17 Eylül 2019, Salı - 16:52

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Basılı yayınlarda gerileme dönemi

Tarih: 12 Eylül 2019

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 29

Yazılı basın gün geçtikçe güç kaybediyor. Kurumların kapanması ve “küçülme” gibi nedenlerle gazeteciler işten çıkarılıyor. Araştırmalar, medya okurlarının basına eskisi kadar güvenmediğini ve tirajların düştüğünü gösteriyor.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 25 Temmuz’da 2018 yılının yazılı medya istatistiklerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, 11 gazete ve 151 dergi kapandı. İstatistikler, tirajların da önceki yıla göre yüzde 17,6 düştüğünü söylüyor. Son beş yıla bakıldığında ise kapanan gazete ve dergi sayısı bin 158, tiraj kaybı da yüzde 40 oldu. Çalışan gazeteci sayısında da dramatik düşüşler yaşanıyor.

Beş yılda 481 gazete kapandı

Yazılı medya istatistiklerine göre, 2014 yılından bugüne 481 gazete ve 677 dergi kapandı. Gazete ve dergilerin tirajlarıysa daha büyük oranlarda düşmüş durumda. 2014 yılında 2 milyar 141 milyon tiraj yakalayan gazetelerin 2018 yılı tirajları 1 milyar 289 milyonda kaldı. Dergiler için de durum farklı olmadı ve dergiler de 5 yılda 55 milyon tiraj kaybına uğrayarak 2014 yılına göre 134 milyondan 79 milyona geriledi.

Gazete tirajlarının yüzde 81,6’sı ulusal basının

TÜİK verilerine göre, 2018 yılında gazetelerin yüzde 91,3’ü yerel, yüzde 6,9’u ulusal, yüzde 1,8’i ise bölgesel yayın yaptı. Gazetelerin toplam tirajının ise yüzde 81,6’sını ulusal, yüzde 17,6’sı yerel, 0,7’sinin bölgesel yayımlanan gazeteler oluşturuyor.

Gazeteler siyasi içerikli

Raporda, gazetelerin içerikleri de incelendi. Yayınlanan gazetelerin yüzde 87,8’i siyasi ve güncel içerikli yayın yaparken, dergilerin de yüzde 17,5’i sektörel ve mesleki içerikli yayın yaptı. İstatistiklere göre, gazetelerin yüzde 29,6’sı haftalık yayınlanırken, dergilerin yüzde 24’ü aylık yayınlandı. Yayınlanan gazetelerin yıllık tirajının yüzde 87,1’ini günlük gazeteler üstlenirken, dergilerin yıllık tirajının 56,3’ünüyse aylık yayınlar yaptı.

Resmi ilan ve reklam bedelleri yüzde 2,2 arttı

Basın İlan Kurumu’nun idari kayıtlarından elde edilen bilgilere göre 2018 yılında resmi ilan ve reklam bedelleriyse yüzde 2,2 artarak 454 milyon 398 bin 951 lira oldu. Geçtiğimiz yıl yayınlanan gazetelerin yüze 10,4’ü, dergilerin ise yüzde 8,2’si ek verdi.

Son bir yılda binden fazla gazeteci “işsiz” kaldı

Cumhurbaşkanlığı kararıyla 31 Ağustos 2018 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na bağlanan Basın İlan Kurumu tarafından her yıl Basın Çalışanları İstatistikleri yayımlanıyor. Bu yılki istatistikler incelendiğinde gazete ve dergilerde çalışan fikir işçisi sayısında geçen seneye göre azalma kaydedildi. Türkiye’de 2017 yılında 8 bin 858, 2018 yılında 8 bin 863 fikir işçisi çalışırken, bu sayı 2019’da 7 bin 593’e geriledi.

Kağıt krizi de gazete satışlarını etkiledi

Kağıt sektörü, Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikaları Anonim Şirketi’nin 2005 yılında kapatılmasıyla ithalata bağımlı hale geldi. Türkiye’de 2018 yılında dolar kurundaki artışla da kağıt fiyatları tavan yaptı.  Yayıncılığı durma noktasına getiren bu durumun ardından, gazeteler de çözüm arayışlarına başladı. Böylece ilk olarak 5 Temmuz 2018’de Habertürk Gazetesi bir daha basılı olarak çıkmayacağını ilan ederek yayın hayatını yalnızca internet üzerinden sürdürme kararı aldı. Aydınlık Gazetesi ise yine kağıt krizi nedeniyle 22 Ağustos 2018 tarihinde bir günlüğüne basılmadı. Son bir yılda çoğu gazete zamlanırken gazetelerin sayfa sayıları azaltıldı, kağıt kalitelerinde değişikliğe gidildi. Akşam ve Vatan gazeteleri gibi gazeteler de kitap, hafta sonu ve yerel eklerini çıkarmamaya başladı. Bu durum, gazetelerden artık istediğini bulamayan okuyucunun, gazete satın almayı bıraktığı yorumuna sebep oldu.

