21 Ekim 2017, Cumartesi - 06:27

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Dijital Gözetime Karşı Farkındalık ve Kem Gözlere Şiş Haftası Etkinlikleri sona erdi

Tarih: 04 Aralık 2014

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 220

Alternatif Bilişim Derneği, Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi (İLEF) ve Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi tarafından düzenlenen “Dijital Gözetime Karşı Farkındalık ve Kem Gözlere Şiş Haftası Etkinlikleri” İLEF’in ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

İLEF’in ev sahipliği yaptığı etkinlik 3 gün boyunca sürdü. Etkinlik kapsamında film okumaları, panel ve atölyeler gerçekleştirildi. Etkinlik boyunca dijital gözetim kapsamında özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunması üzerinde duruldu.

Etkinliğin ilk gününde sabah film gösterimi, öğleden sonra panel ve fotoğraf sergisi yapıldı. ATK Sanat Evi’nde 9.00-12.30 arasında gerçekleştirilen etkinlik Ölümü Beklerken adlı film gösterimi ve ardından Doç. Dr. Serpil Aygün Cengiz tarafından yapılan film okumasıyla devam etti.

Fotoğraf: Dilan Çiçek

Fotoğraf: Dilan Çiçek

Filmin belli sahnelerini yansıtıp slayt üzerinden yorumlayan Cengiz, “Filmde aslında ‘özneyi nesneleştirmek’ uygulanıyor” dedi. “Ölen birini izlemek: Gözetim bağlamında, gözetimin izleyici açısından talep görmesinin nedeni nedir?” sorusunu salondakilere yönelten Cengiz, sunumunda filmle ilgili medyadaki haberlere de yer verdi.

Dijital Gözetim ve Gözün Gücü Paneli yapıldı

Panel kapsamında dünyada ve Türkiye’de dijital gözetim, veri eleştirmesi ve veri madenciliği olguları ele alındı. Ayrıca ‘göz’ün ve gözetlemenin iktidarı çeşitli örnekler üzerinden somutlanarak, tartışmaya açıldı.

Panelde moderatör Prof. Dr. Mutlu Binark, katılımcılar ise Prof. Dr. Seçil Büker, Dr. Gamze Göker, Birkan Sarıfakıoğlu ve Şafak Dikmen’di.(Fotoğraf: Müge Helin Deviren)

Panelde moderatör Prof. Dr. Mutlu Binark, katılımcılar ise Prof. Dr. Seçil Büker, Dr. Gamze Göker, Birkan Sarıfakıoğlu ve Şafak Dikmen’di. (Fotoğraf: Müge Helin Deviren)

Fotoğraf: Müge Helin Deviren

Fotoğraf: Müge Helin Deviren

Prof. Dr. Seçil Büker “Anahtar Deliğinden de Üstün” başlıklı sunumu yaptı. Büker, sunumunda sinemanın miladından beri gözetlemenin olduğundan ve bunun gözetlenmeye bakışı normalleştirdiğinden söz etti. Prof. Dr. Seçil Büker sunumunda Lumiere Kardeşlerin ilk filmlerinden İşçilerin Fabrikadan Çıkışı‘nı örnek gösterdi ve bu normalleşmenin mücadeleyi engellediğini, bunun fark edilmemesi halinde tuzağa düşüleceğini belirtti. Filmlerin gözetiminin sadece önceki kuramlarla anlaşılamayacağını vurgulayan Büker, buradaki iktidar meselesine de bakılması gerektiğini söyledi.

 

Fotoğraf: Müge Helin Deviren

Fotoğraf: Müge Helin Deviren

Alternatif Bilişim Derneği’nden Dr. Gamze Göker “Dijital Aktivizmin Dijital Gözetimle Paradoksal İlişkisi” konulu sunumda insanların sanal ortamlarda nasıl takip edildiklerinden bahsetti. Göker, siyasi örgütlerin sanal ortamlardaki haberleşmelerinden polisin haberdar olup onlardan önce eylem yerine gittikleri örneğini verdi. Facebook’un yasaklanmamasının devletin işine gelen bir şey olduğunu ve cep telefonunun gözetlemede önemli bir araç olduğunu belirten Göker, “Dijital gözetimle ilgili bir derdimiz varsa eğer internetin kendisini hem mücadelenin aracı hem de mücadelenin bizatihi alanı haline getirmek önemli” dedi.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) bünyesinde faaliyette bulunan Demokrat Bilgisayar Mühendisleri’nden Birkan Sarıfakıoğlu “Vatandaş Gözetimi ve E-Devlet Uygulamaları”ndan bahsetti.

