14 Ocak 2021, Perşembe - 01:22

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Gazetecilik örgütlerinin 10 Ocak vurgusu ortak: İşsizlik, baskı ve sansür

Tarih: 10 Ocak 2021

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 38

Çalışan Gazeteciler Günü’nde pek çok gazetecilik meslek örgütü ve sendika, geçen yılın bilançosunu ortaya koyarak basının ve gazetecilerin sorunlarını sıraladı.

Bu yıl 60’ıncısı kutlanan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü için pek çok basın meslek örgütü ve sendika açıklama yaptı. Açıklamaların ortak vurgusu ise basın üzerindeki baskılar, sansür ve işsizlik oldu.

G9 Gazetecilik Örgütleri Platformu, yaptığı basın açıklamasında 2019 yılında gazeteciler ve basına yönelik baskılara değinilirken İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “Her şeyi bırakıp gazetecilik yapabilirim” sözleri hatırlatıldı. G9 Gazetecilik Örgütleri Platformu açıklamasında İçişleri Bakanı Soylu hakkında “Hafızalarda yer edenlerden biri ise gazetecilere yönelik gözaltı, darp, engelleme, saldırı gibi birçok olayın önlenmemesi konusunda birinci derece sorumluluğu bulunan bir bakanın ‘gazetecilik yapmaya’ niyetlenmesiydi” ifadelerine yer verdi. Açıklamada, “Kapanan, kapatılan yayınlar, işsiz bırakılan basın emekçileri, hak gaspları ile bir yılı daha geride bıraktık” denirken Demirören grubunun tazminatsız olarak işten çıkardığı gazetecilerin hafızalarda yer edindiğine değinildi. Örgütün açıklamasına göre ise en az 100 yayın kapandı, gazeteciler SETA isimli bir vakıf tarafından fişlendi ve binlerce muhalif gazetecinin basın kartları iptal edildi. Ayrıca G9 Gazetecilik Örgütleri Platformu yaptığı açıklamada 2019 yılında yüzlerce gazetecinin işsiz kaldığını, gazetecilerin fazla mesai alacakları için uygulanan hakkın mahkeme kararı ile gasp edildiğini belirtti.

G9 Gazetecilik Örgütleri Platformu bünyesinde şu örgütler bulunuyor:

Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN) Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Parlamento Muhabirleri Derneği (PMD) Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK BASIN-İŞ ) Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Turizm ve Çevre Gazetecileri Derneği (TURÇEV).

TGS: Gazetecilerin üzerlerindeki baskı arttı

Türkiye Gazeteciler Sendikası da 10 Ocak’a ilişkin yaptığı yazılı açıklamada gazetecilerin işsizlik, basın ve ifade özgürlüğü sorunlarına değindi. Sendika’dan yapılan açıklamada, “Günümüz Türkiye’sinde 10 Ocak’ı sadece ‘Çalışan Gazeteciler’ günü olarak tanımlamak oldukça zor. Çünkü sektördeki işsizliğin ülke ortalamasının iki katı olduğu, güvencesiz ve sendikasız çalışmanın yüzde 90’ı aştığı, 67 gazetecinin cezaevinde olduğu medya, mücadele edilmeyi gerektiriyor” ifadeleri kullanılırken gazetecilerin içinde bulunduğu durum verilerle ortaya kondu. TGS, sigortalı gazeteci sayısının 17 bin 551 olduğunu açıklarken mezun istihdamının sadece yüzde 30 olduğunu ifade etti. Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı:

“Ayrıca kanunun tanıdığı haklar budanmakta, kalemleri üzerindeki baskılar artmaktadır. Türkiye Gazeteciler Sendikası olarak 10 Ocak’ın yeniden bir bayram havasında kutlanabilmesi için tüm gazetecileri dayanışmaya, birlikte mücadeleye ve basın sektöründeki orman kanunlarına son vermeye çağırıyoruz.”

TGC: 10 Ocak’ı işsizlik, sansür, gözaltı ve tutuklamalarla karşılıyoruz

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü hakkında açıklama yapan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti de “10 Ocak’ta sansür, işsizlik, düşük ücret, sosyal güvencesizlik, sendikasızlık, gözaltı ve  tutuklama gündemin ilk maddelerini oluşturuyor” değerlendirmesinde bulundu. Cemiyet, bu yıl da demokratikleşme, çok seslilik, basın ve düşünceyi ifade özgürlüğünden söz edilemeyeceğinin altını çizerken 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün tarihine değindi. Cemiyet, “Basın Kanunu’nun çıkarılması için verilen mücadele sonucu 1961’de gazeteciler için önce ‘bayram’ olarak ilân edilen, 1971’de ise basına uygulanan baskı nedeniyle adı ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ olarak değiştirilen 10 Ocak’ta sansür, işsizlik, düşük ücret, sosyal güvencesizlik, sendikasızlık, gözaltı ve tutuklama gündemin ilk maddelerini oluşturuyor” ifadelerini kullandı.

