21 Eylül 2017, Perşembe - 20:11

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Dostları Emin Özdemir’i anlattı

Tarih: 05 Mayıs 2017

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 147

Emin Özdemir’in yol arkadaşları, Özdemir’in Türk diline verdiği katkılar ve geçmişe dayanan dostlukları üzerine konuştu.

Ankara Üniversitesi Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Uygulama ve Araştırma Merkezi (ÇOGEM) tarafından düzenlenen, oturum başkanlığını Türk dilinin önemli isimlerinden ve Emin Özdemir’in yakın çalışma arkadaşlarından Adnan Binyazar‘ın yaptığı ‘’Türkçenin Büyük Ustası: Emin Özdemir’’ açık oturumunda, dostları Özdemir’i anlattı. Prof. Dr. Bozkurt Güvenç, Prof. Dr. Ruşen Keleş ve Prof. Dr. Sedat Sever gibi Türk diline önemli katkılar sunan isimlerin Özdemir’i anlattığı açık oturumda, Özdemir’i konu edinen ‘Yaşam Ustaları’ adlı belgesel gösterimi de yer aldı.

kapak.dıs.emin.özdemir

Adıgüzel: “Özdemir yaratıcı dramanın öncülerinden biri”

Açılış konuşmasını yapan ÇOGEM Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Adıgüzel, ‘’Ben yaratıcı drama hocasıyım, Emin Özdemir yaratıcı dramanın Türkiye’deki öncülerinden biridir’’ diyerek Özdemir’in 1965 basım ‘Uygulamalı Dramatizasyon Kitapçığı’nın günümüzde hala yaratıcı drama alanında yetkin bir kitap olduğuna değindi. ÇOGEM’in Türkiye’nin ilk ve tek çocuk ve gençlik edebiyatı uygulama ve araştırma merkezi olduğunu kaydeden Adıgüzel, ÇOGEM’in öncelikli amaçlarıyla ilgili bilgi verdi.

Fotoğraf: Cengiz Mert Aksekili

Fotoğraf: Cengiz Mert Aksekili

Binyazar: “Zaman bizi yazının kavşağında bir araya getirmişti”

Açıkoturumun başkanlığını yürüten Binyazar, Özdemir ile dostluklarının gençlik yıllarına dayandığına değindi. ‘‘Zaman bizi yazının kavşağında bir araya getirmişti’’ diyerek edebiyat ve dostluk ilişkilerinin önemli olduğundan söz eden Binyazar, “Anadolu yoksulluğun gurbetidir. Özdemir’in Köy Enstitüsü’nde uğradığı ilk yer kitaplık olmuştur, Özdemir o kitaplığa bir girmiş bir daha çıkmamıştır‘’ dedi.

Köy enstitülerinin dönemin  önemli kitap kaynağı olduğunu ifade eden Binyazar, “Köy Enstitüleri kitap demekti. Özdemir, Gogolleri, Gorkileri, Balzacları, Dostoyevskileri, Hugoları, Shakespeareleri ve Siloneleri orada okumuştur, bir eli bu yazarlarda ise öbür eli Yakup Kadrilerde, Halit Ziyalarda, Orhan Kemallerde olmuştur. Edebiyatın, düşüncenin, duyumsamanın kapıları ona Pamukpınar Köy Enstitüsü’nde, bozkır kokusunda, bir kitabına verdiği adla ‘düşüncenin torağında’ açılmıştır. Beyinleri bu toprakla besleyerek, oradan aldığı düşünce tohumlarını geniş beyinlere saçarak geçirdi‘’ diye konuştu.

Fotoğraf: Emre Akcebe

Fotoğraf: Emre Akcebe

 

Özdemir’in Türk Dil Kurumu’nda terim kolu başkanı olduğu yıllar için ‘’Özdemir o günlerde bir dil işçisi gibi çalışmıştır’’ diyen Binyazar, Özdemir’in kendi yazdığı terim hazırlama kılavuzu başta olmak üzere sayesinde 30’a yakın terim sözlüğü yazıldığını belirtti.