Fotoğraf: Müge Helin Deviren

Fotoğraf: Müge Helin Deviren

Sarıfakıoğlu sunumunda, iktidarın yeniden üretiminde gözetimin tarih boyunca araç olduğunu ve “her şeyi teknoloji belirler” gibi determinist bir bakışın pek doğru olmadığını belirtti. Amerikan Ulusal Güvenik Dairesi’nin (NSA) yalnızca askeri casusluk yapmadığını, sanayi için de casusluk yaptığını, Suudi Arabistan’daki bir uçak ihalesinin NSA’nın casusluğuyla kazanıldığını söyledi.

 

Fotoğraf: Müge Helin Deviren

Fotoğraf: Müge Helin Deviren

Televizyon 2.0 Döneminde Reyting Ölçümleri ve Televizyon İzleyicisinin Gözetlenmesi” başlıklı sunumu Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Ergin Şafak Dikmen yaptı. Reyting ölçümleri, second scream ve web çerezlerinden bahseden Dikmen, günümüzde reytinglerin twitter üzerinden takip edildiğini söyledi. Dikmen, amacı internet kullanımını kolaylaştırmak olan web çerezlerinin farklı amaçlarla da kullanıldığını belirterek “örneğin bir alışveriş sitesine girdiniz, daha önce satın aldığınız ürünleri size çıkartabiliyor” dedi.

Panelden sonra sergiye geçildi

Panelin ardından katılımcılar Dijital Gözetim Temalı Afiş ve Video Üretimler Sergisi’ni gezdi. Üç boyutlu fotoğrafların da olduğu sergi katılanların oldukça ilgisini çekti.

Fotoğraf: Dilan Çiçek

Fotoğraf: Dilan Çiçek

Fotoğraf: Dilan Çiçek

Fotoğraf: Dilan Çiçek

2. Gün

Dijital Gözetime Karşı Farkındalık ve Kem Gözlere Şiş Haftası etkinliklerinin ikinci gününde Fahrenheit 451 film gösterimi ve ardından film okuması yapıldı. Film gösterimi ve okumasının ardından şifreleme atölyesi yapıldı.

Fotoğraf: Müge Helin Deviren

Fotoğraf: Müge Helin Deviren

Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Dr. Burcu Canar, film okumasında isanların, “insan gibi yaşamayı ve hissetmeyi kitaplardan öğreniyor” olmasına vurgu yaptı. Ayrıca filmin günümüzle bağını irdeleyen Canar, insanların birbirlerine “neden ve ne düşündüğünü” sormadığının altını çizdi.

Fotoğraf: Dilan Çiçek

Fotoğraf: Dilan Çiçek

Etkinliğin ikinci gününde, öğleden sonra yapılan Kem Gözlere Şiş Şifreleme Atölyesi, İLEF’in Dekanlık Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Özgür yazılımcı ve OpenStreetMap projesi Türkiye sorumlularından Orkut Murat Yılmaz tarafından gerçekleştirilen ve yönetilen atölyede, bilgisayar ve internet kullanımında mahremiyet ve gizlilik üzerine çeşitli uygulamalar ele alındı.

“Bilgiyi şifrelemek, şifresini çözmekten daha kolaydır.”