Cemiyet, Türkiye’nin basın özgürlüğü konusunda dünyada 180 ülke arasında ancak 154’üncü olabildiğine değindi ve iletişim fakültesinden mezun olanların sadece yüzde 5’inin medya sektöründe iş bulabildiğini açıkladı. Türkiye’deki gazetecilerin yüzde 30’unun işsiz olduğunu belirten Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, iktidarın baskı yoluyla halkın haber almasını engellediğini ve gazetecilerin sadece işlerini yaptıkları için cezaevlerine yollandığının altını çizdi.

ÇGD: 10 Ocak gazetecilerin mücadele günüdür

Çağdaş Gazeteciler Derneği de bugünle ilgili yaptığı basın açıklamasında, 60’ıncı yılı kutlanan 10 Ocak’ın n 60 yılda tamamına yakınının törpülendiği bir tablo ile karşı karşıya olunduğunu belirtti. Dernek açıklamasında, “Gazeteci hapishanesi” olarak adlandırılan Türkiye’de; gazeteciler, baskı, sansür, soruşturma, gözaltı, tutuklama ve maddi ceza kıskacında mesleğine devam etmek zorunda kalmaktadır. Demokrasiden her gün bir adım daha uzaklaşan ülkemizde, geriye doğru atılan her adımda da gazeteciler hedef alınmaktadır” ifadelerini kullanılırken halka gerçekleri anlatma görevinin gazetecilerde olduğunun altı çizildi. İktidarın sansür ve baskısına değinen Çağdaş Gazeteciler Derneği, gazetecilerin yaptıkları haberlerin suç sayılarak soruşturma ve tutuklama gerekçesi olarak görüldüğü kaydedildi. Reklam kesme cezalarına da değinen açıklamada, “Gazetecilik yapmak isteyen haber kanalları iktidar baskısı ile  karartılmakta, iktidar havuzunda yer almayan gazete ve televizyonlar ilan ve reklam kesme gibi yüklü cezalarla ekonomik kıskaca alınmak istenmektedir” denildi.

Medyanın yüzde 90’ının AKP iktidarı sermayesi altında bulunduğu belirtilen açıklamada, kontrol edilemeyen gazete, radyo, televizyon ve dergi gibi mecraların da cezalarla susturulmak istendiği kaydedildi. Dernek açıklamasında, gazetecilerin zor şartlar altında çalıştığını, basın kartı haklarının bile isteye ellerinden alındığını ifade edilerek “Meslektaşlarımız, iktidarın ‘keyfi’ onayı ve kontrolündeki ‘basın kartlı’, ‘basın kartsız’ ayrımı ile eşitliğe ve Anayasa Mahkemesi kararına aykırı olarak haklarından mahrum edilmiştir. Yüzlerce basın kartı “yenileme” adı altında iptal edilirken, tepkilerimiz sonucu eski kartlarımız kullanıma açılsa da, meslektaşlarımız çeşitli gerekçelerle oyalanarak son iki yıldır kartları hala yenilenememiştir” değerlendirmesi yapıldı.

PMD: İş güvenceli, özgür 10 Ocak’lara

Çalışan Gazeteciler Günü için Parlamento Muhabirleri Derneği de bir açıklama yaptı. Dernek, 10 Ocak’ın tarihine değinirken 12 Mart darbesinin ardından geçen 60 yılın sonunda gazetecilerin 10 Ocak’ının yine buruk geçtiğini dile getirdi. Gazetecilerin kamusal görevlerini yerine getirdiğini vurgulayan Dernek, 2021 Türkiye’sinde görevini yapmak isteyen gazetecilerin çeşitli engellere maruz kaldığının da altını çizdi. Medya alanındaki işsizliğe de değinen Parlamento Muhabirleri Derneği açıklamasında, “Sendikal haklardan söz bile edilemiyor. Sosyal hakları yetersiz olan gazeteciler, iş güvencesinden de yoksunlar” denildi.

Sansür ve otosansür tehlikesinin kaygı verici boyutlara ulaştığı belirtilen açıklamada, bazı yasalarla birlikte ifade ve basın özgürlüklerinin kısıtlandığı kaydedildi. Gazetecilerin susturulduğu toplumlarda insanların “kör, sağır ve dilsiz” kalacağı belirtilen PMD açıklamasında, “2021 Türkiye’sinde özgürlüklerin eksiksiz yaşama geçirilmesi için ilgili yasalar zaman yitirilmeden değiştirilmelidir. Gazeteciler iş güvencesine kavuşturulmalı, halkın haber alma hakkının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, PMD’nin 57 yıldır basının hür ve yılmaz savunuculuğunu yaptığı belirtilerek bundan sonra da kamusal görev bilinci ile yükümlülük ve duyarlılığın sürdürüleceği ifade edildi.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/30013
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Gazetecilik örgütlerinin 10 Ocak vurgusu ortak: İşsizlik, baskı ve sansür

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gazeteciler “dönüşümden” endişeli

Farklı medya kuruluşlarında ve mecralarında çalışmalarına rağmen hepsi gazeteciliğin pandemi sürecinde yaşadığı dönüşümden endişeli. Asıl endişe kaynağı olan ise bu dönüşümün kalıcı olması. Gazetecilikte yaşanan dönüşümü gazetecilerle konuştuk.

Kapat