İktidar medyası güvenilir değil

Reuters Institute’nin 2019 yılında yayımladığı Dijital Medya raporunda, Türkiye medyasına duyulan güvene ilişkin da araştırma yapıldı. Raporda,  “Türk medyasının önde gelen medya grubunun hükümet yanlısı iş adamına satılması, iktidar partisinin kontrolünü güçlendirdi. Beklendiği üzere deneyimli gazeteciler kovuldu, editörler değiştirildi ve grubun içindeki tüm yayınların içeriği hükümet yanlısı hale geldi” ifadeleri yer aldı. Raporda, iktidar medyasının yüksek tirajlara rağmen kamuoyunun güvenini kazanamaması dikkat çekti.

Rapora göre Türkiye’de haberlerdeki genel güven seviyeleri yüzde 8 arttı. FOX ve NTV gibi televizyon kanalları ile Cumhuriyet, Sözcü gibi gazeteler en çok güvenilenler arasında yer aldı. Hükümet yanlısı medya ise daha yüksek tiraja sahip olmasına rağmen güvenilirliği daha az olarak kayda geçti.

Yazılı, görsel ve dijital medyadaki haber kaynaklarının güvenilirlik sırası şu şekilde: FOX, NTV, CNN Türk, Cumhuriyet, Sözcü, HABERTÜRK, Hürriyet, Mynet, Kanal D, TRT, Milliyet, Anadolu Ajans, Show, Sabah, A Haber.

ÇGD Başkanı Güleryüzlü: “Türkiye’de gazeteciliğe yönelik en üst noktada baskı var”

Son yıllarda çalışan gazeteci sayısı ve gazetelerin tirajları düşüşüne ilişkin konuşan Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Genel Başkanı Can Güleryüzlü, bu durumun öncelikli nedenlerinden birinin teknolojik gelişmelere paralel olarak insan emeğinin gazetecilik mesleğinde ikinci plana atılması olduğunu söyledi. Gelişmelerle uyumlu şekilde bir sistem, düzen kurulamadığını belirten Güleryüzlü, işverenlerin durumu kar ilişkisi zemininde gördüğünü, teknolojinin işten çıkarma imkanlarına dönüştürdüğünü dile getirdi. Güleryüzlü, “İkinci neden de Türkiye’de gerçekten gazeteciliğe yönelik en üst noktalara varmış bir baskı var. Gerçek gazetecilik yapılmıyor ve gerçek gazetecilik yapılmadığı için kurumlarda gerçek gazetecilere de ihtiyaç yok. Gazetecinin emeği çok niteliksizleştiriliyor. Toplumun da talebinin, basına olan güvenin düşmesine neden oluyor” dedi.

Güleryüzlü, gazetecilik alanının gittikçe kar ve zarar ilişkisi üzerinden kodlanan, iktidara yakın bir yayıncılık anlayışıyla inşa edilen bir yapıya dönüştürüldüğünü belirterek, “Nitelikli, sorgulayan, araştıran gazetecilik yok edildikçe meslekte istihdam sayısında ciddi bir azalma yaşanıyor, paralelinde de gazete tirajlarına doğrudan yansıyor” şeklinde konuştu.

“Demirören’e satış, gazeteciliği yaşatma derdiyle yapılmadı”

Doğan Medya Grubu’nun Demirören Holding’e satılmasının gazetelere ve gazetecilere ilişkin etkilerine de değinen Güleryüzlü, satışın “gazetecilik üretme” ve “gazeteciliği yaşatma” derdiyle yapılmadığını vurguladı. Satışla ilgili, “Satın alanın, iktidarın telkinleriyle, yönlendirmeleriyle o medyayı ele geçirme arzusuydu ve alınmasının ardından da dediğim gibi işten çıkarmalar yaşandı, yaşanıyor” diyen Güleryüzlü, “Grubun ilerleyen süreçlerde bunu yine yaşayacağı yönünde belirtiler var. Yoğun olarak işten çıkarmalar gibi belirtilerle karşı karşıyayız. Doğrudan gazeteciye, basın emekçilerine yansıyan ağır sonuçları oldu” dedi.