Emin Özdemir’in hem insan olarak hem de bir dilci olarak Türkiye’nin yetiştirdiği önemli bir bilim adamı olduğuna değinen Binyazar, “Eğitim aynen bir tarlanın karakteri gibidir. Nasıl tarla toprak, bitki ve hava arasından birbirini besleyen var eden bir şey varsa dostlar arasında da birbirini var eden bir ilişki vardır’’ dedi. Binyazar, “Yüz yüze isek dudağının bükülmesinden, cildinin aşağılara akmasından acı çektiğini anlarım, telefonda ise sesi ses tellerine uğramaz boğazının uzun oluklarından akar. Zeki insanı avutmaya kalkmak ahmakların işidir, susar derdini sözcüklere dökmesini beklerim, acıyla sevinç arasında gidip gelen dostluğumuzun duyarlı ibresi hiç yönünü şaşırmadı, titreşip erdem çizgisi üzerinde durdu hep” diyerek sözlerine son verdi.

Güvenç: “Farklı olana katlanmazsanız demokrasi olmaz”

Tarihte dilin öneminden bahsederek konuşmasına başlayan Güvenç, “Hacettepe Üniversitesi’nde görev yaptığım zamanlarda şöyle düşündüm. Üniversite nedir, üniversiteyi yapan nedir? Biraz tarih okumaya başladığımda şunu gördüm. Henüz Türkler Bizans’ı işgal etmemişken, İstanbul’u zapt etmemişken Bizanslı eğitimciler ve filozoflar oturuyorlar diyorlar ki; bu felsefecileri nasıl eğitelim. Yedi tane sanat üzerinde duruyorlar. Bu 7 sanattan 4’ü dil ile ilgili. Konuşma, yazma, tartışma, münakaşa. Diğerleri astronomi, matematik. Ancak bu eğitimi almış olan kişiler filozof olabilir’’ dedi.

ic.bozkurt.guvenc

Tolerans kelimesinin yanlış kullanıldığını belirten Güvenç, “Türkçe’de bir kelime kullanıyoruz ‘Tolerans’ diye. Herhangi bir sözlükten karşılığına sözlükten baktığınızda karşılığı hoşgörüdür. Tolerans hoşgörü değildir. Kimse kimseyi hoşgörmek zorunda değildir. Ben çok kişiyi hoş görmüyorum. Ama onların varlığına katlanıyorum. Toleransın doğru çevirisi katlanmaktır. Kime katlanmaktır. Farklı olana katlanmaktır. Farklı olana katlanmazsanız demokrasi olmaz. Bu biraz emek ister sabır ister” diye konuştu.

Konuşmasının devamında kültürün nasıl ortaya çıktığına değinen Güvenç, “Biz insanlar, atalarımız yarattı kültürü ve biz yarattık. Yaşadıklarımızı dilimizde biriktirdik ve bunun üzerinde çalışarak bu günlere geldik” dedi. Güvenç, konuşmasını devletlerin kendi dillerine verdiği öneme değinerek sonlandırdı.

Keleş: “Çok zengin öğreticilerdir onlar”

Özdemir ile dostluklarından bahseden SBF eski dekanı Keleş, ’’Türkçe Bilim Terimleri Sözlüğü’nde (TÜBA) Emin adına baktığınız zaman şöyle bir tanımla karşılaşıyorsunuz. Herhangi bir görev ve etkinlik için görevlendirilmiş güvenilir ve deneyimli kişi. Emin Özdemir’in adı olan Emin, 1931 yılında konmamış olsaydı ben Emin’in yansızlığından kuşku duyardım. Etik kurallara aykırı davranmış kendisini böyle tanımlamaya çalışmış derdim. Yakından tanıdığım için bu tanımın onun kişilik özelliğini yakından yansıttığını söylemekle şimdilik yetiniyorum’’ diye konuştu.

ic.rusen.keles.2

Konuşmasının devamında Emin Özdemir ve Adnan Binyazar ile tanışmasının Türk Dil Kurumu (TDK) yönetim kurulunda görevliyken olduğunu söyleyen Keleş, Özdemir ve Binyazar ile ilgili ‘’Gerçekten onlar benim dil öğretmenlerim olmuştu. Dildeki hatalarımı yanlışlarımı onlardan esinlenerek onlardan yardım alarak düzeltmişimdir. Hala da düzeltmeye devam ediyorum. Çok zengin öğreticilerdir onlar’’ diye konuştu.

