23 Haziran 2017, Cuma - 07:05

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Ekşi Sözlük’te yazması pahalıya patladı

Tarih: 19 Mart 2012

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 116

Öğrenci Mikail Boz, Prof. Dr. Yusuf Devran’ın çok kısa sürede bölüm başkanı ve ardından dekan olmasını Ekşi Sözlük’te eleştirdi. Boz, okuldan uzaklaştırılmakla kalmayıp bursundan da oldu.

Ekşi Sözlük’te yazması pahalıya patladı

Mikail Boz, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Sinema ve Televizyon Bölümü dördüncü sınıf öğrencisi ve 3.96 ortalamasıyla okul birincisi. Ekşi Sözlük’te de yazar olan Mikail Boz, Prof. Dr. Yusuf Devran’ın kısa bir süre içinde bölüm başkanı, ardından dekan olmasını sözlükte eleştirince başına gelmeyen kalmadı. Önce okuldan bir yarıyıl uzaklaştırma cezası aldı, sonra bursu kesildi. Olayların basın ve sosyal medyada yer almasının ardından, cezası hafifletildi. Yazdıklarının ardından savcılık Mikail Boz’un IP numarasını aldı ve dekana iletti. Boz bu süreci şöyle anlatıyor: “Sanırım savcı, Yusuf Devran dava açmamasına rağmen IP bilgilerimi ona iletmiş. Yusuf Devran da ailenin soy isminden mantık yürütüp benim okulda okuduğumu gözeterek bu yazıları benim yazdığımı düşünüp 2011 Ekim ayında beni fakülte yönetim kurulu toplantısına çağırdı. Orada ifadem alındı. İfadem alınırken uzaklaştırma, okuldan atılma gibi ifadeler kullanıldı. Bir hafta sonra da hakkımda soruşturma açıldığını öğrendim. 17 Kasım’da savunmamı yaptım. 30 Ocak tarihinde bir dönem okuldan uzaklaştırma cezası bana tebliğ edildi.”

“Yusuf Devran’ın göreve geliş biçimini eleştirdim’’

Mikail Boz, dekanın göreve geliş biçiminin üniversiteden beklenen özerklik ve demokratik teamüllere uygun olmadığı için şikayetçi olduğunu vurguladı. Dekanla bu konu hakkında bizzat görüşen Boz, “Esas sorunun bölüm başkanları ve dekanların göreve gelişinde olduğunu, bunun sorunlu bir doğaya sahip olduğunu söyledim. Yusuf Devran ise bu atamaları, Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) yaptığını söyledi” diye konuştu. Boz, üniversitede etkin karar alma konumunda bulunan görevlilerin aldıkları her karardan öğrenciler etkilense de aslında bu sürecin çok dışındalar dedi. Öğrencinin dekanla sanılandan daha fazla ilişkisi olduğuna değinen Boz, “Dekanın aldığı her karar bizleri etkiler. Bu açıdan dünyadaki örnekler de incelenip daha özerk, daha demokratik bir kurumsal görevlendirme süreci olabilir diye düşünüyorum. Zaten bu olmazsa eğitimde süreklilik olmayacaktır. Atamalarda siz de atayanlara karşı sorumluluk hissedersiniz. Öğrenciler için yaptığınız şeyler ise bir ‘lütuf’ gibi algılanmaya başlar’’ şeklinde konuştu.

“Sosyal Medyada #mikailokuladönsün etiketiyle kampanya başlatıldı”

Mikail Boz yaşadığı olayların basına yansımasının ardından çokça kişiden destek gördüğünü ifade etti. Özellikle Twitter’da #mikailokuladonsun, #mikailozgurdusuncedir etiketlerini kullanarak binlerce kullanıcı, bu süreçte Mikail Boz’a desteklerini gösterdi. Bu kampanyaların kendisinden habersiz yapıldığını ve insanların bu durumu sahiplenmesinin kendisini mutlu ettiğini söyledi.

“Yaşadıklarım medyaya yansımasaydı cezam sabit kalırdı”

Hem sosyal medya hem de geleneksel medyanın alınan kararın ve cezanın düşürülmesinde önemli bir payı olduğunu belirten Mikail Boz, “Yaşadıklarım medyada yer almasaydı ceza geri çekilmezdi. Bu bakımdan medyanın gücü açıkça ortadadır. Ancak gündemin çok hızlı değiştiği bir ülkede yaşıyoruz. Unutkan insanlar olduğumuzu asla unutmamamız gerek. Eğer bunları unutursak ileride yine bir öğrencinin başına böyle bir şey geldiğinde hatırlarız ya da bize hatırlatırlar. Endişem o ki bunları kanıksamaya başlıyoruz. Aslında kanıksadığımızda işler daha da kötüleşecektir” açıklamasında bulundu.