“Okur ve gazete arasında geçmişten gelen bağ eksiklikleri var”

Güleryüzlü, Türkiye’de basın özgürlüğüne ve basının varlık nedenine, halkın sahip çıkma düzeyinin hiçbir zaman ideal bir noktada olmadığını belirtti. Güleryüzlü, “Yer yer bazı öznel gazetelerin kendi okurlarının refleksleri vardı. Fakat Türkiye’de haber alma hakkını, ne yazık ki, halk temel bir varlık nedeni olarak göremiyor. Bunun eğitim düzeyinde, kültürel kodlarla, var olan dönemsel siyasi baskılardan kaynaklı olduğu birçok nedeni var” ifadelerini kullandı. Gazeteciliğin; “Bugün içine sokulduğu durumun bir ticari misyonun, ticari misyon mantığının çok çok ötesinde değerleri olan, gerçeklerin, doğruların ve halk adına kamu otoritesini denetleme sorumluluğu olan bir meslek” olduğunun altını çizen Güleryüzlü, “Bunun karşılığını halkın çok iyi kavradığını düşünmüyorum. Bu nedenden dolayı yaşanan süreçte de doğru tepkiler gösterilemiyor. Bir basın kuruluşu, halkın haber alma hakkını ve gerçekleri ortaya çıkarma, denetleme misyonuyla vardır. Okur ve gazete arasında ne yazık ki geçmişten gelen bağ eksiklikleri var. Tepkiler ve sahip çıkmalar da bu yüzden yetersiz” açıklamasında bulundu.

TGS Başkanı Durmuş: “İnsanlar artık gazeteleri cep telefonlarından okur hale geldi”

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Başkanı Gökhan Durmuş, son yıllarda çalışan gazeteci sayısı ve gazetelerin tirajlarına ilişkin gazetelerin tirajlarının yüksek olmasının istihdam ile direk ilişkili olduğunu söyledi. Para kazanamayan gazetelerin tasarruf aracı olarak önce çalışanları gördüğünü söyleyen Durmuş, “Tirajlar o yüzden gazeteciler için önemlidir. Örnek verecek olursam son yıllarda tirajı artan tek gazete Sözcü gazetesidir. Çalıştırdığı gazeteci sayısı artan tek gazetedir” ifadelerini kullandı.

Dijitalleşmenin medya sektörünü de derinden etkilediğini dile getiren Durmuş, birçok medya kuruluşunun yeni yatırımlarını internet medyasına kaydırmak zorunda kaldığını ifade ederek, “Okurun önemli bir kısmı gazetelerdeki kaliteli haber oranının düşmesiyle birlikte bu alana kaydı. İnsanlar artık gazeteleri cep telefonlarından okur hale geldi” dedi.

“Sendikalı gazeteci sayısının artmasının en önemli nedeni gazetecilerin artık dibi görmesi”

Türkiye’de medya yapısında son 10 yıldır ciddi bir değişim yaşandığını vurgulayan Durmuş, “Bu değişimin baş mimari iktidar partisi. İktidar partisi uyguladığı politikalarla hem gazetecilerin kamuoyu nezdinde itibarını yok etti hem de medya sahipliği yapısını değiştirdi. Haber kalitesi olarak düşüş yaşayan medya tiraj kaybı da doğal olarak yaşadı. Fatura da çalışanlara kesildi. 12 bin işsiz gazetecinin olduğu bir ülkeye döndük” ifadelerini kullandı.

“Sendikalı gazeteci sayısının artmasının en önemli nedeni, gazeteciler artık dibi gördüler” diyen Durmuş, “Saldırıya uğruyorlar, gözaltına alınıyorlar, tutuklanıyorlar, ücretleri ödenmiyor, iş güvenceleri yok. İşte bütün bu etkenlere karşı sığınacak bir liman arıyorlar. Gazetecilerin bugün sığınabilecekleri tek liman da sendika. Sendikalı gazeteci sayısındaki artışın sebebi budur. İşsizlik sektörde bu kadar yüksek olmasıydı sendikalılık oranı daha yüksek olacaktı” açıklamasında bulundu.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/24544
Yol: Ana sayfa » Yazılar » Basılı yayınlarda gerileme dönemi

Yorumla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İnternete fahiş fiyat

Türkiye internet hızı ve altyapı yatırımlarında Avrupa’nın çok gerisinde kaldı.

Kapat