22 Kasım 2017, Çarşamba - 12:19

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Mehmet Auf kaliteli yaşamın sırlarını açıkladı

Tarih: 04 Mayıs 2012

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 197

Mehmet Auf, Hukuk Fakültesi’nde katıldığı sempozyumda, stresi ve stresle baş etmenin yollarını öğrencilerle paylaştı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Prof. Dr. Cemil Bilsel Salonu’nda Aktif Hukukçular Topluluğu’nun (AHT) düzenlediği “Kaliteli Yaşamın Sırları” adlı sempozyuma davranış bilimci Mehmet Auf konuk oldu. 10 Nisan tarihinde gerçekleştirilen sempozyumda öğrencilerle samimi diyalog kuran Auf, öğrencilerin büyük çoğunluğunun kitap okuduğunu öğrenince çok mutlu olduğunu belitti. Yakın bir tarihte paraşütle atlayış yapacağını ifade eden Auf, “Vakit buldukça spor yapın. Çünkü spor yaptıkça vücuttaki endorfin hormonu artışa geçer. Endorfin vücutta kaldığı sürece morfin etkisi yaratır ve bizleri rahatlatır” dedi.İnsan biyolojisinin geçmişten bugüne birçok değişikliğe uğradığını ancak salgılanan hormonların hep aynı kaldığını belirten Auf, örnek olarak bir kaplanla karşı karşıya kaldığınız zaman vücudun salgıladığı ilk hormonun adrenalin olduğunu ve adrenalinin etkisiyle kalp beyinden aldığı emirle vücudun kas guruplarına kaçmak için hızlıca kan pompaladığına dikkat çekti. Ayrıca Auf, adrenalin hormonunun dışında vücutta daha fazla bulunan, kortizol hormonundan da söz etti. Auf, yırtıcı kaplandan kurtulabilmek için enerji patlamasına ihtiyacımız olacağını ve bu patlamanın kortizol hormonu tarafından sağlanacağını belirtti.

“Kalp ve mide rahatsızlıklarına davetiye çıkaran faktör strestir”

Kortizol hormonunun bugünkü modern dünyada dahi insan hayatının bir parçası olduğunu öne süren Auf, “Maalesef bugün bile insanoğlu aynı hormonal sisteme sahip. Çünkü kortizol hormonunun sürekli salgılandığı vücut, zamanla buna dayanamıyor kalp ve mide başta olmak üzere organlar kendi kendine zarar vermeye başlıyor” dedi. İnsanoğlunun aynı sistemi hâlâ içinde barındırdığını belirten Auf sözlerine şöyle devam etti: “Diyelim cep telefonunuz çaldı ve bu kişi sizin hiç hoşlanmadığınız, görüşmek istemediğiniz ve gerçekten sizi sıkan birisi. Arayan kişiyi telefonunuzda gördüğünüz anda bedeniniz yine aynı iki hormonu, adrenalin ve kortizol hormonunu devreye sokuyor. Tıpkı kaplanla karşı karşıya kaldığınızdaki durum gibi ya kaçacaksınız ya da yem olacaksınız. Telefonda da aynı şekilde ya açmayacaksınız ya da konuşup sıkılacaksınız. Eskilere gittiğimizde atalarımız kaplanla karşılaştığı zaman kortizol hormonunu kaçarak devre dışı bırakıyordu. Peki bugün biz kortizol geldiğinde ne yapıyoruz? Hiçbir şey. Oturmaya devam ediyoruz. Geriliyoruz ve kortizol biriktiriyoruz ama atamıyoruz. İşte bu durum hem ruhsal hem de bedensel birçok rahatsızlığa sebep olabiliyor. Örneğin korktuğumuzda veya strese girdiğimizde iki ana sistem devreden çıkıyor; sindirim ve boşaltım sistemi. İşte bizim bugün anlatmaya çalıştığımız ve insan kalitesini düşüren şey kortizol hormonudur. Kortizolun yarattığı stres ise kalp ve mide rahatsızlıklarına davetiye çıkarabiliyor.”

Mehmet Auf kimdir?

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Makine Mühendisliği Bölümünden mezun olan ve iş hayatına ODTÜ İşletme Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak başlayan Mehmet Auf, daha sonra Bilkent Üniversitesi’nde de benzer görevlerde bulundu. Çok yönlü kişiliğini iş yaşamına da yansıtan Auf, 1994 yılından itibaren kariyerini eğitim ve danışmanlık alanında geliştirmeye karar verdi ve 2004 yılından itibaren kurduğu kurumda davranış eğitimi üzerine dersler vermeye başladı.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/737
Yol: Anasayfa > Yazılar > Kampüs > Mehmet Auf kaliteli yaşamın sırlarını açıkladı

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

“E-kitabın en büyük kullanıcısı dijital yerliler”

Dijital yayıncılığın gelişmesiyle birlikte hayatımıza giren e-kitaplar ve okuma cihazları yeni teknolojilerle avantaj sağladığı kadar dezavantaj da yaratabiliyor. Konu ile ilgili A.Ü. Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü’nden Doç. Dr. Hakan Anameriç ile konuştuk.

Kapat