24 Haziran 2017, Cumartesi - 22:47

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

İyi müziğin sırrı: Samimiyet

Tarih: 13 Mart 2012

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 1.364

Ankara Üniversitesi 2011 – 2012 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Şenliği’nde tanıştığımız Narkoz Grubu, müzik kariyerine nasıl başladığını Görünüm’e anlattı.

İyi müziğin sırrı: Samimiyet

Fotoğraf: İrem Taştan

Ankara Üniversitesi 2011 – 2012 Eğitim Öğretim Yılı Açılış Şenliği’nde Yeni Türkü’nün alt grubu olarak sahneye çıkan Narkoz, müzik kariyerindeki geçmişini ve gelecekten neler beklediklerini Görünüm ile paylaştı.Bundan 11 yıl önce Mehmet Ekinci (Ekeş) ve Ahmet Yılmazer Narkoz’un seçmelerine giderken tanıştı. Daha sonra gruba Çağlayan Kıtlık ve Begüm Bingöl dahil oldu. Narkoz yıllar içerisinde birçok grup elemanıyla çalıştı. Bingöl’ün, Puzzle’ın son parçasını tamamlamasıyla bugünkü Narkoz oluştu.Ahmet Yılmazer, Kayseri’ye bir grubun seçmeleri için gittiğini, burada elektrikli ve bas gitar olmadığını dile getirdi. Kayseri’de Ekeş ile tanıştıktan sonra, birlikte kötü şartlarda çalışmaları sürdürdüklerini söyleyen Yılmazer, “Ekeş’in basgitarı yoktu. Gitarının altındaki telleri söktük. Benim davulum ise, ağaçtandı ve iki taraftan takozlarla destekliydi. Bu şartlarda çalıştık. Stüdyomuz yoktu. Üniversitede yapı işleri binası gibi bir yerin altında, stüdyo var denmişti ama burası ağzına kadar pislik doluydu” dedi. Burada çalışma konusunda Ekeş ile anlaşıp karar aldıklarını belirten Yılmazer, çalışmaları için bazı mercilerden izin almaları gerektiğini söyledi. Buradaki hocalar, çalışmamız konusunda bizimle ilgilenmedi ve kapıyı kırıp içeri girdik. Bu şartlarda çalışmalara başlamış olduk” diye konuştu.

“Ankara’ya albüm yapmaya gittiğimizde garip karşılandık”

Ankara’ya gittiklerinde garip karşılandıklarını dile getiren Yılmazer, giyim tarzımız ve davranışlarımız yadırganıyordu dedi. Kayseri’ye döndüklerinde, burada ilk demo albüm yapanlar olarak herkes tarafından hayretle karşılandıklarını belirten Yılmazer, “Bugün albümde olan ‘Antipati Sevgili’, ‘Serseri’ uzaklarda gibi şarkılar o dönemden geliyor. Şu anda en çok sevilen şarkımız, Antipati Sevgili’dir. İnternette, şarkılarımızı dinleyenlerden güzel mesajlar alıyoruz” açıklamasında bulundu.Yılmazer, şu anda Prodüktör Erkan Tatoğlu ile çalıştıklarını, onunla “Hoş Geldin Dünyaya” adlı şarkıyı yaptıklarını ve 2006 yılında Moğollar (Taner Öngür) tarafından Barışarock’a davet edildiklerini söyledi. Bundan sonra albüm yapmaya karar verdiklerini belirten Yılmazer, “Aranje başarısız oldu. Yozgat, Nevşehir, Malatya, Adana, İzmir, Kayseri gibi şehirlerde sahneye çıktık. Tüm şarkılar bize aitti. Barlarda da sahne aldık. İnsanların neden hoşlandıklarını anlamaya çalıştık. Her çalışmamızı kayda aldık” dedi. 11 sene boyunca vokalistsiz çalıştıklarını söyleyen Yılmazer, sonradan Begüm Bingöl’ün gruba katıldığını ifade etti. Bingöl’ün, sesiyle, duruşuyla, enerjisiyle kendilerine yardımcı olduğunu söyleyen Yılmazer, “Begüm gelmeden önce, her işe biz koşuyorduk. Begüm’ün gelmesiyle tepkiler daha olumlu yönde olmaya başladı. Narkoz’un geçmişini bilen her insan, bizdeki değişimi dillendirmeye başladı. Begüm bize aslında, bir grubun vokalistsiz olamayacağını gösterdi. Beraber şan eğitimi almayı düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Begüm Bingöl: “Önce anadilimizde müzik yapmalıyız”

Grup üyelerinde Begüm Bingöl, İngilizcenin evrensel dil olduğunu ancak önce anadilde müzik yapılması gerektiğinin altını çizdi. “Daha sonra yurt dışına açılmalıyız” ifadesini kullanan Bingöl, “Bir şeyleri başardıktan sonra yurtdışına daha rahat açılacağımızı düşünüyorum. Böylece neler yapabileceğimizi kafamızda daha rahat oluşturabiliriz” dedi. Türkçe müzik dinlemediğini söyleyen Bingöl, “Yabancı müzik dinliyorum. ‘Türkçe müzik dinlemiyorum ama grubunuzu da takip ediyorum’ diyen bir insanla karşılaştığımızda, doğru yolda olduğumuzu düşünüyorum. Biz, müziğin bize hissettirdiği şeylerle sözlerin gittiği yöne doğru gidiyoruz. Bizi Narkoz yapan şeylerden biri de bu diye düşünüyorum” açıklamasını yaptı.

“Samimi olmak lazım”

Bir işte başarılı olmak için tek sır, “samimi olmak” ifadesini kullanan Ahmet Yılmazer, “Samimi olarak bir işi yapıyorsanız o işin tutmamasının imkânı yok. Mesela Serdar ortaç veya A şahıs samimi olarak müzik yaparsa başarılı olur ama İngilizce şarkı yapayım derse olmaz” dedi. Begüm Bingöl ise, Türkiye’deki sanatçıların İngilizce müzik yapmasını desteklemediğini dile getirdi. Bingöl, “Türkiye’de İngilizce müziği kime satmaya çalışıyorsunuz? Öncelikle sanatçının, şarkıyı anlatabilmek için iyi bir İngilizcesi ya da çok iyi yabancı müzik kulağı olmalı. Bu da çok fazla yabancı müzik dinlemeyi gerektiriyor” diye konuştu.

Mehmet Ekinci: “Başarılı olmak için müziğe aşık olmalısın”

Mehmet Ekinci (Ekeş), dünyaya genel olarak bakıldığında konserlerin şov olarak adlandırılmasından yakınıyor. Kimisinin sahneye çıkıp kaza süsü vererek kendi sahnesini yıktığından bahseden Ekeş şunları söyledi: “Narkoz dendiğinde senin aklına gelecek olan dört kişi değil. Bunun bir de sahne arkası ekibi yani sesi, ışığı kontrol edecek elemanlar var. Bunların hepsi bir bütündür. Bunu düşünerek başladığınız her olayda bir şeyleri kısmak zorundasınız. Ama olay şova döndüğünde, eğer gerçekten bir şov yapacaksanız orada başarılı olmak için fiziksel olarak her şeyi kullanmak zorundasınız. Müziğe aşık olmanız gerekiyor.”

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/857
Yol: Anasayfa > Kültür-Sanat > İyi müziğin sırrı: Samimiyet

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reklam atölyesi1
Medya Atölyesinde ilk gün tamamlandı

Dopingle Mücadele Medya Atölyesi kapsamında atölyeler çalışmaya başladı.

Kapat