Atölyeye Julian Assange’ın “Bilgiyi şifrelemek, şifresini çözmekten daha kolaydır” sözüyle başlayan Yılmaz, günümüzde internet ağının uluslararası şirketler ve devlet kurumları tarafından gözetlendiğini, internet veri akışının kaydedilip izlendiğini ve bunun günümüzde tüm alanlarda internetle iş gören kullanıcıların aleyhine bir durum oluşturduğunu anlattı. Yılmaz, telefon konuşmalarının, e-posta yazışmalarının, internette ziyaret edilen sitelerin, kredi kartıyla yapılan alışverişlerin, görüntülü ya da yazılı anlık görüşmelerin, seyahat bilgilerinin sürekli olarak izlendiğini, bu verilerin şirketler tarafından dağıtılıp, satıldığını ve bu bilgilerin çeşitli görünmeyen ya da algılanmayan yazılımlarca yapıldığını dile getirdi. Bu bilgilerin kişilerden bağımsız ve izinsiz bir şekilde paylaşımı ve bunlar üzerinden şirketlerin gelir etmesinin korkunç bir şey olduğunu anlatan Yılmaz, internet üzerindeki veri trafiğini nasıl güvenli hale getirilebileceğinden söz etti.

“Kem gözlerden” kaçınmak için kişisel bilgisayarların ve internet tarayıcılarının reklamlardan ve kullanıcıyı gözetleyen zararlı yazılımların nasıl bertaraf edileceğinden bahsederek şifreleme atölyesinin uygulama kısmına başlayan Yılmaz, Mozilla Firefox ve Chrome internet tarayıcılarında alınacak basit önlemleri katılımcılarla paylaştı. Tor Browser, HTTPS kullanımı, DNS ve VPN programları, Deep Web, anonimleşme konuları üzerinde durulan atölyede anlık mesajlaşma şifrelemesi ve e-posta güvenliği üzerine de çeşitli görüşler paylaşıldı ve uygulamalar yapıldı.

Fotoğraf: Dilan Çiçek

Fotoğraf: Dilan Çiçek

Kişisel mahremiyetin internette ayaklar altına alındığını ve bu durumun kabul edilemez olduğunu söyleyen Orkut Murat Yılmaz, dahil olduğu yazılım projeleri ve Alternatif Bilim Derneği kapsamında mücadelelerinin devam edeceğinin altını çizdi.

3. Gün

Dijital Gözetime Karşı Farkındalık ve Kem Gözlere Şiş Etkinliğinin 3. gününde de Dijital Hikaye Anlatım Atölyesi yapıldı. Gün boyunca süren atölyeyi Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Burcu Şimşek yürüttü.

Cumartesi günü yapılan atölye saat 09:30’da başladı. Atölye yürütücüsü, yardımcıları ve katılımcılarla birlikte 3 gün boyunca süren etkinliğin konusu olan gözetlenme bağlamında dijital hikayeler hakkında konuşuldu. Konuşmanın ardından hikayelerin belirlenmesiyle yazma işlemine geçildi. Hikayelerin 150-200 kelime olmasına dikkat edildi. Hikaye yazım süreci sonlandıktan sonra Yrd. Doç. Dr. Şimşek tarafından katılımcıların hikayelerinin bulunduğu ses kayıtları alındı. Aynı süre içerisinde dijital hikayeler için katılımcılar tarafından görseller toparlandı. Ses kayıtları ve görsellerin birleştirilmesiyle oluşan dijital hikayeler tüm katılımcılar tarafından izlendi. Atölye, katılım sertifikalarının verilmesinin ardından son buldu.

Dijital Hikaye Anlatım Atölyesi, ana akım medyanın alışılagelmiş formları ve haberlerde kişilerin belli kalıplar içinde sunulmasına karşı alternatif medya formlarına dikkat çekiyor. Hikayelerin amatörce üretilmesiyle görünmeyeni görünür kılmaya çalışan Atölye, temel işlevini, kişilerin kendi sesleriyle oluşturdukları hikayelerin hem toplu gösterimi hem de internet aracılığıyla dolaşıma girmesi olarak belirliyor.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/4911
Yol: Anasayfa > Yazılar > Bilim-Teknoloji > Dijital Gözetime Karşı Farkındalık ve Kem Gözlere Şiş Haftası Etkinlikleri sona erdi

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İLEF’liler ‘Rıza Abi’nin notlarına kavuştu

Kulis’in taşınmasıyla kapanan İLEF Fotokopi Merkezi, Kulis Simit Kafe’nin içinde bugün hizmet vermeye başladı.

Kapat