“YÖK Disiplin Yönetmeliği kalkmalı”

Bu ve benzeri sorunlara YÖK’ün disiplin yönetmeliğinin neden olduğuna dikkat çeken Boz, herkesin bu yönetmeliğin kalkması için hemfikir olduğunu ancak kimsenin kaldırmak için bir çaba sarf etmemesinin üzücü olduğunu belirtti. İletişim fakültesinde okuyan birisine, dekanı eleştirmesinden dolayı ceza verilmesinin çok tuhaf olduğunu söyledi ve bugünkü durumu bir tiyatroya benzetti. Geçmişte de baskı olduğunu dile getiren Boz, “Bugün de baskı devam ediyor. Bugünkü durum, konu ve biçim aynı olsa da sadece rolleri ve kişileri değişen bir tiyatro oyununa benziyor.

Yüzüklerin Efendisi romanındaki gibi güç yüzüğünü kim parmağına geçirirse her şeye hükmettiğini, hakkında onun istedikleri dışında kimsenin bir söz söyleyemeyeceğini düşünüyor” dedi. Boz, ayrıca bir iletişim fakültesinin gazeteci, televizyonda ve radyoda çalışacak nitelikli insanlar yetiştirmek gibi bir misyonun olduğunu ancak böyle bir durumla karşılaşmanın durumun vahametini arttırdığını kaydetti.

“Hâlâ Ekşi Sözlük’te yazıyorum”

Birkaç ay öncesinde de tıpkı Mikail Boz gibi bazı Ekşi Sözlük yazarlarının IP adresleri savcılığa verilmişti. Dine hakaret ettikleri gerekçesiyle haklarında işlem başlatılan yazarlar kendilerinden habersiz olarak IP adreslerinin verilmesine tepki olarak sözlükten ayrılmışlardı. Mikail Boz ise hala sözlükte yazar. “Hâlen Ekşi Sözlük’te yazmaya devam ediyorum” diyen Boz şunları kaydetti: “IP numaramı savcılığa vermelerini hukuki olarak açıklıyorlar, yapmak zorundayız diyorlar. Ama benim yaptığım görüşmeler, bu durumun oldukça tartışmalı ve kolaya kaçma olduğu yönünde fikirler verdi. Okur şikayetlerini de bize iletmemelerini yanlış bulduğumu Ekşi Sözlük yönetimine de söyledim. Benim yazıma ilişkin şikayetlerden savcılığın duruma karışmasıyla haberim oldu.”Boz’un cezası bir dönemden bir haftaya indirildi, bursu kesildi. Cezası 7 Şubat ile 19 Şubat arasında uygulandı (fiiliyatta 2 hafta). Şu günlerde eğitim hayatına devam ediyor. Bunun yanı sıra kısa film, belgesel ve TV programı projeleri üstüne çalışıyor. Boz, “Başından beri bu olayı kişisel bir problem olarak görmedim. Yaşadığım sorun, toplumsal bir sorundu. Bazı aksaklık ve sorunların tartışılması iyi olacaktır” diyerek sözlerini noktaladı.

Boz’un ceza almasına neden olan Yusuf Devran ile ilgili sözlükteki yazıları ise şunlar:

“Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin Radyo, Tv ve Sinema Bölümü’nün yeni başkanıdır. Biraz tepeden inme biçimde getirilmiş gibi görünüyor. Kendisi daha önce Marmara İletişim’de hiç ders vermedi galiba. Buna karşın bölümde o kadar profesör (Esra Biryıldız, Şükran Esen, Serpil Kirel, Ahmet Şahinkaya, Nurçay Türkoğlu) varken ve kendisi daha 20 gün önce, profesör unvanı almışken nasıl hemen bölüm başkanlığını alabildi? Bir seçim yapıldıysa bu nasıl bir seçimdi anlaması güç doğrusu. Günahını almayalım ama özgeçmişinde ‘Samanyolu TV’ deneyimi hemen göze batıyor.”

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/976
Yol: Anasayfa > Yaşam > Ekşi Sözlük’te yazması pahalıya patladı

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

reklam atölyesi1
Medya Atölyesinde ilk gün tamamlandı

Dopingle Mücadele Medya Atölyesi kapsamında atölyeler çalışmaya başladı.

Kapat