29 Temmuz 2017, Cumartesi - 15:28

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

‘Biz gaz yemeden oradaki halk gaz yemiyor’

Tarih: 11 Eylül 2012

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 87

Sırrı Süreyya Önder, gazetecilikten milletvekilliğine, Suriye meselesinden 12 Eylül ve Kenan Evren’in yargılanmasına kadar pek çok konu ile ilgili düşüncelerini öğrencilerle paylaştı.

BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder

Fotoğraf: Ender Baykuş

İletişim Fakültesi’ne gelen BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, yeni anayasa sürecinde sokağın sesinin ve örgütlü mücadelenin kuvvetli olması gerektiğini ve özellikle öğrencilerin örgütlenmesi gerektiğini dile getirerek “İklim elverirse yeni anayasadan umutluyum” dedi. Gazeteciliği çok özlediğini ve milletvekilliğinin zor bir iş olduğunu belirten Önder, bir kez daha milletvekilliği yapmayı düşünmediğini de sözlerine ekledi. Söyleşide yönetmen ve oyuncu kişiliğine de değinen Önder, 2007 yılında vizyona giren filmi ‘Beynelmilel’ için ise devam filmi çekmeyeceğini ve devam filmlerine sıcak bakmadığını belirtti.

Önder, Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) milletvekillerinin, “Biz gaz yemeden oradaki halk gaz yemiyor” diyerek halktan kopmadığını vurguladı. Gündemdeki Suriye meselesine, “Savaşı en çok isteyen Türkiye’de var olan büyük sermayedir” diyerek değinen Önder, savaşın büyük sermaye için geniş olanaklar sağladığını ve tüm yaşananlara rağmen Kürtlerin, Suriye’de yaşanan gelişmelerden statü kazanarak çıkacağı düşüncesinde olduğunu ifade etti.

“Halkların direnme kat sayısı kâğıt üzerinde hesaplanamaz”

Suriye meselesinin, sermaye sahiplerinin savaşçı ve çıkarcı politikalarının bir sonucu olduğunu belirten Önder şu şekilde konuştu: “Suriye’deki gelişmeleri Irak’taki gelişmelerle birlikte ele aldığımızda Sünnî bir mihver oluşturma politikası var. İran’ın etkisini kırma, Kürtlerin statü kazanmasını önleme ve petrol için daha az maliyetli, daha güvenli bir koridor oluşturma politikası yürütüyorlar. Şu an savaşı en çok isteyen büyük sermaye. Niye? Siz sıkıntılarınızı ancak ihraç ederek çözebilirsiniz. Batı bunu hep böyle yapmıştır. Kendi iç sıkıntılarını yoksul ülkelere ihraç etmiştir ve bu kendi ülkesine refah ve kısmî bir barış olarak geri dönmüştür. Genellikle hesaplar rasyonel yapılır fakat sonuçlar irrasyonel çıkar. Halkların direnme kat sayısı kâğıt üzerinde hesaplanamaz. Devlette ve AK Parti’de bu logaritmayı çözecek bir akıl yok. Bunu bir aşağılama anlamında söylemiyorum.”

“Hükümetin can simidi: YÖK”

12 Eylül davasıyla ilgili olarak, “Kenan Evren’in yargılanmasına olumlu bakmak, iktidarın bu sürece yaklaşımını onaylamak gibi bir anlam içermiyor” diyen Önder, AK Parti’nin özellikle Darbeleri Araştırma Komisyonu’na biçtiği işlevin “samimiyetsizlik” olduğunu da dile getirdi.

Darbenin sonucu olan kurumların acilen tasfiye edilmesi gerekliliğini vurgulayan Önder, “Bu yapılmıyor. Hükümet, yalnızca darbenin aktörlerine karşı. Ordu ve hükümet darbenin yarattığı bütün vesayet kurumlarına canla başla sarılıyor. YÖK hakkında iktidara gelmeden önce söyledikleri ve sonra da yönetimi ve başkanı değişince YÖK’e can simidi gibi nasıl sarıldıklarını hatırınıza getirirseniz, bu darbelerle hesaplaşma bahsindeki tutumları hakkında da bir fikriniz olur” dedi.

“İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna, “Kötü bir şaka gibi bu” şeklinde cevap veren İçişleri Komisyonu üyesi de olan Sırrı Süreyya Önder, Van depreminde evini kaybeden bir insana bakanın “Sarayda yaşıyorsunuz” dediğini hatırlatarak bu tavrı “zevzeklik” olarak nitelendirdi.

Söyleşiden sonra İLEF Sinema Topluluğu adına Önder’e puşi hediye edildi.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/273
Yol: Anasayfa > Siyaset > ‘Biz gaz yemeden oradaki halk gaz yemiyor’

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sosyal kampanyalar-kapak
Sosyal kampanya ve logolar dopingle mücadele için masaya yatırıldı

Medya atölyesinin ikinci gün, üçüncü seminerinin konuşmacıları Myra Ajans başkanı Rauf Kösemen ile Türkiye Dopingle Mücadele Komisyonu Medya Sorumlusu Hande Karakurt'tu.

Kapat