Keleş, Emin Özdemir’in Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokuluna gelişinin Siyasal Bilgiler Fakültesi(SBF) Dekanlığı sırasında olduğunu ve Hacettepe Üniversitesi’ndeki olumsuz gelişmelerin sonucunda Özdemir’in Basın Yayın Yüksekokulu’na geldiğine değindi.

Ayrıca Özdemir ile olan ortak yanlarının dil duyarlılığı ve dilin kullanımına gösterdikleri özen olarak belirten Keleş konuşmasını Özdemir’in kitaplarından alıntılar yaparak bitirdi.

Sever: “Özdemir’in öncelikliği eleştirel okur yetiştirmektir”

Özdemir’in kitaplarının içeriği üzerine bir sunum yapan A.Ü. Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitimin Kültürel Temelleri Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sever, Özdemir’in “Yabancı sözcükleri Türkçe kelimelerin yerine kullanmayı bir seçkinlik göstergesi sayanların sayısının giderek arttığına” değindiğini belirtti. Yüzler ve sözcükler kitabının deneme özelliği gösteren mektuplarla okura seslendiğinden bahseden Sever, Özdemir’in dildeki yozlaşma karşısında çok çalıştığını belirtti.

ic.sedat.sever2

Yazınsal türler kitabı için “Bugün dil ve edebiyat öğretmenlerinin, dil bilimcilerinin tek kaynağı Yazınsal Türler Kitabı” diyen Sever, Özdemir’in ‘Açıklamalı Atasözleri Sözlüğü’ ve ‘Deyimler Sözlüğü’ eserlerinin hala yol gösterici olduğunu belirtti.

‘’Türkiye %5 ile ilkokul mezunu olmayan yetişkin nüfusunun en yüksek olduğu ülkeler arasında yer alıyor’’ diyerek sözlerine devam eden Sever, Emin Özdemir’in temel önceliklerinden birinin eleştirel okur yetiştirmek olduğunu ifade etti.

Özdemir: “Ben dümdüz öğretmenim”

Oturumun sonunda bir teşekkür konuşması yapan Özdemir, ‘’Benim için profesör dendi ama ben dümdüz öğretmenim’’ diyerek sözlerine başladı. Binyazar ile dostluklarına değinen Özdemir, ‘’Konuşmaları izliyorum, ne zaman Adnan Binyazar adı geçse hemen arkasından benim adım geliyor, biz ikimiz tıpkı bir kağıdın iki yüzü gibi birbirimizden ayrılmayız, 62-63 yıl oldu, bu böyle sürüp gidiyor’’ dedi.

ic.emin.özdemir

Üniversite sınavları ile ilgili çalışmalarda emeklerinin olduğuna değinen Özdemir, ‘Sözel’ sözcüğünü kendisinin bulduğunu, Anadolu’da göze seslenene ‘gözel’ dendiğini, onu örneksiyerek ‘Sözel’ dediklerine değindi. ‘Seçenek’’ kelimesini de bir gece süren uzun bir toplantı sonucunda Türkçe’ye kazandırdıklarını dile getiren Özdemir, ‘’Türkçe fiil asıllı bir dil, bizim dilimiz dillerin en güzelidir’’ diyerek sözlerine son verdi.

Açıkoturumun ardından Özdemir ve oturumun konuşmacı yazarlarının kitapları ücretsiz olarak öğrencilere dağıtıldı

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/14180
Yol: Anasayfa > Eğitim > Dostları Emin Özdemir’i anlattı

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

uyum2
Üniversiteye uyum haftası başladı

Ankara Üniversitesi’nde eğitim görmeye hak kazanan öğrencilere ders programları ve üniversite yaşamı ile ilgili bilgilerin verildiği ve üç gün sürecek Üniversite Yaşamına Uyum Programı, bugün başladı.

Kapat