18 Nisan 2022, Pazartesi - 15:34

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Sağlıkçılara şiddetin önüne sadece yasayla geçilmez: “Top yekûn mücadele gerekiyor”

Tarih: 18 Nisan 2022

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 1

TTB Genel Sekteri Prof. Dr. Vedat Bulut ve SES Ankara Şube Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya, sağlıkçılara dönük şiddetin önüne ancak mücadeleyle geçilebileceğini vurguladı.

Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları, her geçen gün artıyor ve sağlıkçılarla kamuoyunun büyük kısmı, yargı sürecinin yeterince caydırıcı olmadığı görüşünde birleşiyor. Bu nedenle şiddeti önlemek adına Meclise kanun teklifi sunuldu. Daha önceki yasanın işe yaramamış olması son düzenlemelerdeki yasanın sorunu çözüp çözemeyeceği konusunda şüphe yaratıyor.

Sağlık-Sen’in verilerine göre pandemi sürecinin ardından 117 sağlık çalışanı şiddet gördü. Veriler, 2021 yılında ise 316 sağlıkçının şiddete uğradığını gösteriyor. Sağlıkta şiddetin engellenmesi adına Meclis Başkanlığına “Kadına Karşı Şiddet ve Sağlıkta Şiddetle Mücadele Kapsamında Yapılması Öngörülen Değişiklikler Hakkında Kanun Teklifi” sunuldu. Son düzenlemedeki kanun teklifi, sağlıkçılara yönelik şiddet suçlarında cezaların artırılmasını talep ediyor ve şiddete ilişkin kapsamlı bir düzenlemeyi amaçlıyor. Daha öncesinde 16 Nisan 2020’de yürürlüğe giren “Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin yeterli olmadığının görülmesiyle birlikte şu an son düzenlemelerinde olan yasa teklifi kamuoyunda şüphe yaratıyor. TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut konuya ilişkin, “Bundan önce çıkmış olan sağlıkta şiddet yasası, şu anki kanun teklifindeki maddeleri içeriyordu ama savcılar bunu okumuyordu” dedi.

Sağlıkta şiddetin son dönemlerde sık sık gündeme gelmesi, nedenleri ve Meclis Başkanlığı’na sunulan kanun teklifi ile ilgili Türk Tabipler Birliği (TTB) Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şube Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya, Görünüm’e konuştu.

“Tazminat cezası da caydırıcı olabilir”

Meclise sunulan yasa teklifinde sağlıkta şiddetin “katalog suç” kapsamına dahil edilmesini olumlu karşılayan Vedat Bulut, sorunun sadece cezai yasalarla çözülemeyeceğini ve bu konuda pek çok alanda çalışma yapılması gerektiğini vurguladı. Bulut, tazminat cezasının daha caydırıcı olabileceğini söyledi ve bunu şöyle açıkladı: “Ortaya çıkan sağlık hizmeti aksamasında kişi, tazminata mahkum edilmelidir. Bu daha etkili olur çünkü maalesef insanlar para cezalarından daha çok çekinir hale geldiler.” Vedat Bulut, kanun teklifinin yeterli olmayacağını ve bunların büyük birer “müjde” olarak sunulmasına gerek olmadığının altını çizdi.

Vedat Bulut, Erdoğan’ın 8 Mart’ta söylediği “varsın gidiyorlarsa gitsinler” sözünü popülist ve oy avcılığı ile söylenmiş bir söylem olarak değerlendirdi. Bunun yanında her gün on beş civarında hekimin yurt dışına gitmek için kendisine başvurduğunu söyledi. Erdoğan’ın sözünün gerçeği yansıtmadığını şu sözlerle ifade etti: “Giden hekimlerin pek çoğu uzman, mesleklerinde gelişmiş. Bu uzmanların yerini dolduramazlar. Bu nedenle de Cumhurbaşkanını kınıyorum.”

Vedat Bulut, sağlık çalışanlarının özlük haklarının korunmasında çok büyük bir gerileme olduğunu söyledi ve ataması yapılmayan yüzlerce genç hekim olduğunu vurguladı. Özlük hakların yanında mali haklara da değinen Bulut, bu sorunların hem göçün hem de meslekten ayrılmanın nedenlerini oluşturduğunu ifade etti.

