19 Temmuz 2019, Cuma - 04:18

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

KampüSanat’ın ikinci günününe “müzik” damgasını vurdu

Tarih: 18 Nisan 2019

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 90

Hacettepe Üniversitesi tarafından düzenlenen KampüSanat etkinliğinin ikinci gününde film gösteriminden sergiye; müzik dinletilerinden atölyelere kadar birçok farklı çalışma hayata geçirildi.

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) tarafından düzenlenen KampüSanat etkinliklerinin ikinci günü, sinema gösterimleri ve sanat felsefe söyleşileriyle başladı. Kampüsün birçok yerinde kısa film ve video gösterimleri öğrencilerle buluştu. Beytepe’de gösterimlerin yanı sıra duvar resmi uygulaması gibi çalışmalar da yer alıyor.

Beytepe Kampüsü Kütüphanesinin önünde saat 11.30’da “Fanfara’lı Tantana” başlıklı müzik dinletisi gerçekleştirildi. Üflemeli çalgılarla belirli eserlerin çalındığı etkinlikte, öğrenciler müziğe doydu.

Prof. Dr. Berki: “Bir besteci de tıpkı bir ressam gibi yapıtına imza atabilir”

KampüSanat kapsamında ayrıca Mehmet Akif Ersoy Konferans Salonu’nda HÜ Güzel Sanatlar Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Türev Berki tarafından “Müzik, Bildiğimiz Müzik mi?” başlıklı konferans düzenlendi. Saat 14.00’te başlayan konferansta Prof. Dr. Berki, Milli Eğitim Bakanlığınca hazırlanan ortaöğretim müzik dersi programına değinerek, programın öğrencileri müzikten uzaklaştırdığını belirtti.

Johann Sebastian Bach’tın The Art of Fugue bestesinden bir kesit dinleten Berki, dinlenen kesitin sadece “Si Bemol, La, Do, Si” notalarından oluştuğunu söyledi. Bu notaların Almanca’daki harf karşılıklarını da belirten Berki, “Si Bemol’ün harf karşılığı ‘B’; La’nın harf karşılığı A; Do’nun harf karşılığı C; Si’nin harf karşılığı H. İşte karşınızda gizli bir imza, Bach. Müzik tarihinde soyadının tüm harfleri birer nota olan başka bir şanslı bir müzikçi var mı bilmiyoruz. Ama bunun ardında ilahi bir gücün olduğunu düşünenler de az olmasa gerek. Bir besteci de tıpkı bir ressam gibi yapıtına imza atabilir ama bu imzayı bulmak için bir parça dedektiflik yapmak gerek” dedi.

“Müzik, uzmanlık alanlarıyla giden bir şey”

“Müziğin bilimi mi olurmuş?” öyküsünün toplumdaki bir yanlış anlaşılmadan kaynaklandığını ifade eden Prof. Dr. Berki, “Bir profesyonel sanatçı ile karşılaşıldığı zaman bizde şu soru hep sorulur: ‘Hangi çalgıyı çalıyorsunuz?’ İşte ‘Piyano’ der, ‘başka var mı?’ diye sorulur? Yok dersiniz, böyle bir bakış olur. ‘Yetenek sınırlı demek, sadece piyano çalabiliyor.’ Ama bir hekime böyle söylemeyiz. Yani nöroloğa gittiğinizde ortopedi ihtisasınız var mı deyince bir tuhaf algılanır. Müzik de aslında uzmanlık alanlarıyla giden bir şey. Dolayısıyla müzikolog, makale yazdığı zaman piyano çalın, ya da niye çalmıyorsunuz deme hakkınız yok. Onun elinde başka bir gereç var” ifadelerini kullandı.

“Sessiz Filmin Canlanan Notaları” için 4 fakülte birlikte çalıştı

KampüSanat kapsamında ayrıca saat 15.30’da “Sessiz Filmin Canlanan Notaları” sessiz film klasiklerini orijinal besteler ile canlandırıldığı müzik dinletisi gerçekleştirildi. İletişim Fakültesinde öğretim elemanı Doç. Dr. Emek Çaylı Rahte’nin yaptığı açılış konuşmasında, İletişim, Edebiyat, Konservatuar ve Güzel Sanatlar Fakülteleri olarak bir sanat festivali için bir araya geldiklerini dile getirdi.

Doç. Dr. Çaylı Rahte: “Müzik, dramatik etkinin yaratılmasında sinemanın ayrılmaz bir parçası oldu”

Bu etkinliğin Hacettepe Üniversitesinin kendi potansiyelini açığa çıkarma, farklı eğitim ve uzmanlık alanlarının yollarının kesişmesi ve birlikte bir eser ortaya koymasına imkan sağladığını belirten Doç. Dr. Rahte, “1920’lerin sonuna kadar senkronize olarak kaydedilmiş diyaloglar teknik olarak henüz mümkün değildi. Filmler görüntülerin aralarına yerleştiren ara yazılar aracılığıyla seyirci ile konuşuyordu. Salonlarda canlı müzikler eşliğinde film gösterimleri yapılırdı. Müzik, dramatik etkinin yaratılmasında sinemanın ayrılmaz bir parçası oldu. Bugün bizler bu dönemleri canlandırmış oluyoruz” açıklamasında bulundu.

Sinemasal kurmacanın ve fantastik anlatının öncüsü George Melies’ten Aya Seyahat, kurguyu kurmaca anlatıda ustaca kullanarak yine bu konuda öncü olan Edwin Stanton Porter’dan Büyük Tren Soygunu, ilk feminist kadın yönetmen ve Fransız Avangard sinemasının öncüsü kabul edilen, sinema tarihinin ilk gerçeküstücü filmine imza atan Germaine Dulac’tan Bir Arabesk Üzerine Sinegrafik Etütler filmlerini, Orkestra Şefi Milli Savunma Üniversitesi öğretim görevlisi Mehmet Artunç ile Kompozisyon Sanat Dalı yüksek lisans öğrencileri Berkay Şirin, Kaan Özlü, Melisa Coşkun, Cansu Önder ve Kerem Ekber ile Müzisyen Viyola Sanat Dalı Öğretim Üyesi Yeliz Özkaya’nın bulunduğu orkestra tarafından orijinal besteler ile canlandırıldı.

Yarın gerçekleşecek KampüSanat etkinliklerine buradan ulaşabilirsiniz.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/22957
Yol: Ana sayfa » Yazılar » KampüSanat’ın ikinci günününe “müzik” damgasını vurdu

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

YTB Medya Atölyesi başlıyor

İLEF ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) işbirliğiyle düzenlenecek YTB Medya Atölyesi bugün başlıyor.

Kapat