26 Haziran 2017, Pazartesi - 06:13

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Bakırcılık artık çağın gerisinde kalıyor

Tarih: 09 Ekim 2011

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 181

Ankara Kalesi’nde bulunan esnaf, bakırcılık mesleğinin unutulmasını engellemek için devlet desteği bekliyor.

Anadolu’da tarihi çok eskiye dayanan bakırcılık mesleği, fabrikalaşma, kalıp kullanımının başlaması ve gelişen teknolojiyle yok olma tehlikesi yaşıyor. Günümüzde bakır ustaları, babalarından kalma mesleklerini devam ettirmeye çalışırlarken, bir yandan bakırcılık atölyeleri tek tek kepenk indiriyor. Mesleklerini çok sevdiğini belirten bakır ustaları, devlet desteği olmadan ayakta kalamayacaklarını söylüyor.

Ankara Kalesi’nde yapılan ve birçok ülkeden sipariş edilen ürünler, Türkiye’de yapılan çalışmaların çoğunluğunu oluşturuyor. Türkiye halkının ilgisinin giderek azaldığı ve genelde yabancı turistlerin ziyaret ettiği bakırcı esnafı, meslekleriyle ilgili sıkıntılarını Görünüm’e anlattı.

Bu işi yapacak insan sayısı az

Elli yıllık bakır ustası İsa Torun, “Geleneksel el sanatlarımızdan bir tanesi kakmacılık, benim yaptığım ise kazımacılık, insan ve hayvan figürü çalışmak çok zor. Türkiye de bunu yapabilecek çok fazla kişi yok, mesleğimi başarıyla yapmaya çalışıyorum” dedi.

Atölyesinde 20 kişinin çalıştığını söyleyen Torun, bakırcılığı öğretmenin zor olduğunu bunun için hem yeteneğin yanında bilgi sahibinin olması gerektiğini, işin tekniğini öğretmenin yeterli olmadığını belirtti. Torun, “Her zaman tarih okuyup gelmiş geçmiş medeniyetlerin yaptığı sanatsal çalışmaların tarzından, sitillerinden esinlenip doğaçlama, kendine has bir şeyler yapabilmek için çaba gösteriyorum” dedi.

Bakırcılar destek bekliyor

36 yıllır bakır ustalığı yapan Sebati Bolat ise hükümetin kendilerine sahip çıkmadığını belirtti. Küçük esnaflara kredi sağlamak amacıyla devletin kobi kredisi çıkardığını belirten Bolat, sözlerine şöyle devam etti:
“Müraacat ettiğimizde maliyeye borcun varsa, SSK’ya borcun varsa alamazsın dediler. Bizim eskiden derneğimiz vardı; şimdi derneğimiz yok, onun için de bizimle ilgilenen yok. Belediyeler sırayla gelseler, isteklerimizi karşılasalar, onların kanalıyla isteklerimize daha kolay yaklaşabiliriz. Ama maalesef seçim esnasında bürokrasinin tamamı gelir, seçimler bittiği ertesi günü ise bizi hiç tanımazlar”

Kale içindeki bir başka bakır ustası İlham Zeyrek ise 65 senedir bu sanatı yaptığını, aileden bu sanatı bilen son kuşak olduğunu, 13 yaşında çırak olarak başladığı mesleğine olan sevgisini, “Bakır dövülürken çıkan ses kulağıma gelmedikçe ben uyuyamam, o kadar severim sanatımı” diyerek anlattı.

El emeğinin Yerini hiçbir şey tutamaz

Günümüzde artık bakırcı yetişmediğini belirten Zeyrek, mesleğe olan ilgisizlikten yakınırken şunları söyledi: “Artık işi döküme döktüler, yani insan emeği olmadan kalıplara koyulan bakırla elde edilen malzemeyle üretim yapıyorlar ve hiç biri el emeğinin yerini tutamaz. Ancak Avrupa el emeğini seviyor, emek vermeden para kazanmanın hiçbir kıymeti olmaz ve ter dökmeden bu sanat yapılamaz Avrupa bizi tutuyor görüyor seviyor. Sabah 9’da geliyor, akşamın 5’ine kadar ne yapıyorsak içeride ocağın başında, kaynakta her ne iş yapıyorsam hepsini bir bir çekiyor, alıyor. Diyorlar ki ‘biz de bu yok korkunç bir insansınız siz’. Beğenilerini dile getiriyorlar”. Ne devletin ne de halkın bu sanata destek vermediğini söyleyen Zeyrek, “Hepsi el emeği biz de hazır bir şey yok. Sonuna kadar devam ettireceğim, ne yapalım bu bizim sanatımız” diye belirtti.

Bakırcılık artık çağın gerisinde kalıyor, makineleşmiş, sanayileşmiş bir dünyada el sanatı değerli ama Türkiye de bunun pek önemi yok özellikle Ankara’da. En güzel miraslar zamanla kaybolup gidiyor.Herkesin tek isteği zanaatkarlara verilemesi gereken desteğin bir an önce ortaya çıkması.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/2026
Yol: Anasayfa > Kültür-Sanat > Bakırcılık artık çağın gerisinde kalıyor

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

batuhan buğra eruygun
Eruygun: Diğerleri de kullanıyordu, başarılarımı sürdürmek istedim

Medya Atölyesinde ikinci gün, ikinci oturumda Lütfü Özel’in moderatörlüğünde, atlet Batuhan Buğra Eruygun’un katılımıyla sporcu gözünden doping konuşuldu.

Kapat