Vedat Bulut, TTB’nin sadece sağlıkla ilgilenen bütünlükçü bir kuruluş olduğunu söyledi ve siyasi partilere eşit yaklaştıklarını ekledi. Bulut, TTB’nin toplumun sağlığını ilgilendiren savaş gibi konularda görüş bildirdiğinde “terörist, vatan haini” gibi sözlerle hedef gösterilmesinden yakındı ve asıl vatan hainliğinin toplumun sağlığını bozan konulardan rant sağlamak olduğunu söyledi.

“Sağlık, artık alınır satılır bir meta haline geldi”

Sağlıkta şiddetin önlenmesi için pek çok çalışma yapılması gerektiğini söyleyen Vedat Bulut, eğitimin ceza yasalarından daha önemli olduğunu vurguladı. Sağlıkta dönüşümden vazgeçilmesi gerektiğini söyleyen Bulut, şöyle devam etti: “Sağlıkta dönüşümden vazgeçilmeli çünkü sağlık, artık alınır satılır bir meta haline geldi. Sağlığı ücretsiz olarak sunmak devletin görevi, ticarileştiği zaman insanlar para ödedikleri için şiddeti kendisinde bir hak olarak görüyorlar.”

SES Ankara Şube Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya, sağlıkta şiddetin daha önce de fazla olduğunu ancak şiddetin, pandemi ile birlikte daha çok dile getirmesiyle görünür hale geldiğini söyledi. Sağlıkta şiddetin artmasını toplumsal stres düzeyinin yüksek olmasına bağlayan Yalçınkaya, pandemi ile birlikte sağlık hizmetlerine erişim sıkıntısının şiddeti artırdığını söyledi.

Kubilay Yalçınkaya, yeni yasa düzenlemesinde sağlıkçıya şiddetin “katalog suç” içerisine dahil edilmesinin olumlu ancak yeterli olmayacağını ve şiddetin önlenmesi için nedenlerinin ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti. Sağlıkta şiddetin sadece fiziksel şiddetle sınırlı kalmadığına vurgu yapan Yalçınkaya, fiziksel, sözel ve ruhsal şiddete karşı top yekûn mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.

Kubilay Yalçınkaya, sağlıkçılara AKP tarafından tarihin en büyük zammının yapıldığını ancak üzerinden birkaç ay geçtiğinde tüm zamların eridiğini söyledi. Hekimlerin çalışırken ve emeklilikte insanca yaşayabilecek düzeyde ücret talep ettiklerini söyleyen Yalçınkaya, taleplerin sadece ücret nezdinde olduğunu algılamanın da yanlış olduğunu belirtti.

Hekimler Tıp Bayramında beyaz g(ö)revdeydi

Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) çağrısıyla 14-15 Mart’ta iki gün sürecek bir iş bırakma g(ö)revi yapıldı. Tıp bayramında yapılan eyleme Türkiye’nin birçok şehrindeki hastaneden çok sayıda hekim destek verdi. G(ö)revin amacı, hekimlerin taleplerini kamuoyuna sunmasıydı. G(ö)rev, Ankara’da da Hacettepe Tıp Fakültesi önünde yapıldı. Eyleme, birçok hekim ve meslek örgütü destek verdi. G(ö)reve ilişkin katılımın nasıl olduğunu sorduğumuz TTB Genel Sekreteri Vedat Bulut, yüzde altmış ile doksan arasında katılım olduğunu söyledi. Diyaliz gibi acil durum oluşturabilecek hizmetlerin devam ettiğini belirten Bulut, eylemin iki günle sınırlı kalmasının sağlığa erişimi engellememek için olduğunu belirtti. Birçok meslek örgütünün katılım sağladığını belirterek “Katılım iyiydi, tüm hekimlerin desteğini aldık” dedi.

