19 Ağustos 2017, Cumartesi - 18:05

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

İncirlik’te nükleer bomba mı var?

Tarih: 17 Eylül 2012

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 241

Wikileaks’in internete sızdırdığı ABD ile Almanya arasındaki diplomatik yazışmalara göre Adana’da bulunan NATO’nun İncirlik Üssü’nde 50 ila 90 arasında B61 tipi nükleer silah bulunuyor.

İncirlikte nükleer bomba mı var?

Yıllardır tartışmaları devam eden İncirlik’te nükleer bomba olduğu iddialarına, bir sivil toplum kuruluşunun İncirlik Üssü önünde yaptığı eylemde ya da ABD’de yayınlanan herhangi bir derginin makalesinde rastlayabiliriz. Ancak Türkiye bu konuda üç maymunu oynamaya devam ediyor. Ne bu haberlerin gerisi gelir ne de herhangi bir hükümet döneminde herhangi bir yetkilinin bu iddiaları doğruladığına ya da yalanladığına rastlayabiliriz. Sadece Türkiye’yi değil Türkiye’nin komşularını da etkileyen bu durum bir ‘devlet sırrı’dır. Peki, nedir bu iddiaların doğruluk payı? Gerçekten her biri Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından 20 kat daha güçlü olduğu söylenen ve sayısı 50 ila 90 arasında değişen nükleer bombaların üzerinde mi oturuyoruz?

Üste kaç bomba var?

Sovyetler Birliği’nin ilk atom bombasını başarıyla patlatması üzerine 1949 yılında NATO üssü olarak inşa edilen İncirlik Üssü’ne nükleer bombaların gelmesi ABD’de Ronald Reagan’ın başkan olmasıyla hızlanan nükleer silahlanma yarışının sonucunda gerçekleşti.

Soğuk Savaş sonrasında üste bulunan bomba sayısı azalsa da İncirlik Üssü’ndeki depolarda 50 ila 90 arasında B61 nükleer bomba olduğu yönündeki tahminler, 2010 yılının sonlarına doğru Wikileaks’te yayınlanan ve Almanya’daki ABD Büyükelçisi tarafından Washington’a gönderilen 12 Kasım 2009 tarihli gizli rapordaki ifadelerde onaylanıyor. Bu raporda, ABD Dışişleri Bakanı Yardımcısı Philip Gordon, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in dış siyaset danışmanı Christoph Heusgen’e İncirlik Üssü’nde ABD’nin nükleer silahları olduğunu açıklıyor. Aynı raporda Gordon, “Almanya, Belçika ve Hollanda’nın silahını bırakması Türkiye’nin kendi stokunu devam ettirebilmesini siyasi olarak çok zorlaştırır, böyle yapmaları gerektiğine inanmalarına rağmen…” diyor. Gazetelerde 1 Aralık 2011 tarihinde çıkan bu haberler üzerine NATO bir açıklama yaparak sızıntıyı, ‘yasadışı ve tehlikeli’ olarak yorumladı.

Son olarak ABD’nin kamu bütçesini denetleyen sivil toplum örgütü Project on Government Oversight (POGO / Hükümetin Gözetimi Projesi) Başkanı Danielle Brian, ABD Savunma Bakanı Leon Panetta’ya yazdığı 1 Şubat 2012 tarihli mektupta, Avrupa’daki NATO üslerindeki 200 kadar B61 tipi nükleer bombanın Amerikan ulusal bütçesine getirdiği 2 milyar dolarlık yükü sorguladı. Bu üslerin arasında İncirlik de vardı.

Ayrıca Atomic Scientists adlı dergide Robert S. Norris ve Hans M. Kristensen tarafından Kasım 2011’de yayınlanan bir araştırmada ABD’nin Türkiye’de olduğu hep söylenen ama şimdiye kadar detaylarına ulaşılamayan nükleer silah envanteri yayınlandı. Çalışmada, ABD’nin Türkiye de dâhil olmak üzere Avrupa’da Soğuk Savaş yıllarından kalan taktiksel atom bombalarının ayrıntılı olarak depolandığı yerler ve sayı listesi veriliyor. Bu rapora göre Türkiye’deki İncirlik Üssü’nde 60-70 adet nükleer B61 tipi bomba bulunuyor. Bu sayı, 2001 yılında 90’dı.

2017’de yeni bombalar geliyor

Raporda Türkiye’deki B61-12 türü nükleer bomba türlerinin 2017 yılı itibariyle B61-3/4 tipi yeni modellerle değiştirilecek olduğu da ilk kez açıklanıyor. 2015’te başlayacak F-16’ların Amerikan JSF yeni nesil savaş uçaklarıyla değiştirilmesine kadar geçecek süre içinde F-16’ların modernize edilerek bu yeni bomba türlerini taşımalarına imkân verilecek.

