19 Ağustos 2017, Cumartesi - 19:56

  • google plus
  • twitter
  • facebook
  • rss

Hayata saçının ardından bakanlar

Tarih: 20 Ekim 2011

|

Kategori:

|

Yazdır

|

Okunma: 36

Bazen saç şekilleri, bazen kıyafetlerinin renkleri, bazen de farklı göz makyajlarıyla kendilerine yeni bir dünya kuruyor emolar. Duygusal boşlukta ve kimlikleri henüz oturmamış olan bu gençlerin, çoğunun kendilerini hayattan soyutladıkları belirtiliyor.

Ankara’da, Kızılay’ın en kalabalık ve en işlek yerlerinden biri olan Karanfil Sokak’ta karşılaştığımız Hasret Öztürk bize kendini şöyle anlatıyor: “Dış görünüşün farklı olması ve aykırılık duygusu beni cezbetti ve emo olmaya karar verdim. Saçlarımı katlı kestirip kabartıyorum ve fiyonk şeklinde tokalar takıyorum. Kendimi böyle daha özgür hissediyorum, dudağımda üç, kaşımda, kulağımda, dilimde ve göbeğimde birer tane olmak üzere yedi tane piercingim var ve ayrıca kolumda, bacağımda, bileğimde, omzumda ve kulağımda da farklı dövmeler var.” dedi. Kıyafetlerini seçerken genellikle siyah, gri ve mor renkleri tercih ettiğini belirten Öztürk dar ve yırtık pantolonları giymeyi sevdiğini de dile getirdi.

Karanfil Sokak’ta konuştuğumuz Melek adındaki kişi ise, “Emoluk diye bir şey yoktur, emo vardır.” diyerek, duygusal karamsarlığı içinde barındıran bu görüşü sevdiği için emo olmaya karar verdiğini söyledi. Melek, emolar arasında hâkim müzik türü olan emocore, screamo ve punk tarzlarını severek dinlediğini de belirtti. Kaşındaki piercingi ve siyah saçlarının arasına attırdığı pembe röflesini de emo olduktan sonra ailesine karşı kendi özgürlüğünü ilan etmek için yaptırdığını ifade eden Melek, genel olarak kıyafet seçerken çizgisel kıyafetleri tercih ettiğini, ayakkabı olarak vans ve converse den vazgeçmediğini belirterek sözlerini bitirdi.

1970’lerde hippiler, 2000’lerde emolar moda

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü Araştırma Görevlisi Ercan Geçgin, emo hakkında şunları dile getirdi: “Emo toplumsal bir hareket değil kültürel bir kimlik arayışıdır. Ergenlik dönemindeki gençlerin kimlik oluştururken model arayışında olmaları, gençlerin etkilendikleri alanların varlığı ve ailedeki duygu eksikliği bu yola sürükleyen nedenler arasında. Aynı düşüncelerle hareket ediyorlar ve özgür olma istenci taşıyorlar. Gençleri etkileyen bu akımın yayılmasında eğitim sisteminin rekabetçi yapılar içermesi ve meşruluğunu sağlayan teknolojinin hızla gelişmesi de önemli. Ankara’da takıldıkları yerler belirli ve sınırlı. Bu yüzden birbirleri üzerinde etkileri diğer şehirlerdeki emolarla karşılaştırıldığında daha fazla. Mekânları da kendi aralarında paylaşmış durumdalar. 70’lerde hippilerin yaygın olması gibi 2000’lerde de emoların olması her dönemin kendine özgün yapılarının dışavurumu olarak algılanmalıdır.

“Görünce korkuyor, tedirgin oluyorum.”

Emolarla ilgili düşüncesini belirten 42 yaşındaki Şengül adlı ev hanımı, şunları söyledi: “iki çocuk büyüttüm böyle bir durumla karşılaşmadım. İnsan görünce korkuyor, yanımdan geçerken tedirgin oluyorum bir şey yapar mı düşüncesiyle. Allah çocuklarımı, torunlarımı korusun.” Mustafa adlı kişi ise bu konuyla ilgili şöyle konuştu: “Geçenlerde bir tanesi otobüste yanıma oturdu bir an önce insin diye dua ettim. Benim çocuklarım bu şekilde karşıma çıksa eve bile almam.”

Peki emo olmak ne demek?

Emo sözcüğü “Emotional” dan geliyor. İngilizcede duygusal anlamına gelen bu sözcük Punk akımının yükselişe geçmesiyle 2000’li yıllarda artık trend oldu. Yurtdışında bu akım bir hayat biçimini anlatırken ülkemizde gençlerin genelde ergenlik döneminin getirdiği farklılaşma isteği doğrultusunda benimsedikleri bir tarz. Yurtdışında her sınıftan insanı barındırmasına rağmen, Türkiye’de emolar genelde zengin sınıfının çocukları olarak belirtiliyor. Saçlarını, bir gözlerini kapatacak şekilde kestirmeleri, genelde ıslak ya da jöleli olması, krep ya da kabarık modelleri seçmeleri onları farklılaştıran özellikler arasında. Yurtdışındaki örneklerine bakıldığında Him Grubunun solistini kendilerine ikon alan emolardan farklı olarak, Türkiye’de ki emolar genel olarak Avril ve Evanescane’ı dinler ve ikon olarak da Amy Lee’ yi alırlar. Ayrıca Türk sanatçılarından Hayko Cepkin ve Şebnem Ferah’ı da severek dinlediklerini belirtiyorlar.

Haberi Duyur

Kısa Adres: http://gorunum.tk/2127
Yol: Anasayfa > Yaşam > Hayata saçının ardından bakanlar

Yorumla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

medya atölyesi son kapak
Dopingle Mücadele Medya Atölyesi sona erdi

Beş gün süren Dopingle Mücadele Medya Atölyesi, ortaya çıkan ürünlerin sunumlarıyla sona erdi.

Kapat