13 Kasım 2019, Çarşamba - 00:21

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Emin Özdemir Ödülü sahiplerine verildi

Tarih: 02 Kasım 2019

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 65

Emin Özdemir anısına verilen “Dil Derneği Emin Özdemir Türkçe Ödülü” dün yapılan törenle sahiplerine verildi.

Dil Derneği tarafından 2017’de hayatını kaybeden İLEF eski hocalarından, dilbilimci, yazar Emin Özdemir’in anısına geçtiğimiz yıl ilk kez verilen “Emin Özdemir Türkçe Ödülü” dün sahiplerine teslim edildi. Seçici kurulunda geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden gazeteci Nahit Duru, yazar Vecdi Seviğ, gazeteci Faruk Bildirici, Prof. Dr. Korkmaz Alemdar, Prof. Dr. Özlem Özdemir Kumbasar’ın yer aldığı ödüle “Metastaz” kitabının yazarları Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu layık görüldü.

Özdemir’in Türk diline ve yaşamına katkılarının hatırlatıldığı gecede, Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel, Özdemir ailesi, Çankaya Belediyesi Başkan Yardımcısı Gülsüm Bor Güner, Gazeteci Faruk Bildirici,  Gazeteci-yazar Tülin Daloğlu ve Prof. Dr. Korkmaz Alemdar da yer aldı. Törene katılamayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ise törene iyi dilek mesajlarını iletti.

“Dil devrimine saldırıyorlar”

Sunuculuğunu Ali Nihat Yavşan’ın üstlendiği törende ilk sözü, Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel aldı. Harf ve dil devrimini önemine değinen Özel şöyle konuştu: “Harf devrimini 91’inci yılında harf devrimini ve dil devrimini tepe tepe kullananlara karşın, bu iki devrimin olanakları ile iyi ya da kötü kendilerine anlatmalarına karşın, hala dil devrimi ve harf devrimine saldırıyorlar. Harf ve dil devrimine eleştiri ve saldırıların tarihi çok eskidir. Yarım yüzyıldır bu saldırılara karşı durmaya çalışıyoruz. Türkçe’nin akışına baktığımızda her dönemde saldırıları yöneticiler ve onlara alkış tutanlar yapıyor ve toplumu kandırıyorlar. Bilgisizliğe 50’li yıllardan bu yana alkış tutanların Atatürk’e ve tüm devrimine saldırarak yükseldiğini görüyoruz. Özellikle son 18-20 yılda daha da yükseldiklerini görüyoruz. Bilgisizliğin insanlara bu kadar çıkar sağladığı başka bir dönem yoktur.”

Emin Özdemir’in tanıdığı en barışcıl insanlardan bir tanesi olduğunu söyleyen Özel, “Onun öfke sözcükleri bile bilgece ve çok önemliydi. Çok donanımlı bir öğretmendi ve çok değerli bir Cumhuriyet öğretmeniydi. Köy enstitüsünden aldığı ışığı büyüttü, bütün yurdu, bütün öğrencilerini aydınlatmaya çalıştı. Özdemir ailesi ile birlikte düzenlediğimiz, Dil Derneği Emin Özdemir Ödülüne bir kitap seçildi iki yazarımız oldu. İkisinin de adı Barış. Ben ikisini de bizi aydınlattıkları için alkışlıyorum” dedi.

Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel

Kumbasar: “Yokluğunun tek avuntusu onu tanımak”

Emin Özdemir’in torunu Eralp Kumbasar, dedesini bir rehber olarak gördüğünü dile getirdi. Kumbasar, “Dedemizi kaybedeli iki yıl oldu. Aradan geçen zaman acıyı biraz olsun azaltsa da, dindirse de ne ona olan sevgimiz ne de ona olan özlemimiz azaldı. Yaşamı boyunca iz bırakmış bir insanın yokluğuna alışmak hiç kolay değil. Dedemizin yokluğunu unutmaya çalışmak hem benim hem de kardeşim ve kuzenlerimin için, sevgi dolu dostluğuna ve aynı zamanda iyiliğinizi isteyen bir öğretmenin yokluğuna alışmak demek. Rehberimizin aramızdan ayrılışına duyduğumuz acının belki de tek avuntusu onu biraz olsun tanımaktır. Böyle bir dedeye sahip olacak kadar şanslı torunlar olmamız, ondan uzak oluşumuzun yarattığı acıyı bastırmamızı sağlıyor” şeklinde konuştu.

Emin Özdemir’in torunu Eralp Kumbasar

Bildirici: “Emin Özdemir iz bırakan bir isimdi”

Açılış konuşmalarının ardından ödül töreni öncesinde, Korkmaz Alemdar yönetmenliğinde “Basının Sorumluluğu” başlıklı bir de panel yapıldı. Panelde konuşan Faruk Bildirici,  Emin Özdemir’in hep dik durmaya çalışan bir insan olduğunu dile getirdi. Bildirici şöyle dedi: “Gazetecilik benim ilkokul yıllarından beri istediğim bir meslekti. Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi benim için önemli bir duraktı ve Emin Özdemir de o duraklardan biriydi. Emin Özdemir, bize o okulda iz bırakan insanlardan bir tanesiydi çünkü hayata devam etmemizi sağladı. Emin hoca hayata çok bağlıydı. Her zaman hep dik durmaya çalışıyordu. Her zaman mutluydu. Hiç onu yılgın, umutsuz görmek mümkün değildi. Benim aklımda hep o kaldı.”

Basının sorumluluğuna ilişkin konuşan Bildirici, gazetecilerin muhalif olması gerektiğini söyledi. Bildirici, “Gazeteci, tabii ki eleştirecek. Tabii ki itiraz edecek. Bunu yapmadığınız zaman kendi işimizi yapmamış oluruz. Ama işi biraz muhalefet sözcüğü yüklediğiniz zaman iş farklı bir yöne gidecek. O zaman biz partili bir duruş sergilemiş oluruz. Oysa ben muhalefet yapan bir gazeteci olmaktansa muhalif bir gazeteci olmayı tercih ederim çünkü o zaman herhangi bir partiye herhangi bir kuruluşa bağlı olmadan kendi düşüncelerimi anlatabilen, gördüğü her şeyi nesnel biçimde anlatabilen bir gazeteci olduğumu vurgulamış olurum” dedi.

Daloğlu: “Basının üçayağı var”

Yirminci yüzyılın son çeyreğinde basının üçayaklı bir teması olduğunu belirten Tülin Daloğlu, “Birincisi gazetecinin nasıl bir işleyiş içerisinde olduğu, ikincisi güç odakları ve üçüncüsü de okurdur” dedi. Daloğlu, “Gazeteci, kamuoyunu bilgilendirmekle mükelleftir. Doğru bilginin sağlamasını yapması gerekir. Gazeteci gündem takibi yapmalı yani kamuoyunun çıkarına olan konuları takip etmelidir. Gazeteci doğru kitleyi bulmaya çalışmalıdır” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Faruk Bildirici, Prof. Dr. Korkmaz Alemdar ve Gazeteci Tülin Daloğlu

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/25620
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Emin Özdemir Ödülü sahiplerine verildi

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ÇSM’de “Acil Demokrasi Paneli”

Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenen “Acil Demokrasi Paneli”nde demokrasinin önemi konuşuldu.

Kapat