23 Ağustos 2017, Çarşamba - 01:34

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

İlk dersimiz: Akademik özgürlük

Tarih: 21 Ocak 2013

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 92

Başbakan Erdoğan’ın katıldığı Ankara Üniversitesi akademik açılışına karşı 3 Ekim Çarşamba günü Eğitim-Sen öncülüğünde SBF’de alternatif açılış düzenlendi.

İlk dersimiz: Akademik özgürlük

Fotoğraf: Salih Kaplan

Fotoğraf Galerisi

Ankara Üniversitesi, 2012-2013 akademik yılı açılışına Başbakan Recep Tayyip Erdoğan katıldı. Tıp Fakültesi Morfoloji salonunda gerçekleşen açılışa öğrencilerin önceden hazırlanmış listelere göre alınması akademisyen ve öğrencilerin tepkisini çekti. Buna karşılık aynı saatlerde Erdoğan’lı açılışa karşı SBF‘deki Aziz Köklü Salonu’nda alternatif açılış düzenlendi.

İfade Özgürlüğü ve Üniversiteler konulu derse konuşmacı olarak Sosyolog İsmail Beşikçi, Antropolog Müge Tuzcuoğlu ve gazetecilerden Banu Güven ile İrfan Aktan katıldı. SBF’de gerçekleştirilen derste söz hakkı ilk olarak Beşikçi’ye verildi. Yayımlanan 36 kitabından 32’si yasaklanan Beşikçi: “İfade özgürlüğü kısıtlıdır. Bunu yapan YÖK değildir. Türkiye’de gerçek anlamda üniversiteler olsaydı darbeler ve YÖK olmazdı. 1960-1970’li yıllarda bir yazı veya kitap söz konusu olduğu zaman mahkemeler üniversiteden rapor istemekteydi. Hocalar kitapları ‘Suç var mı?’ diye okuyorlardı. Böyle bir bilim olması mümkün değildir. Bilim sınırsız bir düşünce özgürlüğünü gerektirir. Böyle bir okuma bilim yöntemine aykırıdır” diye konuştu. İfade özgürlüğünün kurumsallaşmasıyla yeni bir anayasa oluşabileceğini belirten Beşikçi: “Eğer ifade özgürlüğü kurumsallaşmışsa orada resmî ideoloji yok demektir” dedi.

“Buram buram totalitarizm kokuyor”

Demokrasinin bize gösterildiği şeklinden ibaret olmadığını ve özgür yaşamın belirli rejimlerle kısıtlandığını söyleyerek konuşmasına başlayan gazeteci Banu Güven, “Beşikçi 17 yıl hapis yattı, yayınları toplatıldı, hâlâ yargı belası başında bulunmaktadır. 10 yıldır iktidarda bulunan hükümet, sürekli demokrasi kavramını kullanılıyor. Askeri kavramı ortadan kaldırmayı düşünürken militarizmi de elinde bulunduruyor. Ülkemizde giderek derinleşen kavramların içini boşaltma hali söz konusudur. Bununla beraber psikoloji olarak da baskı var. Demokrasi sadece %10 barajla seçime gitmek gibi görünüyor. Kısacası buram buram totalitarizm kokan bir hava soluyoruz “diye vurguladı.

“Duvarın diğer tarafı özgürlük”

İfade özgürlüğünün yalnızca başkalarının kısıtladığı alanlarda gerçekleşmeyeceğini, KCK soruşturması kapsamında tutuklanan daha sonra serbest bırakılan Tuzcuoğlu, “İçeride kaldığım süre içinde özgürlüğün duvarın diğer tarafında olduğunu anladım. Yaşamsal gerçekliği savunan insanlar bugün karşımıza büyük bir güç olarak çıkmakta. Biz bugün bu büyük güce karşı hâlâ direnmekteyiz. İfade özgürlüğünü bu şekilde salonlar yaratarak sağlıyoruz” dedi.

“Sansür her yerde”

İnsanın olduğu hiçbir yerde ifade özgürlüğünün engellenemeyeceğini söyleyen Aktan, “Sansür uygulamalarıyla beraber ifade özgürlüğünün kısıtlanması bizi etkilememeli, asıl mesele bizde bitiyor. Evet, başkaları sansür uyguluyor, bu görünen bir gerçek. Ancak kendinize sansür uygulamaya başladıysanız her şey bitmiş demektir” dedi.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/1120
Yol: Anasayfa > Kampüs > İlk dersimiz: Akademik özgürlük

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

medya atölyesi son kapak
Dopingle Mücadele Medya Atölyesi sona erdi

Beş gün süren Dopingle Mücadele Medya Atölyesi, ortaya çıkan ürünlerin sunumlarıyla sona erdi.

Kapat