Nilüfer Uğur Dalay: “Türkiye, NPT’yi ihlal ediyor”

2005 yılından bu yana İncirlik Üssü konusunda muhalif kampanyalar düzenleyen ve İncirlik Üssü’nün gizli Bakanlar Kurulu kararnamesiyle ABD’nin kullanımına verilmesi hakkında dava açan Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu Yönetim Kurulu üyesi Nilüfer Uğur Dalay, “Türkiye, 1969 yılında Birleşmiş Milletler’de imzaya açılan, Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşması’na (NPT) taraf oldu ve anlaşmayı 28 Ocak 1969’da imzaladı” dedi. Bu kararın Bakanlar Kurulu’nda onaylanarak 28 Kasım 1979 tarihli Resmi Gazete’de de yayınlandığını vurgulayan Dalay sözlerine şunları ekledi: “Bu anlaşma gereğince, 1967 yılından önce nükleer silaha sahip olan ABD, Rusya, Fransa, İngiltere ve Çin nükleer silahı olan ülkeler olarak kabul edilirken, bu ülkelerin nükleer silahı olmayan ülkelere bu tip silahları temin etmesi veya yapmaları için yardımda bulunmaları yasaklanır. Dolayısıyla bu anlaşmaya göre Türkiye topraklarında nükleer silah bulunduramaz ve ABD de bu silahları Türkiye’ye veremez, verirse anlaşmayı ihlal etmiş olur. Çünkü nükleer silah ticaretinin önünü açar. Türkiye’nin silahların varlığını kabul etmesi ve sahipliğini üstlenmesi, uluslararası arenada çok ciddi tartışmalara yol açabilir, Türkiye’yi oldukça tartışmalı bir pozisyona sokabilir.”

Türkiye’de nükleer silahın işi ne?

Türkiye’nin bir nükleer silah deposuna dönüştürülmesi, nükleer savaş senaryolarına dayandırılsa da Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Uluslararası İlişkiler Uzmanı olan ve ‘İncirlik Üssü: ABD’nin Üs Politikası ve Türkiye’ adlı kitabın yazarı Selin M. Bölme, asıl nedenin rekabet alanının kayması olduğunu söyledi. Bölme ayrıca, istikrar ve güvenliğe kavuşan Avrupa’nın doğrudan hedef olmaktan çıkması ve Ortadoğu’da yaşanan gelişmeler, petrolün artan önemi ile birlikte, bölgedeki istikrarsızlığın doğrudan diğer ülkelerin ekonomileri üzerinde sonuçlar doğurması, ABD ile Rusya arasındaki savaş alanını da değiştirdiğini belirtti.

Kitabın yazım aşamasında üssün kullanımı ve üste olduğu iddia edilen bombalarla ilgili bilgi toplamakta çok zorlandığını ifade eden Bölme, “Fark ettiyseniz kitaptaki nükleer bombalar ile ilgili bölümde Türkiye’den herhangi bir kaynak veremiyorum. Çünkü ABD’de arşivler her yirmi beş yılda bir açıldığı için en azından geçmişe dair bazı bilgileri bulmak mümkün. Türkiye’de ise dış ilişkiler ile ilgili herhangi bir kaynağa ulaşıp arşiv araştırması yapmak mümkün değil. Dolayısıyla ne ABD arşivlerinde ne de Türkiye’de İncirlik Üssü’nde nükleer silah olduğuna dair herhangi resmi bir belge bulmanız pek mümkün değil” dedi.

Özellikle nükleer silahlar konusunun güvenlik kapsamında devlet sırrı olarak görüldüğünü de belirten Bölme, kimsenin bu konuda sorulan sorulara yanıt vermediğini, devletlerin de bu durumu kabul etmediğinden bir şehir efsanesi yaratılmasına neden olduğunu söyledi.

Peki ya patlarsa?

IPPNW (Nükleer Savaşın Önlenmesi İçin Uluslararası Hekimler) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, şu an İncirlik’te bulunan B61 tipi nükleer bombaların her birinin Hiroşima’ya atılan atom bombasından yirmi kat daha etkili olduğunu aktaran Bölme, İncirlik Üssü’nde nükleer bomba olup olmadığını öğrenmek için hem ABD’deki hem de Türkiye’deki Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları’na, bilgi edinme hakkı çerçevesinde yaptıkları başvuruların reddedildiğini söyledi. Ama yanıt verilmemesinin bu soruları ortadan kaldırmadığının altını çizen Bölme, “Soğuk Savaş çoktan bittiği halde neden bu nükleer silahlar hâlâ İncirlik Üssü’nde? Bu bombaların kime karşı kullanılabileceği düşünülüyor? Nükleer bombaların varlığı gerçekten güvenlik sağlıyor mu? Sizce saniyenin binde biri kadar bir süre için ölme ihtimali olan insanların bu soruların cevaplarını bilmeye hakkı yok mu?” gibi soruların cevaplandırılmasını beklediklerini ifade etti.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/283
Yol: Anasayfa > Kent-Çevre > İncirlik’te nükleer bomba mı var?

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

medya atölyesi son kapak
Dopingle Mücadele Medya Atölyesi sona erdi

Beş gün süren Dopingle Mücadele Medya Atölyesi, ortaya çıkan ürünlerin sunumlarıyla sona erdi.

Kapat