yerlerden biridir. Çünkü bilimsel ölçütlerle değerlendirme yapılır. Bizler de değerlendirmelerimizi bilimsel argümanlarla raporluyoruz.

Üniversite kapsamında düzenlenen bu yarışmayı diğer öykü ve roman yarışmalarından farklı kılan nedir?

Değerlendirmeler çok ciddi ve bilimsel kriterlere göre yapılıyor. Özgür bir seçim ortamı var ve olabildiğince estetik değerlere uygun bir ödüllendirme ve karşılaştırma yapmaya çalışıyoruz. Bizim en büyük farkımız akademik değerlendirme yapıyor oluşumuz. Üniversiteyi de edebiyata yönelik ilgi merkezi haline getirmeye çalışıyoruz. Ödülleri çoğunlukla genç yazarların alması da önemli bir konu.

Başvuru kriterlerinden birinin “başvuracak eserin yayımlanmış bir eser olması” öğrencilerden gelen başvuruları etkiliyor mu?

Ne yazık ki etkiliyor. Sadece öğrencilerin değil, bir kitabı yayımlama imkanı bulamayan yazarlara da ulaşamıyoruz. Bunun farkındayız ve bunu bir ön jüri kurarak aşabileceğimizi düşünüyorum. Daha genç yazarları ve şairleri kazanmak için dosya sistemini de ekleyebiliriz. Bu şekilde basıma hazır dosyalar Ankara Üniversitesi tarafından kitap haline getirilir. Genç yazarlar açısından teşvik edici bir girişim olur.

Eklemek veya belirtmek istediğiniz bir şey var mı?

Bunun sürdürülebilir olmasını çok arzuluyorum. Kurumlar gelenekleriyle vardır ve Ankara Üniversitesi çok büyük bir kurum. Ankara Üniversitesi’nin sanatın diğer türleriyle gelenekselleşen bir üniversite olmasını diliyorum.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/19537
Yol: Ana sayfa » Yazılar » “Bilimsel ve estetik değerlendirme yapıyoruz”

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bağbaşı: Kulüpler çağdaş olmayınca federasyonlar da olamıyor

Spor Muhabirliği dersi bu hafta Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü eski Müdür Yardımcısı Sezai Bağbaşı’nın katılımıyla yapıldı. Spor yöneticiliğinin konuşulduğu derste Türkiye’de spor yönetimi modellerinin dönüşümü ve spor kurullarının medyayla kurduğu ilişki tartışıldı.

Kapat