23 Haziran 2017, Cuma - 07:55

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

‘AKP devlet yönetmeyi kaldırım yapmak sandı’

Tarih: 22 Ocak 2013

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 98

Hürriyet, Habertürk gibi birçok gazetede çalıştıktan sonra şimdilerde Cumhuriyet gazetesinde yazan Bekir Coşkun’la güncel sorunlar üzerine konuştuk.

'AKP devlet yönetmeyi kaldırım yapmak sandı'

Göbeğini Kaşıyan Adam’, ‘O benim cumhurbaşkanım olmayacak’ gibi köşe yazılarından dolayı kimileri Bekir Coşkun’u demokrasi karşıtı diye tanımlanırken, kimileri de sözünü sakınmadan hükümete karşı muhalif kalabilen ender isimlerden diyerek onu destekliyor.

Türkiye’de demokrasinin olmadığını savunan Bekir Coşkun, “Şu an benim yan odada komşum olan Mustafa Balbay ve yine yüze yakın gazeteci hapiste. Aynı şekilde 2700’ün üzerinde üniversiteli genç ya afiş astığı için ya harçlar kalksın dediği için ya da herhangi bir talepte bulunduğu için hapiste. Bu ülkede demokrasi olmaz. Ben az bile demişim aslında. Bence bu topraklar demokrasiyi hak ediyor ama bu toprakların üzerinde yaşayan millet hak etmiyor” dedi.

“Bu ülkede muhalefet yok”

Sivil Toplum Örgütleri, öğrenci kuruluşları ve diğer cemiyetleri gibi muhalefet unsurlarının birer birer susturulduğunu ve kim muhalefet yapmak istediyse başına bir şey geldiğini, kaset furyasının ortaya atıldığını bu nedenle de muhalefetsiz bir iktidarın olduğunu belirten Coşkun, “Mevcut hükümet kabadayılıkla bu işi götürebileceğini zannetti. Başbakan dâhil bu yöneticiler belediyecilikten geldikleri için devlet yönetmeyi kaldırım yapmak gibi basit zannettiler ve biz de uzun süre buna aldandık. Toplumun gözünü perdeleyen bazı şeyler de var. Yolların yapılması, sağlık alanındaki düzenlemeler yapılan iyi şeylerden. Bütün bunların arkasında ise iki tane büyük amaç var. Birincisi, Türkiye’nin iç yapısının değiştirilmesi ve din referanslı bir devlet yönetimine gidilmesi. İkincisi ise, bir hayal olan Ortadoğu’daki eski Osmanlı’yı yeniden inşa etmek. Bu iki amaç işin sonunu getirdi. Artık çok fazla dayanabileceklerini zannetmiyorum. Ama çıkabilecek sorunlara da hazır olmamız lazım” dedi.

“Bu topluma müstahaktır”

İktidarın 10 yılda toplumun canına okuduğunu, bugün barışık olduğumuz tek bir komşunun dahi olmadığını belirten Bekir Coşkun, tüm bu yaşananların müstahak olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu kelimeyi ilk defa 2002 yılında AKP seçimi kazandıktan sonra ilk yazımda başlık olarak kullanmıştım. Bakın ben o günden bu yana hep aynı şeyi söylüyorum. Hiç kimse bana bunun yanlış olduğunu, bu ülkede demokrasinin varlığını koruduğunu, bunun halkın tercihi olduğunu ve Türkiye’nin iyi bir yere geldiğini söyleyemez. Bunu kim söylerse söylesin cevabını vermeye hazırım.” Gazeteci ve siyasetçilerde ahlaki değerlerin ve utanma duygusunun diğer mesleklere göre daha fazla olması gerektiğinden bahseden Coşkun, “Siyasetçi ya da bir medya kuruluşu hata yaptığı zaman bunun bedelini toplum öder. Yani çember çok büyür ve kurban sayısı artar. Bu bakımdan siyasetçilerin, gazetecilerin, devlet adamlarının utanma duygularının diğer insanlardan çok daha fazla olması gerekmektedir. Ben bir köşe yazarıyım, hata yapabilirim. Benim okuyucum ne kadar? Hata yapsam dahi faturasını okuyucumu kaybetmekle öderim. Başbakan aynı şeyi yapıyor. Bu sefer başbakan bir şey kaybetmiyor. Tam aksine oyu artıyor. Ben müstahak diyorum bu topluma. Dünyanın en pahalı benzini, patlıcanı, salatalığı bizde. Televizyona bakıp da yine mi zam diye evde oturup ağlayan bir toplum söz konusu” dedi.

“Gazetecilik değil soytarılık”

“Türk basını intihar etti” diyerek sosyal medyanın artık daha etkin olduğunu, toplumun kendi medyasını yarattığını ve bugün yapılanların gazetecilik değil de soytarılıktan olduğunu iddia eden Bekir Coşkun’a göre internet haberciliğinin, büyük patronların da değerini anlamasıyla hızlı bir ivme kazanarak yükselişe geçtiğini belirtti. Coşkun, “Benim masamda 6-7 tane gazete var. Ben bu gazeteleri çöpe atsam da olur. Yarın çıkmasalar da olur. Duymam, öğrenmem gereken her şeyi şu bilgisayardan öğrenebilirim artık. Reklamlar, pazarlama, bilmeceler, karikatürler… Hatta ağlamak mı istiyorsunuz? Hüzünlü yazılar bulur onları okursunuz. Bence artık kâğıt ortadan kalkıyor. Dünyadaki trend böyle artık. Diğer ülkelerde bir iyileşme olarak ortadan kalkacak ama Türkiye’de bir kirin, bir utancın, bir suçun sonucu olarak ortadan kalkacak. Mesela artık bazı gazeteler tirajları belli bir seviyenin altına düşmesin diye kendi gazetelerini satın alıyorlar” diye konuştu. Coşkun, medyanın bu çöküşten kurtulması için alttan gelen gazeteci adaylarının daha bilinçli ve korkusuz olarak gerçekleri savunması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/1178
Yol: Anasayfa > Siyaset > ‘AKP devlet yönetmeyi kaldırım yapmak sandı’

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reklam atölyesi1
Medya Atölyesinde ilk gün tamamlandı

Dopingle Mücadele Medya Atölyesi kapsamında atölyeler çalışmaya başladı.

Kapat