26 Haziran 2017, Pazartesi - 05:51

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Bir bilişim çağı heyecanı: e-sporlar

Tarih: 20 Aralık 2011

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 103

1997’de düzenlenen ilk ödüllü turnuva “Red Annihilation”dan sonra hızlı bir ivme kazanan elektronik sporlar, birçok ülkenin en önemli spor dallarından birisi olmaya devam ediyor.

Bir bilişim çağı heyecanı: e-sporlar

E-sporlar bireysel ve takım hâlinde mücade edilen, bir sporun yaşanılabilecek her duygusunu yansıtan bir özellik taşıyor. Ulusal ve uluslararası düzeyde düzenlenen turnuvalarda boy gösteren profesyonel takımlar, hem kulüp takımları hem de milli takımlar düzeyinde kadrolar oluştuyor. Quake, StarCraft, Counter-Strike, Fifa, Unreal Tournament, WarCraft, Need For Speed, e-sporlar için en önemli oyunlardan bazıları. E-sporlar için düzenlenen en önemli turnuvalar: “World Cyber Games” (Dünya Kupası), “European Nations Championship” (Avrupa Kupası), “International Premiership Series” (Uluslarası Lig), “Esl Amateur Series” (Elektronik Spor Amatör Ligi), “Esl Pro Series” (Elektronik Spor Profesyonel Ligleri).

Öncülüğünü uzak doğu ülkelerinin yaptığı, Rusya, ABD ve İsveç’te revaçta olan e-sporlar, önemli birer reklam olgusunu da barındırıyor. Samsung, Exper, AMD, İntel, SteelSeries gibi dünya teknoloji devlerinin desteklerini alarak, tüm ihtişamı ve tutkusuyla milyonları peşinde sürüklüyor. E-sporlar hem spor kulübü hem de belirli oyunun kulübü olarak, kurulmuş şirket düzeyinde takımlar arasında oynanıyor.

“Kötü bir süreç yaşandı

Türkiye’de e-sporlar, 2000’li yılların başından itibaren sınırlı ve yetersiz imkânlarla başladı. Bu dönemde kurulan takımlar sadece yerel organizasyonlarda başarı gösterebildiler. Türkiye’nin önemli takımlarından “bloodbros gaming” takım kaptanı İlker Karacaer, 10 yılı aşkın bir süredir bu sporun içinde olduğunu belirtti. Bu sporun tutkuyla yapıldığını anlatan Karacaer, “Türkiye’de bu sporun başlangıcı tamamen saf ve yalın bir biçimde ‘oyun oynamak’ tabirinden geçiyor. 13 yaşında bir çocuğun, bu işe çok profesyonel yaklaşacağını söylemek pek inandırıcı gelmeyebilir. O yıllarda en sevilen oyun ‘Counter-Strike’ idi. Türkiye’de ‘Team Quash’ takımı, en önemlisiydi” dedi. Bu oyuna yöneldiğini ve yıllar geçtikçe profesyonellik kazandığını söyleyen Karacaer şunları ekledi: “E-sporların gelişiminde kötü bir süreç yaşandı. Türkiye’de birçok takım ve oyuncunun tam anlamıyla profesyonel olduğunu söyleyemeyiz. Ben birçok oyuncuyu ve kendimi yarı-profesyonel olarak adlandırıyorum.”

“Daha iyi yerlerde olunabilir”

Türkiye’de e-sporlar hala gelişmekte ve yayılmakta. Sponsor desteklerinin gelişimiyle birlikte medyanın da konuya ilgisi artıyor. Karacaer, sponsor desteğinin çok önemli olduğundan bahsetti. Hem yurtiçi hem de yurtdışında düzenlenecek turnuvalar için katılımın sponsorlardan geçtiğinin altını çizen Karacaer, “Bir turnuvaya katılmak istesek yol, konaklama, yemek gibi masraflarımız yüksek düzeyde olabiliyor. Turnuvaların ortalama 3-4 gün sürdüğünü düşünürsek, bu masraflar katlanarak artıyor. Büyük turnuvaların çoğunlukla Ankara ve İstanbul’da düzenlendiği de eklersek, işin içinden çıkılmaz bir hâl alıyor” şeklinde konuştu ve şöyle devam etti: “Takımlar 5’er kişilik kadrolardan oluşuyor. Tüm masrafları 5 kişi üzerinden de düşünmek gerekiyor. Türkiye’de yerel olarak düzenlenen hemen her ödüllü turnuvaya katılım için öncelikle giriş ücreti ödemek gerekiyor. Birincilikle gelecek ödül ise bir sonraki turnuvanın masraflarını karşılamak için yetecek miktarda oluyor. Bu, hem oyuncuları hem de bu sporu çok olumsuz şekilde etkiliyor. Yapılan destekler arttıkça, elektronik sporların Türkiye’de yeri ve önemi mutlaka artacaktır. Şu an Türkiye’nin en iyi takımı olarak gösterilen ‘ADEKS’, Türk Telekom firmasının reklamlarında yer aldı. Bu çok güzel ve çok büyük bir gelişme.”

“Birçok ülkeden gerideyiz”

E-sporların yapılmasının yanında izlenmesinin de büyük bir zevk olduğunu belirten Karacaer, uluslararası düzeyde düzenlenen turnuvaların hem canlı hem de televizyon aracılığıyla binlerce kişi tarafından izlendiğine değindi. Öncelikle bu sporun sadece bir ‘oyun’ olduğu düşüncesinden kurtulmak gerektiğini söyleyen Karacaer, “Bunu yaparken medyadaki temsil çok önemli. Gördüğüm kadarıyla bu organizasyonlara medyada pek yer verilmiyor. Teknolojiyle iç içe olan bu sporun, daha önemli haberlerle gündeme gelmesini umuyorum” açıklamasında bulundu.

“Büyük takımlar örnek alınabilir”

E-sporların yaygın olduğu ülkelerde, bu spor dalının gelişimi için çok güzel bir altyapı olduğuna değinen İlker Karacaer, çözüm olarak “iyi bir gözlem ve uygulama yapılmalı” dedi.

Büyük takımların oyuncu yetiştirme ve oyuncularına sahip çıkmak için neler yaptıklarına bakılmasının gerekliliğini vurgulayan Karacaer şunları kaydetti: “Bir marka hâline gelmiş takımlar, oyuncularını ‘bootcamp’ olarak adlandırdıkları bir evde, bir arada yaşamaya teşvik ediyorlar. Burada oyun üzerine taktik gelişimlerini tartışıyorlar ve oluşturuyorlar. Bu evler oyuncular için bir antrenman sahası. Yapılan bu uygulama hem duygusal olarak oyuncuları birbirine bağlıyor, hem de oyun üzerine konuşulması gereken her türlü problem için daha çok vakit bulma imkânı sağlıyor.”

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/1003
Yol: Anasayfa > Spor > Bir bilişim çağı heyecanı: e-sporlar

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

batuhan buğra eruygun
Eruygun: Diğerleri de kullanıyordu, başarılarımı sürdürmek istedim

Medya Atölyesinde ikinci gün, ikinci oturumda Lütfü Özel’in moderatörlüğünde, atlet Batuhan Buğra Eruygun’un katılımıyla sporcu gözünden doping konuşuldu.

Kapat