19 Ekim 2017, Perşembe - 16:15

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Öğrenciler arasında lakabı: Dördüncü Murat

Tarih: 19 Ekim 2011

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 402

Murat Haydar Selimoğlu: “Öğrencilere ve topluma çok sevgi verdim, onlardan da çok sevgi aldım”

Öğrenciler arasında lakabı: Dördüncü Murat

Fotoğraf: Fadime Yiğit

Ankara’nın Kurutuluş semtinde ahşap tezgâhı, gri kasketi, çizgili süveteri ve elinden düşürmediği gazetesiyle ile tam 23 yıldır Cebeci Yerleşkesi’nin önünde sıcak poğaça ve simitleriyle her gün aynı saatte işe koyuluyor Murat Haydar Selimoğlu.

Geçimini simitçilik yaparak sağlayan 72 yaşındaki Murat Haydar Selimoğlu, kısa zamanda Cebeci’nin sevilen yüzü oluyor. Ankara Üniversitesi Cebeci Yerleşkesinin önünde 23 yıldır sabahın erken saatlerinde her gün aynı yerde simit tezgâhını açıyor ve öğrencileri güler yüzüyle karşılıyor. Sınavlarda ve özel günlerde simitleri sattığı tezgâhın üzerine yazdığı başarı ve sağlık mesajları ile öğrencilere iyi dileklerde bulunmayı da hiçbir zaman unutmuyor.

“Bir simitte satsam buraya geleceğim”

1978 yılında Bulgaristan’dan Ankara’ya göç edip burada yaşamaya başladığını söyleyen Selimoğlu, yaptığı işle ilgili şunları dile getiriyor: “İşini seveceksin, insanları ve toplumu seveceksin, topluma ayak uyduracaksın. Hayat öyle bir hayat ki nereden ekmek gelirse orayı seveceksin, sevmezsen ekmek yok. Satışlar da eskiye göre kötü, çünkü eskiden hiç kimse yoktu, şimdi her yer simit satıyor; fırınlar, marketler, kahveler hemen hemen bütün iş yerleri. Ortada kaldık mecbur yapıyoruz çünkü yapacak bir şey yok. Bir simit de satsam buraya geleceğim.”

Bu işi yapmaya başlamadan önce Ankara’da sekiz dokuz sene okul kantini çalıştırdığını ve ondan öncede pazarlarda sebze satarak geçimini sağladığını belirten Selimoğlu, “Simitçilik yapmaya alıştım. Hayat şartları zor. Ekmeğinin peşinden koşturman gerek. Bunlar hayatın içinde olan şeyler. Burada sosyal güvencem yok ama Bulgaristan’da çalıştığım yıllarım var elbette bunları aktarma yapacaklar. Ben buraya geldiğimde otobüs durağı buradaydı lambaların yanında, ileride de sokak telefonları vardı eskiden oradaydım. Sonra Hukuk Fakültesi’nin önüne geldim. Bir daha da kalkmadım burada kaldım.” dedi.

“Mezun öğrenciler beni ziyarete geliyor”

Eğitim ya da Hukuk Fakültesine yolu düşmüş mezun öğrencilerin kendisini görmeden gitmediğini söyleyen Selimoğlu, “Onları görünce çok mutlu oluyor, duygulanıyorum” diyerek bir anısını paylaşıyor: “Mezun olan öğrencilerden birisi ismimi sordu ben de Murat dedim onlarda gülümseyerek ‘Sen Dördüncü Murat mısın?’ dediler. Ben de 4. Murat tarihtedir dedim. Ama bana böyle hitap etmeleri hoşuma gitti sonuçta kötü bir şey değil söyledikleri.”

“Üniversite okumak isterdim”

“Hayat boyu okumak iyidir” ben de üniversite okumak isterdim diyen Selimoğlu: “Okumak için yaşın sınırı yoktur. Onun için öğrenciler derslerine dikkat etsinler ve okusunlar. Hayata adım atacaklar ve üniversiteden zanaat alacaklar onun için okumak iyidir. Hayat yanlışlıkları hiç affetmiyor onun için okumak okumak okumak, bütün hayat boyu okumak iyidir. Zaten her zaman öğrencilere, öğretmenlere başarılar dileyen yazılarım olur simit tezgâhımın üstünde, bu yazıları okuyan öğrenciler öğretmenler ve birçok kişi bana teşekkür ediyor. Birçok kişi benimle fotoğraf çektirir anı olsun diye. Yazdığım yazıları çok beğenirler, çok iyi bir şey yaptığımı söyler, tebrik ederler. Hatta bir gün yeni yılda simit fırınına su içmeye gitmiştim öğrencilerden biri bir kağıt verdi bana, içinde sizin de yeni yılınız kutlu olsun diye yazmışlar çok hoşuma gitmişti.” dedi.

“Sivil polis zannettiler”

Beni hâlâ sivil polis sanan çok kişi var, hatta hâlâ gelip sorarlar ‘Murat amca sen ajan mısın?’ diye ama öyle bir şey yok diyen Selimoğlu şöyle devam etti: “Ben Bulgaristan göçmeniyim ve orada okuduğum için Türkçe okumayı bilmezdim buraya geldikten sonra öğrendim. İnternete bile yazmışlar kimisi Murat amca polis değil, kimisi polistir demiş. Ama öyle bir şey yok. Keşke olsaydım öyle bir şey sevinirdim, çünkü bir maaşın olacak ve kışta kıyamette çalışmaya gelmeyecektim. Okullar kapandıktan sonra bile çalışıyorum. Kar yağmur çamur demeden çalışıyorum, tatil hiç yapmıyorum. Maaşım olsaydı soğukta gelmeyecek, evimde çocuklarımla bir tatil yapacaktım. Bu zamana kadar bir kahveye gidip çay içtiğim bile yok hep buradayım. Sabah erkenden çıkıyorum akşamda geç dönüyorum eve, hayatım böyle geçip gidiyor.”

“Okulun, öğrencilerin ve kalabalığın arasında çalışmaya alıştım”

“Bu sene değil ama gelecek seneye, belki bu işi bırakmayı düşünüyorum. Belki diyorum çünkü aslına bakılırsa işimi seviyorum” diyen Selimoğlu “Ben okulun, öğrencilerin, kalabalığın arasında çalışmaya alıştım evde duramıyorum. Burada çok fazla iş yeri çevresi var fırınlar, büfeler, kafeler var onların hepsi dostum oldu ve gördükçe rahatlıyorum.” diye konuştu.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/1985
Yol: Anasayfa > Yazılar > Röportaj > Öğrenciler arasında lakabı: Dördüncü Murat

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Radyo Atölyesi yeni katılımcılarıyla tanıştı

İLEF Radyo Atölyesi, 12 -13 Ekim'de yaptığı toplantılar ile yeni katılımcılarıyla tanıştı.

Kapat