Kanun teklifi:

Sağlıkçılara yönelik şiddeti önlemek adına AKP ve MHP, 16 Mart’ta Meclis Başkanlığına “Kadına Karşı Şiddet ve Sağlıkta Şiddetle Mücadele Kapsamında Yapılması Öngörülen Değişiklikler Hakkında Kanun Teklifi”ni sundu. Komisyon görüşmelerindeki yasa teklifiyle sağlıkçıya şiddet suçlarının cezaları artırılıyor ve “katalog suçlar” kapsamına alınıyor. Katalog suçlar, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda bazı koruma tedbirlerinin uygulanabileceği sınırlı sayıdaki suçlardır. Özellikle tutuklama nedenleri için katalog suçlar büyük önem taşır.

Düzenlemeyle sağlık çalışanları hakkında tıbbi uygulamalar nedeniyle soruşturma yapılabilmesi, Sağlık Bakanlığı bünyesindeki “Mesleki Sorumluluk Kurulu”nun iznine bağlanacak. Ayrıca tıbbi uygulamaların zararlarının tazmini için açılan davalar sonucunda devlet tarafından ödenen tazminat bakımından “Mesleki Sorumluluk Kurulu” yetkili olacak. Kurul, özel sağlık kurumları ve vakıf üniversitelerinde görev yapan hekimler ile diğer sağlık meslek mensupları bakımından il sağlık müdürlüklerinde görevli başkan veya yardımcılarını da ön inceleme yapmak üzere görevlendirebilecek.

Kurulun kimlerden oluşacağı konusunda kamu oyunda pek çok görüş ayrılığı var. CHP’li Millet Vekillerinin “Kurula Türk Tabipleri Birliği, Türk Eczacıları Birliği, Türk Diş hekimleri Birliği, Türkiye Barolar Birliği tarafından seçilen birer üyenin dahil edilmesi” teklifi AKP ve MHP tarafından reddedildi. Türk Tabipler Birliği (TTB), Kurulun kimin cezalandırılacağını seçmek dışında bir çözüm üretmeyeceğini söyledi ve Mesleki Sorumluluk Kurulunun yeni sorunları beraberinde getireceği uyarısında bulundu.

2021’de 316 sağlıkçı şiddet gördü

Sağlık-Sen’in 2021 yılı verilerine baktığımızda yaşanan 190 olayda 316 sağlıkçı şiddete maruz kaldı. Bu 190 olayın 162 tanesi hem fiili hem sözlü olmakla beraber bir tanesi taciz şeklinde gerçekleşti. Saldırganın 135’i göz altına alınıp serbest bırakıldı ve 124 saldırgana cezai işlem uygulanmadı. Şiddet uygulayanların çoğunluğunu hasta ve hasta yakınları oluştururken maganda ve yöneticiler de sağlıkçılara çeşitli şekillerde şiddet uyguladı. Yaşanan 190 olayın 146 tanesi hastanelerde gerçekleşti.

2022 yılının Ocak ayında 57 sağlık çalışanı şiddet gördü. Şiddet uygulayan 68 kişiden 25’ine herhangi bir işlem yapılmadı. Gözaltına alınan saldırganların 11’i serbest bırakılırken 17 saldırgan tutuklandı. 24 olaya hasta ve hasta yakınları neden olurken bir olaya yönetici neden oldu. Yaşanan 30 olayın 20’si hastanede gerçekleşirken 5 tanesi aile sağlığı merkezlerinde gerçekleşti. Şubat ayında ise 43 sağlık çalışanına şiddet uygulandı. Şiddet uygulayan 31 kişiden dördü hakkında işlem yapılmazken 14 saldırgan tutuklandı. Ayrıca gözaltına alınan 6 saldırgan serbest bırakıldı. Olayların 13’üne hasta yakınları, 8 tanesine hastalar neden oldu. Yaşanan 21 şiddet olayının 19’u hastanelerde gerçekleşti.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/32256
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Sağlıkçılara şiddetin önüne sadece yasayla geçilmez: “Top yekûn mücadele gerekiyor”

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Prof. Dr. Toksöz: Söylenenler kağıt üstünde kalıyor

Kadın istihdamının artmasını sağlamak için devletin bakım hizmetlerine daha çok yatırım yapması gerekiyor. Kreş ve huzurevi sayısının yükselmesiyle kadın istihdamındaki oranın da artacağı belirtiliyor. Prof. Dr. Gülay Toksöz, konuyla ilgili sorularımı yanıtladı.

Kapat